Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/7022
Karar No
K. 2023/2420
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/7022 E.  ,  2023/2420 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2022/7022
Karar No: 2023/2420
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı

(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, 2013, 2014 ve 2015 takvim yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu ile 2013/9, 10, 11 ve 12. dönemine ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu'na dayanılarak, tam istisna kapsamında ilişkili firmalara yapmış olduğu teslimleri nedeniyle bu firmalara düzenlenen faturaların sahte olduğunun tespit edildiği ve haksız olarak iade alınan katma değer vergilerinin geri alınması gerektiğinden bahisle 2013/9, 10, 11 ve 12. dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme Kararının, vergi tekniği raporunun iptali isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlık bozma kararına münhasıran vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin olarak incelenerek; davacı adına düzenlenen raporlarda; 3065 sayılı Kanun'un 13/d maddesi kapsamında ilişkili şirketler adına düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı, düzenlediği faturaların sahte olduğu, ilgili dönemlerde ilişkili şirketlerin oluşturdukları organizasyon kapsamında birbirlerine yüksek tutarlı faturalar düzenleyerek haksız ve fazladan KDV iadesi alınmasının amaçlandığı, yatırım teşvik belgeli olan mükellefin, ilişkili firmalardan alınan ve yasal defterlerinde yapılmakta olan yatırımlar hesabına alınan, KDV hesaplanmadan yapılan teslimlerin gerçeği yansıtmadığı, mükellef şirketin, ilişkili şirketlere tam istisna kapsamında teslimleri nedeniyle düzenlenen faturalarının tamamının sahte olduğu ve dava konusu dönemlere dair iade taleplerinin tamamen reddedilmesi gerektiği ve haksız yapılan iade işlemi için de 213 sayılı Kanun'un 30/6. maddesi uyarınca geri alınması gerektiği tespit ve önerilerine yer verildiği, buna göre, tarhiyatın nedeninin, defter ve belge ibraz etmemeden kaynaklanmadığı, tam istisna kapsamında yapılan teslimlere ilişkin olarak, ilişkili firmalarla birbirlerine sahte belge düzenlemek ve kullanmak suretiyle haksız ve fazladan katma değer vergisi iadesi olduğu, dolayısıyla 2014 ve 2015 dönemlerine ilişkin bu dosyadaki raporlarda da dayanak alınan … tarihli ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nun dönemleri farklı olsa da düzenlendiği tarihin bu dosya konusu vergi tekniği raporu ile inceleme raporundan öncesi olduğu ve davacı firmanın ortakları ve yöneticileri ile ilişkili firmaların yöneticilerinin aynı kişiler olduğu, aradaki organizasyonu ve şematik olarak 2014 yılı öncesi hakkında da bir takım veri ile tespitleri içerdiği, davacının inceleme konusu dönemleri ve faaliyetlerinin bütünsel anlamda örüntü oluşturduğu ve birbirinden olarak bağımsız değerlendirilemeyeceği, 6736 sayılı Kanun uyarınca, artırım talebinde bulunulan dönemler için iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklı olduğundan, katma değer vergisi iadesi ile sınırlı olarak incelenmesi üzerine düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu'nun tarhiyatın dayanağını oluşturduğunun görüldüğü, ayrıca … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu ve aynı tarihli 908/6 sayılı Vergi Tekniği Raporları'nın düzenlendiği, anılan raporlarda özetle, elektrik üretimi, yenilenebilir enerjilerle ilgili HES projelerinin gerçekleştirilmesi faaliyeti ile iştigal eden davacının ilgili dönemlerde ilişkili şirketleri ile oluşturdukları organizasyon kapsamında yatırım teşvik belgeli olan şirketleri ile yapılmış gösterilen hayali ithalatları ve gerçek mal alış verişi olmadan birbirlerine düzenlenen sahte faturalarla maliyetler şişirilerek fazladan katma değer vergisi alınmasının amaçlandığının tespit edildiği, davacının KDV beyan tablosu haksız KDV indirimleri reddedilerek yeniden düzenlenmiş, izleyen dönem KDV beyanlarının ilgili dönemde bağlı olduğu Vergi Dairesince 213 sayılı Kanun'un 116 ve devamı maddeleri gereğince düzeltilmesi, ödenecek vergi çıkması durumunda da üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiğinin raporda belirtildiği, söz konusu raporların dayanak alındığı ve bu dava konusu cezalı tarhiyat ile sebep-sonuç ilişkisi olan 2014/1 ve 3 dönemlerine ilişkin olan haksız alınan KDV iadeleri nedeniyle vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarının kaldırılması istemini reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair … Bölge İdare Mahkemesinin … tarihli E:… ve K:… sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 17/02/2022 tarihli ve E:2019/3677, K:2022/909 sayılı kararı ile onandığı dolayısıyla, dava konusu tarhiyatın dayanakları anılan raporlarla ortaya konulduğundan, söz konusu raporların birlikte incelenip bir bütün olarak dikkate alınmasıyla, dava konusu cezalı tarhiyatta yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından aksi yönde verilen Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararın kaldırılmasına, yeniden incelenen davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI :

Davacı tarafından, matrah artırımı yapıldığı halde inceleme yapılarak dava konusu işlemin tesis edilmesinin hukuka uygun olmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,

5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog