11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.02.2021 tarihli ve 2016/236657 sayılı, sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükmün bozulması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın suçu işlemediğine, suça konu belgenin fotokopi olduğuna, aldatıcılık niteliğinin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, Milli Eğitim Bakanlığındaki bir inşaat ihalesine yaptığı başvuruda, daha önce yükleniciliğini yaptığ...Ticaret Odasına ait okul inşaatı için aldığı gerçek iş durum belgesi yerine, gerçek belgede bulunan bir takım bilgileri değiştirip iş deneyim belgesi olarak düzenlediği suça konu belgeyi Bakırköy 33. Noterliğinde aslına uygun olarak tasdik ettirip kullanmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık savunması, ihale başvuru dosyası, suça konu iş bitirme belge örneği, gerçek iş durum belgesi örneği, Bakırköy 33. Noterliğinin suça konu belgenin tasdikli olduğuna ilişkin 03.12.2010 tarihli yazısı, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 8 inci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 23.02.2011 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 15.05.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ikinci suç nedeniyle hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının tespiti bakımından açılan duruşmada, sanık her ne kadar talimat Mahkemesindeki beyanında, asıl Mahkemesinde savunma yapmak istediğini beyan etmiş ve asıl Mahkemece sanığın savunması alınmadan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; sanığa talimat Mahkemesince talimat evrakı ve ekleri okunarak asıl Mahkemedeki duruşma gününden haberdar edildiği gibi, müdafiine de asıl Mahkemedeki duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 2. Suça konu belgenin aslına uygun olduğuna dair noterlik şerhinin bulunması, ihale başvurusunun sanık tarafından yapılması, menfaatin sanığa ait olması ve suça konu belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın