7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık müdafinin 15.09.2022 tarihinde sanığa tefhim edilen hükmü 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 06.10.2022 tarihinde temyiz ettiği, katılan vekilinin temyiz isteğinin ise süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yürütülen soruşturmalar neticesinde, sanığın 31.05.2013 ve 03.06.2013 tarihli olaylarla ilgili olarak, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle iki ayrı kamu davası açılmıştır. 2.Yargılamalar neticesinde; a) 31.05.2013 tarihli olayla ilgili olarak, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarihli ve 2013/1753 Esas, 2014/470 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. b) 03.06.2013 tarihli olayla ilgili olarak, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2013/1700 Esas, 2014/1260 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 2 yıl 6 ... hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Bu kararların temyizi üzerine; a) 31.05.2013 tarihli olayla ilgili olarak, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 06.05.2020 tarihli ve 2019/25948 Esas, 2020/3579 Karar sayılı kararı ile İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarihli kararı, 5607 sayılı Kanun'da, 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle, b) 03.06.2013 tarihli olayla ilgili olarak, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.12.2016 tarihli ve 2016/6052 Esas, 2016/10760 Karar sayılı kararı ile İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli kararı, sanığın aynı suça ilişkin diğer dosyaları incelenerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılmasının gerekmesi nedeniyle, bozulmuştur. 4.Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma kararı sonrasında, 03.06.2013 tarihli suçla ilgili olarak İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli birleştirme kararı ile yargılamaya İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2020/599 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir. 5.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/599 Esas, 2020/381 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle, netice erteli 1 yıl 15 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 6.Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/1040 Esas, 2022/5316 Karar sayılı kararı ile İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli kararı, karma uygulama yapılması, zincirleme suç kapsamında olabilecek dosyaların değerlendirilmesi ve cezanın tertibinde hataya düşülmesi nedenleriyle bozulmuştur. 7.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/865 Esas 2022/2000 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle, netice erteli 1 yıl 15 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve Mahkemenin 30.03.2022 tarihli ve 2020/2634 Esas, 2022/801 Karar sayılı ilâmı ile verilen cezanın mahsubuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında hükmolunan cezanın ertelenmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 31.05.2013 tarihinde, ihbar üzerine, sanığın işlettiği tütüncü dükkanına giden kolluk görevlileri tarafından masanın açık çekmecesinde kaçak sigaralar bulunduğunun görüldüğü, sanığın, gümrüklenmiş değeri 1.277,48 TL olan toplam 220 paket muhtelif markalarda kaçak sigarayı rızasıyla kolluk görevlilerine teslim ettiği, 03.06.2013 tarihinde, yine sanığın işlettiği aynı tütüncü dükkanında kaçak sigara satıldığı yönündeki bilgiler üzerine iş yerine intikal eden kolluk görevlileri tarafından gümrüklenmiş değeri 1.699,47 TL olan toplam 257 paket kaçak sigaranın muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. 2.Sanık her iki olaya ilişkin olarak da aşamalarda üzerine atılı suçlamaları kabul etmiştir. 3.Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli bozma kararında atıf yapılan ve Mahkemece de zincirleme suç kapsamında olduğu kabul edilerek cezanın mahsubuna karar verilen, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/14 Esas, 2017/816 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet kararının kesinleştiği, ancak 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle dosyanın yeniden ele alınarak uyarlama yargılaması yapılarak Mahkemenin 30.03.2022 tarihli ve 2020/2634 Esas, 2022/801 Karar sayılı kararıyla sanığın, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 1 yıl hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 24.06.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. 4.Yargıtay 7. ve (Kapatılan) 19. Ceza Dairelerinin bozma kararları sonrasında, dosyalar birleştirilerek yeniden yapılan yargılama kapsamında, sanığa her iki olayı kapsayacak şekilde etkin pişmanlık hususunda ihtarda bulunulduğu, sanığın kamu zararını giderdiği, ancak suçlara konu eşyaların gümrüklenmiş değerlerinin iki katını ödeme imkanının olmadığını beyan ettiği görülmüştür. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiin Temyiz İsteminin Değerlendirilmesi; Sanık müdafiin, 15.09.2022 tarihinde tefhim edilen kararı, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunu’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 06.10.2022 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmektedir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği ve Re'sen Gözetilen Hususların Değerlendirilmesi; 1.Mahkemece zincirleme suç kapsamında değerlendirilip, kesinleşmiş ceza olarak kabul edilerek sanık hakkında belirlenen cezadan mahsubuna karar verilen İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2020/2634 Esas, 2022/801 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin ve bu kararın kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, anılan karar kasıtlı suçtan mahkûmiyet niteliğinde bulunmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanıp açıklanmadığının araştırılması, açıklanmış ise bu dosyadaki eylemle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, açıklanmamış ise bu dava dosyası ile arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartları oluşmayacağından Mahkemenin, 30.03.2022 tarihli ve 2020/2634 Esas, 2022/801 Karar sayılı dosyası yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Her ne kadar Mahkemece, denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle, şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişiklikten önce işlenen suçlarla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği cihetle, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, hapis cezası ertelenen, oluşan kamu zararını gideren ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına muvafakat gösteren sanık hakkında, diğer koşullar değerlendirilmeden, "denetim süresi içerisinde suç işlediği” şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi kanuna aykırı görülmüştür. V. KARAR 1.Gerekçe bölümde (A) madde başlığı altında açıklanan nedenle, sanık müdafiin, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Gerekçe bölümünde (B) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/865 Esas, 2022/2000 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın