Esas No
E. 2022/1167
Karar No
K. 2022/1167
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1167 - 2024/11

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/03/2022

NUMARASI : 2019/182 E., 2022/325 K.

DAVACI: ..........
VEKİLİ: Av. .......
DAVALI: ........
VEKİLİ: Av. .......
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 18/01/2024
YAZIM TARİHİ: 18/01/2024

Taraflar arasında görülen davada ......... Karar sayılı dosyasında verilen ........ tarihli kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: - K A R A R -

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında düzenlenen .......... alım satım sözleşmelerinden kaynaklanan yükümlülüklerin davalı tarafından yerine getirilmediğini, müvekkilinin İsviçre merkezli bir şirket olduğundan sözleşmelerin yabancılık unsuru taşıdığı, bu sebeple uygulanacak hukukun belirlenirken milletlerarası özel hukuk kurallarına bakmanın gerektiğini, davalının ....... müvekkilinin ise ....... merkezli olup her iki ülkenin tarafı olduğu ........ İlişkin Sözleşmeler hakkında ........ Antlaşmasının davanın tahkikinde uygulanması gerektiğini, dava konusu sözleşmelerin davalının icabı müvekkilinin kabulü ile kurulduğunu, davalının fiyat tekliflerini ve ifa zamanlarını içeren proforma faturaları müvekkili şirkete e posta ile iletildiği, onaylandıktan sonra sözleşmenin kurulup tekrar davalı firmaya gönderildiğini, müvekkili şirket ile diğer tüm şirketler arasında milletlerarası mal satım sözleşmelerinin bu şekilde kurulduğunu, kurulan sözleşme hükümlerinin davalı şirket tarafından hiç ifa edilmeyerek veya eksik ifa edilerek müvekkili şirketi zarara uğratıldığını, ticari teamüller gereği pamuk-pamuk telefi alanında yapılan sözleşmelerde, sözleşmeler açıkça vade tarihi içermezse, yükümlülüklerin hemen veya en geç üç ay içerisinde ifa edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket temsilcilerinin sürekli görüşmeler yaptıklarını, ihtiyaç durumunun sürekli iletildiğini, geciken ifalar konusunda müvekkili şirketin davalıyı sürekli ihtar ettiğini, müvekkili şirketin sürekli ham maddeye ihtiyacı olan iş hacmi yüksek bir şirket olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ihlali durumunda ........ yer alan hukuki imkanlara başvurulması için sözleşmeyi ihlal eden tarafın kusurlu olup olmadığına bakılmadığını, davalı şirketin yaptığı sözleşme ihlallerinde ağır kusurlu davranışlarda bulunduğunu, pamuk telefinin pamuk borsasında değeri günlük değişebilen bir ürün olduğunu, davalı şirket ile yapılan sözleşmelerde sürekli değişebilen pamuk borsa kuru açısından bakıldığında uzun periyotları kapsayan vadelerin bulunduğunu, dolayısıyla fiyatın malın gönderileceği dönemde artabilmekte veya azalabilmekte olduğunu, davalı şirketin verdiği tekliflerin ifa zamanı geldiğinde, elindeki malı daha fazla kar edebilme, kötü niyeti ile farklı alıcılara daha yüksek fiyattan sattığı, sözleşmeye kasten ve ağır kusur ile aykırı davrandığını, müvekkili şirketin gönderilmeyen mallar için ticari ahlakı gereği taahhütlerini ihlal etmemek ve cezai şart ödememek adına aynı mal için farklı firmalarla ihlal edilen sözleşmelerde belirlenenlerden daha yüksek fiyatlarla yeni sözleşmeler yapmak zorunda kaldığını, davalı şirket hakkında ....... tarihinde alacakların bir kısmı için .......... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirketin söz konusu takibe itiraz ederek durdurduğunu, müvekkili şirketin mağdur durumda olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler üzerindeki hak ve alacakları hakkında İİK md. 257/2-1 gereği ihtiyati haciz kararı verilmesini, ........ esas sayılı dosyasına yapılan takibin iptaline, takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, davalı şirketin sözleşmelerdeki diğer ihlalleri sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın şimdilik ......... $'lık kısmının ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ......... mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemelerin .......... mahkemeleri olduğunu, takipte dayanılmayan belgeyle itiraz iptali davasına dayanılamayacağını, davalı taraf ile aralarında hiçbir ticari ilişkinin olmadığını, önceden talep edilen tüm malların gönderildiğini, davacının ikame mal alımı sebebiyle oluşan fark bedellerin müvekkilinden istenemeyeceğini, proforma faturanın kabul beyanı olmadan geçerliliğinin de olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, "...Somut olayda taraflar sözleşmenin kurulduğunu ispata yarar proforma faturalarda teslim şeklini mal tutarını malın cinsini kararlaştırmış olup ödeme şekli olarak peşin ödeme belirlenmiştir.

Davacı taraf sözleşmede kararlaştırıldığı üzere peşin ödeme yapmadığından yani semeni ödeme borcunu teslimden önce yerine getirmediğinden davacının malları göndermemesi sebebiyle zarara uğradığı gerekçesiyle tazminat talep edemez. Davacı, her ne kadar ...... türü teslimde malın gemiye yüklendiği ve konişmentonun düzenlendiği anda semeni ödeme yükümlülüğünün doğduğunu iddia etse de taraflar arasındaki sözleşmede peşin ödeme yani mal bedeli ödendikten sonra mal teslimi yapılacağına kanaat getirilmiştir. Free on board terimi, tedarikçinin malzemeyi nakliye yapılacağı geminin güvertesine taşıyana kadar olan sorumluluğunu içerir. Bu yönü ile ......... teslim taşınan mala gelecek zarar ziyana ilişkin olup semenin ödeme yükümlülüğüne ilişkin değildir. Nitekim taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygulanacak ...... teslimine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık konusunda da ifa kuralının aksinin kararlaştırıldığını ispat edemediği gibi, peşin ödemenin kararlaştırıldığı görülmüştür. Bu durumda davacı kendi borcunu ifa ettiğini ya da ifasını önerdiğini kanıtlayamadığına göre sonraki tarihte daha yüksek bedel ödeyerek iplik satın almakla ortaya çıkan zararını da isteyemeyeceğinden, davacının zarar talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararının değerlendirme ve gerekçe bölümünde uyuşmazlığın hatalı olarak eksik açıklandığını,......... esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali ve bakiye zararların ........ göre tahsilinin talep edildiğini, mahkemece sadece itirazın iptali kısmından bahsedildiğini, bakiye alacaklar ile ilgili HMK'nın 110. maddesi kapsamında davaların yığılması usulü ile ileri sürülen ikinci taleplerinin gözden kaçırıldığını, taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğunun yerel mahkemenin kabulünde olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı noktasında ise sözleşmelerdeki peşin ödeme kaydının hatalı yorumlanarak zararın miktarı hususunda araştırma yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, uyuşmazlıkta öncelikle Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında........... hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, söz konusu antlaşmanın Türk Borçlar Kanunu'ndaki hükümlere nazaran özel hüküm niteliğinde olduğunu, müvekkili ile davalı arasında dava tarihinden önce de bir çok alım satım yapıldığını, bu hususun mahkemece getirtilen davalının beyan satış formları ve......... getirtilen kayıtlar ile sabit olduğunu, yapılan tüm satışlarda taraflar arasında kurulan sözleşmedeki ifa zamanı geldiğinde, davalının malın hazır olduğunu müvekkiline bildirmesi ve malın Müvekkilince muayene edilmesi ile malların davalı tarafça ......... limanına kadar taşındığı ve konişmento düzenlendiğini, sonrasında müvekkilince ödemenin yapıldığını, .........

8.Maddesi gereği tarafların, birbirlerinin beyan ve davranışlarını, iradelerine uygun şekilde yorumlamak zorunda olduğunu, iradenin tespiti için ise taraflar arasındaki sözleşme görüşmelerinin aralarında oluşmuş alışkanlıklar, teamüller ve tarafların sonraki davranışları da dahil olmak üzere olayın ilgili tüm koşullarının dikkate alınmasının gerektiğini, mahkemece Antlaşma'nın özel düzenleme niteliğine rağmen ifa sırasına dair TBK'nın 97. maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığını, öncelikle müvekkilince davalıya sipariş avansı gönderilmesi gerektiğinin ifade edildiğini, TBK'nın 97. Maddesi kapsamında değerlendirme yapılsa dahi davalının öncelikle kendi borcunu ifa etmiş yada ifasını önermiş olması gerektiğini, davalı ile müvekkili arasındaki geçmiş tarihli ve karşılıklı olarak ifa edilmiş sözleşmelerde semenin malın muayeneye ve teslime hazır olduğunun müvekkilince beyan edilmesi sonrasında, muayeneye müteakip ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmelerin .......... 73 maddesi kapsamında art arda teslimli sözleşmeler olduğunu, dava konus......... numaralı art arda teslimli sözleşmelerin bir kısmının ifa edildiği, bir kısmının ise ifa edilmediğinin ortada olduğunu, ifa edilenlerin dava konusu yapılmadığını, taraflar arasındaki ifa sırasının malın muayene ve teslime hazır edilmesi ve sonrasında ödeme olduğu, bu şekilde alışkanlık ve teamül haline geldiğinin açık olduğunu, mahkemece kabul edilen anlamın ......... 58/3. Maddesine aykırı olduğunu, taraflarınca davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanıldığını, mahkemece HMK'nın 220. Maddesine göre ihtaratlı müzekkere ile davalının ticari defterleri ve taraflar arasındaki tüm kayıtların istendiğini, ancak davalı tarafça hiçbir mazeret ileri sürülmeksizin dosyaya sunulmadığını, söz konusu kayıtlardan taraflar arasındaki tüm hukuki ilişki alışkanlık ve teamüllerin açık şekilde ortaya çıkabileceğini, bu haliyle HMK'nın 220/3. maddesi gereği kayıtların içeriği konusunda taraflarının beyanlarının kabul edilmesinin gerektiğini, cevap dilekçesinde ifa sırasına yönelik bir itiraz savunmanın bulunmadığını, sadece akdi ilişkinin bulunmadığının ileri sürüldüğünü, müvekkilinin akdi ihlal etmesinde hiçbir menfaatinin bulunmadığını, mahkemece takdir yetkisinin kullanılması takdiri delillerin değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taraflarınca dava dilekçesinde tanık deliline başvurulduğunu, süresi içerisinde tanık listesinin sunulduğunu, ..........

11.maddesi ile sözleşmenin herhangi bir şekil şartına tabi olmadığı ve varlığının tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebileceğinin düzenlendiğini, tarafların iradeleri noktasında alınacak tanık beyanının davanın ispatı ve aydınlatılması noktasında büyük önem arz ettiğini, mahkemece tanıklarına davetiyenin çıkartılarak dinlenilmediğini, mahkemece uyuşmazlık kapsamının hatalı değerlendirildiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, ilamsız icra takibine dayalı icra takibine itirazın iptali ile sözleşmenin ihlali nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davacı icra takibinde "mevcut bulunan ve devam eden sözleşmelere aykırılıktan kaynaklanan alacak" nitelemesi ile toplam ......... USD alacağın tahsili talebi ile ........... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatmış, davalının takibe ve borca itirazı üzerine davacı alacaklı tarafından yasal süresi içerisinde eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Davacı dava dilekçesinde ayrıca davalı şirketin sözleşmelerdeki diğer ihlalleri sebebiyle şimdilik ...... USD zararının tazminini de talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın tümüyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili istinaf başvurusunda; her ne kadar dava dilekçesinde iki ayrı talebinin olduğunun ancak sözleşmeye ilişkin diğer zararlarının tazminine ilişkin ikinci taleplerinin değerlendirilmediğini iddia etmiş ise de; ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karara verilmek suretiyle davacının tüm taleplerinin reddine karar verildiği açık olup, bu şekilde tüm taleplerinin reddinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Davacı vekili istinaf başvurusunda davalının ticari defter ve kayıtlarına dayandıklarını ve davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının sunulmaması nedeniyle davacının beyanlarına itibar edilmesi gerektiği konusunda istinaf başvurusunda bulunmuş ise de; Hukuk Muahakemeleri Kanunu'nun 225. Maddesinin 5. Fıkrasında yer alan "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" düzenlemesi gereğince davalının ticari defterini ibraz etmemesi nedeniyle davacının iddiasını ispatlamış sayılabilmesi için davacının davalının ticari defterindeki kayıtları kabul edeceğini bildirmiş olması gerekir. Bir başka anlatımla davacının delillerini sadece davalı tarafın ticari defterine hasretmesi gerekir. Dava konusu somut olayda davacı taraf, delillerini davalının ticari defterlerine hasretmemiştir. Davacı münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmadığından davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi aleyhine sonuç doğurmaz. (....... Karar sayılı kararı) Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde değildir.

Davacı yan iddialarını tanık beyanları ile ispat etmek istemiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200/1. maddesinde; "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz" düzenlemesi bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 201. maddesi uyarınca, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Bu sınır karar tarihi itibariyle ........... TL'sıdır. Bu yasa maddelerine göre senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi ( savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlem HMK’nun 200. maddesinde belirtilen miktardan az olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Ancak aynı nitelikte bir belge ile ispat edilebilir. Bu nedenle karşı tarafın açık muvafakati olmadıkça tanık dinlenemez. Somut uyuşmazlıkta; ispat yükü davacıda olup, davacının sözleşmenin ihlali nedeniyle zarara uğradığına ilişkin iddialarını ispatlaması gerekmektedir.

Tüm dosya kapsamında davacı taraf iddialarını ispatlayamamıştır.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan REDDİNE,

2.İstinaf isteminde bulunan davacı tarafından yatırılması gereken ........ TL istinaf karar harcından peşin alınan ...... TL harcın mahsubu ile bakiye ......... TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,

5.HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/01/2024 ......

Başkan

...

(e-imzalıdır)

....

Üye

......

(e-imzalıdır)

.....

Üye

......

(e-imzalıdır)

.......

Katip

......

(e-imzalıdır)

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.