11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.04.2021 tarihli 2016/326943 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın istemi, kararı temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1.Sanığın, suça konu 04.02.2012 keşide tarihli ve her biri 13.000,00 TL bedelli iki adet sahte bonoyu düzenleyerek önceden doğan borcuna karşılık katılana vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır. 2. Adli emanet kaydı, uzmanlık raporu, sanığın ikrarı, katılanın beyanı, suça konu bono örnekleri, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; dosya kapsamında toplanan delillerden, suça konu bonoların aynı anda katılan verildiği anlaşılmakla, eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve sahte belge sayısının 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanması hukuka aykırı bulunmuş ise de, sanık hakkında ceza tayin edilirken suç konusu belge sayısı da gözetilip alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamış ve bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (B) bölümünde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı 3 üncü paragrafındaki “3 yıl 1 ay 15 gün” ibaresinin çıkartılıp yerine “2 yıl 6 ay ” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmne uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın