DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2678 E. , 2023/1183 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
2.…
3.…
4.…
5.…
6.…
7.…
8.…
9.…
10.…
11.…
12.…
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti Hazineye ait Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, … Mahallesinde bulunan … ada, … parsel nolu 96,72 m² yüz ölçümlü taşınmazın açık artırma ile satılmasına ilişkin 03/06/2021 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptal edilerek anılan taşınmazın rayiç bedeli üzerinden kendilerine satılması istemiyle davacılar tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın 03/06/2021 tarihinde yapılan satış ihalesine davacılardan …'ın da katıldığı, ihaleyi üçüncü kişinin kazanması üzerine davacılardan … tarafından 24/06/2021 tarihli başvuru dilekçesiyle taşınmazın kendilerine satılmasının istenildiği, dava konusu işlemle anılan başvurunun reddine karar verildiği, davanın konusunun Hazineye ait … ada, … parselde bulunan taşınmazın ihale yoluyla satışına ilişkin olduğu ve işbu uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde yer alan "İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri" kapsamında ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, 03/06/2021 tarihinde davacılardan …'ın da ihaleye katılması ile en geç bu tarihte davacıların Hazineye ait … ada, … parselde bulunan taşınmazın ihale yoluyla satışını öğrendiklerinin kabulü gerektiği, 2577 sayılı Kanun'un 20/A-2 maddesi gereğince en geç bu tarihten itibaren 30 gün içerisinde taşınmazın ihale yoluyla satışına ilişkin davanın açılması gerektiği, yine 2577 sayılı Kanun'un 20/A-2. maddesi gereğince 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle 24/06/2021 tarihinde yapılan başvuru dava açma süresini durdurmayacağından, davacılar tarafından söz konusu taşınmazın ihale yoluyla satılmasına ilişkin işleme karşı satış ihalesini öğrendikleri kabul edilen tarih olan 03/06/2021 tarihini izleyen günden itibaren 30 günlük dava açma süresinin son günü olan 05/07/2021 tarihine kadar dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten çok sonra 12/08/2021 tarihinde açılan işbu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 03/03/2022 tarih ve E:2022/743, K:2022/840 sayılı kararıyla; Bakanlıkça daha önce riskli alan olarak belirlenen taşınmazın, 6306 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik uyarınca açık artırma usulü ile satılmasına ilişkin ihalenin iptali talebinin reddedilmesine ilişkin davalı idare işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, taşınmaz hukukuna ilişkin herhangi bir kuralla ilgili olmaksızın, idarece yapılan ihalenin iptali talebinin reddine ilişkin işlemin iptaline yönelik olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden idarî merci olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşıldığından, yetkisiz yargı yerince uyuşmazlık incelenerek verilen kararda usûl kurallarına uygunluk bulunmadığı; Öte yandan, dava konusu işlemin 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi ile getirilen "ivedi yargılama usûlüne" tâbi olması nedeniyle, bu usûle ilişkin hükümlerin İdare Mahkemesi kararının yetki yönünden bozulmasına etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği; 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca, ivedi yargılama usûlünde, temyiz incelemesini yapan Danıştayın işin esası hakkında inceleme ve tahkikat yapmak suretiyle bir karar vererek uyuşmazlıkları kesin olarak sonuçlandıracağının; ancak ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularında, İdare Mahkemesi kararını bozması durumunda, uyuşmazlığın esasını incelemeksizin dosyayı ilgili İdare Mahkemesine göndereceğinin anlaşıldığı;
İvedi yargılama usûlüne göre sonuçlandırılan davada usûle yönelik olarak verilen kararın temyiz incelemesi sırasında, ilk incelemede tespit edilmesi gereken yetki hususunda usûle aykırılık tespit edilmesi hâlinde, kararın bozularak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere) karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkemelerinin davanın süre aşımı nedeniyle reddine yönelik … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Onüçüncü Dairesinin 03/03/2022 tarih E:2022/743, K:2022/840 sayılı kararı ile 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince uyuşmazlığın görüm ve çözümünde … İdare Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle kesin olarak bozulmasına karar verilmesi üzerine uyuşmazlık incelendiğinde; 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde taşınmaz mallara veya özelde kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkemenin taşınmazın bulunduğu yer İdare Mahkemesinin olduğunun belirtildiği, maddede taşınmaz mallara veya özelde kamu mallarına ilişkin davalara yönelik yetki kuralında herhangi bir sınırlamanın yapılmadığı veya tahdidi olarak özel yetki kuralının uygulanmasını gerektirir dava konularının sayılmadığı görülmekte olup, işbu davanın konusu olan Hazineye ait taşınmazın ihale yoluyla satışa çıkarılmasına ilişkin işlemin taşınmazın mülkiyetini değiştirmek suretiyle aynına ilişkin bir işlem olması ile uyuşmazlığın esasının çözümünde taşınmazın gerekirse yerinde incelenmesini gerektiren ve sonucunda hukuki durumunu değiştirebilecek olmasından ötürü "taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda" ibaresi nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesi kapsamına giren bir idari dava olduğu, bu haliyle işbu davanın görüm ve çözümünde taşınmazın bulunduğu yer Hakkari ilinin İdari Yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu Van İdare Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesi eklenmek suretiyle ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın süresinde açıldığının kabulü ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Van 1. İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Mülkiyeti Hazineye ait Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, … Mahallesinde bulunan … ada, … parsel nolu 96,72 m² yüz ölçümlü taşınmazın 10/08/2016 tarih ve 29797 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 01/08/2016 tarih ve 2016/9088 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan ilan edilerek Milli Emlak Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla 6306 sayılı Kanun'un amaçları doğrultusunda değerlendirilmek üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığına tahsis edilmesi uygun bulunmuştur.
Dava konusu taşınmaz ile birlikte 8 ilde 181 taşınmazın 6306 sayılı Kanun'un 5/e maddesi ile Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı Yönetmeliği'nin 25/2-e maddesi kapsamında açık artırmalı satış yöntemi ile satılmasına yönelik olarak 03/06/2021 tarihinde satış ihaleleri gerçekleştirilmiş, ihale sonucunda dava konusu taşınmaz davacılardan daha yüksek teklif veren dava dışı üçüncü kişiye satılmıştır.
Davacılardan Murat Doğan tarafından, söz konusu taşınmazın kendilerine ait ev ve dükkanların hemen önünde ve evlerinin bir kısmının bu taşınmaz üzerinde olduğu, ihale yoluyla satılması nedeniyle mağdur olduklarından bahisle taşınmazın rayiç bedeli üzerinden kendilerine satılması talebiyle davalı idareye başvurulduğu, taşınmazın 19/01/2017 tarihi itibarıyla boş ve işgalsiz olarak kaydı yapıldığından, açık arttırmalı satış yöntemi ile yapılan satış işleminin iptal edilerek doğrudan satışının yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, bu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasında; ihaleden yasaklama kararları hariç, ihale işlemlerinin ivedi yargılama usulüne tabi olduğu belirtilmiştir.
Aynı maddenin 2. fıkrasının (i) bendi ise; "Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir." hükmünü içermektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda hükmüne yer verilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi gereğince, ivedi yargılama usulüne tabi işlemlere karşı açılan davalarda ilk derece mahkemesi olarak İdare Mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi sonucu Danıştay tarafından verilen bozma kararının kesin olduğu, bu kararlara karşı mahkemelerin ısrar hakkının bulunmadığı açıktır.
Uyuşmazlık konusu ihale işleminin ise, ivedi yargılama usulüne tabi olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının Danıştay Onüçüncü Dairesince bozulması sonucu, İdare Mahkemesince, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 2. fıkrasının (i) bendi uyarınca bozma kararına uyularak gerekli inceleme yapılmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekirken, ilk kararında ısrar edilmesinde usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz isteminin kabulüne;
2.... İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:.. sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4.31/05/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.