Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/5517 E. , 2023/2507 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
2.… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu münfesih ... Elektronik Deri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle, vergi tekniği raporuna dayanılarak takdir komisyonu kararına istinaden re'sen tarh edilen üç kat ve bir kat vergi ziyaı cezalı 2013 yılı kurumlar vergisi ile 2013/4-6, 7-9, 10-12 dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporundaki tespitlerden düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığından sahte belge düzenlemeden kaynaklı dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergilere bağlı olarak kesilen 3 kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık, 2013 takvim yılına ilişkin olarak kurumlar vergisi beyannamesinin elektronik ortamda verilmediğinden bahisle 213 sayılı Kanun'un 341. maddesi uyarınca gerçekleştirilen bir kat vergi ziyalı kurumlar vergisi ile geçici vergi asıllarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, davacının ... Elektronik Deri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile hiçbir alakasının olmadığı, ticaret odası kayıtlarında söz konusu şirketin hisselerinin 17/06/2013 tarihinde devraldığı görülmekle birlikte söz konusu hisse devrine ait sözleşmenin kendisi tarafından imzalanmadığı iddialarına gelince; hisse devrine ait sözleşmenin kendisi tarafından imzalanmadığı yolundaki iddilarının kimlik tespiti yapılarak Mahkeme huzurunda alınan ifadelerle açıkça çeliştiği anlaşıldığından davacının itirazı, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değerlendirilerek yerinde görülmemiştir. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idarenin istinaf başvurusu ile davacı istinaf başvurusunun istinafa konu kararın 2013 yılı üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden davanın reddine ilişkin kısmında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan kaldırma nedenleri bulunmadığından, davalı idare ile davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun bu kısmında yasal isabet görülmediği; davacı istinaf başvurusunun 2013/4-6, 7-9, 10-12 dönemlerine ilişkin geçici vergi asıllarına bağlı olarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezaları yönünden davanın reddine ilişkin kısmına gelince; geçici verginin peşin alınan bir vergi olması nedeniyle, tek kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının tek katı aşan kısmında hukuka uyarlık, tek kat vergi ziyaı cezasında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Vergi Mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI :
Davacı vekili tarafından, ilk derece mahkemesince deliller toplanmaksızın yargılama yapıldığı, davacının yargılandığı ... Asliye Ceza Mahkemesi … Esas sayılı dosyada, şirket devir evrakları ile müvekkilin imza örneklerinin bilirkişi incelemesi ile karşılaştırıldığı ve 24/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda irsaliyeli fatura asıllarındaki imzaların müvekkile ait olmadığı, bu delillerin davacının lehine olduğu, dolayısıyla yerel mahkemece ve istinaf aşamasında; ileri sürülen deliller dahi incelenmeksizin karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle kararın aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır. Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi asıllarına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile aksi yöndeki kararın geçici vergi asıllarının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyoruz.