DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3130 E. , 2023/1499 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda, ruhsatsız yapı yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin Süleymanpaşa Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile bu karar uyarınca düzenlenen 26/09/2018 tarihli ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Dava konusu edilen encümen kararının, 01/06/2018 tarihinde davacı şirkete tebliğinden elli üç (53) gün geçtikten sonra, anılan işlemin kaldırılması istemiyle 24/07/2018 tarihinde başvuruda bulunulduğundan, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca dava açma süresi durmuş ise de, söz konusu encümen kararında belirlenen idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin tebliği ile, söz konusu başvurunun reddedildiğinin öğrenildiğinin kabulü gerekeceğinden, kalan yedi (7) günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra açılan davanın, encümen kararına ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı,
Ödeme emri açısından ise, dava konusu yapı açısından düzenlenen yapı kayıt belgelerinin geçerliliğinin tespiti açısından, yapıdaki ruhsata aykırılıkların 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinde ifade edilen 31/12/2017 tarihinde önce yapılıp yapılmadığı noktasında düğümlendiği, dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerin incelemesinden, yapıya ilişkin olarak 27/03/2018 tarihli yapı kullanma izinlerinin düzenlendiği ve anılan yapının mimari projesine olan aykırılıklarının ise yapı kullanım izin belgesinden sonra 31/05/2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edildiği dikkate alındığında, onaylı mimari projeye aykırılıkların yapı kullanma izni alındıktan sonra yapıldığı sonucuna ulaşılarak, davacının yapmış olduğu başvurusu neticesinde verilen yapı kayıt belgelerinin geçersiz olduğu, bu durumda, davacının böyle bir borcu olmadığı iddiasına itibar edilmediğinden vadesinde ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle, Davanın, encümen kararına yönelik kısmının süre aşımı nedeniyle, ödeme emrine ilişkin kısmı yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Dairelerinin 05/09/2019 tarih ve E:2019/2003 sayılı kararına cevaben sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu yapıya ilişkin olarak düzenlenen 20/07/2018 tarihli yapı kayıt belgelerinin ve dava konusu encümen kararının idarelerce iptal edilmediğinin anlaşıldığı,
Her ne kadar yargısal incelemenin devamı sürecinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesinin 4. fıkrası ve "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin" 6. maddesinde yer alan "yapı kayıt belgesi ilgili belediyesine verildikten sonra 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarının iptal edileceği" yönünde düzenleme yürürlüğe girmiş ise de, sözü edilen düzenlemenin, ihtilaf konusu işlemi tesis eden idarelere, yeni gelişen duruma göre işlem tesis etme yükümlülüğü getirdiğinden, yargısal incelemesi devam eden davalarda yargı yeri tarafından verilecek kararlara etkisi bulunmadığı ve idarece her zaman mevcut duruma göre yeniden işlem tesis edilebileceği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 09/03/2022 tarih ve E:2020/10550, K:2022/2845 sayılı kararıyla; 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 3194 sayılı Kanun'un 32. ve geçici 16. maddelerine yer verildikten sonra,
Uyuşmazlık konusu encümen kararının, 01/06/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu esnada davaya konu yapıya ilişkin olarak 19-21/07/2018 tarihler arası ve muhtelif sayılarda 30 adet yapı kayıt belgesi alındığı, sonrasında davacı tarafından … tarih ve … sayılı başvuru dilekçesi ve eki 30 adet yapı kayıt belgesi ile encümen kararıyla verilen imar para cezasının, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi gereğince iptal edilmesinin talep edildiği, davacının 24/07/2018 tarihinde yapılan başvurusu incelendiğinde, imar para cezasına itiraz edilmekle birlikte yapı kayıt belgesi alındığının bildirilmesini de içerdiği ve yeni bir durum meydana geldiği açık olduğundan, 24/07/2018 tarihli başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında bir başvuru olarak ele alınması gerektiği, bu nedenle, idareye yapılan başvuru neticesinde 16/10/2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı,
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan … tarih ve … sayılı encümen kararı yönünden verilecek olan karar uyarınca, ödeme emri yönünden de bir karar verileceği açık olduğu gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Davanın encümen kararına ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, encümen kararı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddi ve süresinde dava açılmayarak kesinleşen para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emri yönünden ise, davanın reddi yolunda verilen ilk derece mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun olup istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususların kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, ısrar kararında yeni gerekçelere yer verildiğinden, öncelikle usule ilişkin olarak kararın bozulması gerektiği, işin esası açısından ise, 3194 sayılı Kanun' a eklenen geçici 16. madde uyarınca yapı kayıt belgeleri alındığından, yeni hukuki duruma göre yapılan başvuru neticesinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı, öte yandan yapı kayıt belgelerinin ise hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : 26/10/2018 tarihli ödeme emrinin tebliği üzerine 15 gün içerisinde açılan davada, ödeme emri ile beraber dayanak belediye encümeni kararının da iptali istenildiğinden, davanın, belediye encümeni kararına ilişkin kısmında süre aşımı bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının ısrara ilişkin kısmının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlığa konu taşınmazda 31/05/2018 tarihinde davalı Belediye teknik elemanlarınca yapılan incelemede, ruhsatsız ve projeye aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, yapı tatil tutanağı düzenlendiği ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacı şirkete 176.819,72-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Süleymanpaşa Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı alınarak 01/06/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, bunun üzerine, encümen kararına konu ruhsatsız/projeye aykırı olarak inşa edilen alanlara ilişkin olarak davacı tarafından yapı kayıt belgeleri alınmış, anılan belgelere dayalı olarak da, 24/07/2018 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunularak idari para cezası verilmesine ilişkin belediye encümeni kararının iptali istenilmiştir. Daha sonra, idari para cezasının vadesinde ödenmemesi nedeniyle 26/09/2018 tarihli ödeme emri düzenlenmiş ve 02/10/2018 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Bunun üzerine, 16/10/2018 tarihinde temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
2.Bu süreler;
a)İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, ...
Tarihi izleyen günden başlar." hükmü, işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle, aynı Kanun'un 10. maddesinde, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler, altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgiler altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilirler. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." kuralı, 11. maddesinde de, "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2.Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3.İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmü yer almaktadır. 3194 sayılı Kanun'a eklenen ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle geçici 16. maddede, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. ... Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir..." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta ısrar hususu, belediye encümeni kararına karşı süresinde dava açılıp açılmadığına ilişkindir. 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında ilgililerin idari davaya konu olabilecek bir işlemin tesis edilmesi istemiyle her zaman idareye başvuruda bulunabileceği düzenlenmişken, anılan Kanun'un 11. maddesinde ise haklarında tesis edilmiş olan idari işlemlerin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, başvuru yapılması halinde de, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresinin duracağı düzenlenmiştir.
Öte yandan, ilgililer hakkında tesis edilen idari işlemlere ilişkin olarak, yeni bir hukuki duruma dayanılarak, bu hukuki kazanımların hukuki sonuçlarından yararlanmak amacıyla yaptıkları başvuruların ise, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi yerine, 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin kabulü gerekeceği, bu durumda da başvurunun reddi veya zımnen reddi halinde 60 günlük dava açma süresi içinde iptal davası açılabileceği, bununla birlikte, yeni hukuki durumdan yararlanmak için 10. madde kapsamında yapılan başvurunun reddi halinde, süresinde dava açılmamış ise, hukuki durumda herhangi bir değişiklik olmaksızın aynı madde kapsamında yeniden başvuru yapılarak dava açma süresinin ihya edilmesinin olanaklı olmadığı, aksi yorumun kabulü halinde, Kanunla getirilen dava açma sürelerinin bir anlamı kalmayacağı ve idari işlemlerin her zaman dava tehdidi altında kalacağı sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan, 3194 sayılı Kanun'a eklenen ve 18/05/2018 tarihinde yürürlüğe giren geçici 16. madde ile, afet risklerine hazırlık kapsamında, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde yapı kayıt belgesi verilebileceği, bu belgelerin verildiği yapılarla ilgili olarak ise, İmar Kanunu uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceğinin hükme bağlandığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların da 06/06/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede uyuşmazlığın incelenmesinden; uyuşmazlığa konu taşınmazda 31/05/2018 tarihinde davalı tarafından yapılan incelemede, ruhsatsız ve projeye aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, yapı tatil tutanağı düzenlenerek 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacı şirkete 176.819,72-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 31/05/2018 tarihli Süleymanpaşa Belediye Encümeni kararı alındığı ve 01/06/2018 tarihinde ihbarname ile beraber davacıya tebliğ edildiği, bununla birlikte, davacı tarafından 19-21/07/2018 tarihleri arasında muhtelif yapı kayıt belgeleri alınarak, 24/07/2018 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu ve idari para cezası verilmesine ilişkin belediye encümeni kararının, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi gereğince iptal edilmesinin davalı idareden istenildiği görülmektedir.
Bu itibarla, her ne kadar, tesis edilen idari para cezasının iptali istemiyle davalı idareye bir başvuruda bulunulmuş ise de, başvuru dilekçesi incelendiğinde, imar barışına ilişkin olarak tüm Ülkede yürürlüğe giren kanun maddesi kapsamında, ilgililere yönelik düzenlenen idari para cezalarının ve ruhsatsız/projeye aykırı yapılara ilişkin alınan yıkım kararlarının idarelerce iptaline karar verileceği yönünde getirilen hükmün, davacının da hukuki durumunu etkilediği ve bu imkandan yararlanılmak amacıyla yapıldığı anlaşıldığından, 24/07/2018 tarihli başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olduğu ve bu başvurunun zımnen reddi üzerine 16/10/2018 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, temyize konu Bölge Mahkemesi kararının ısrara ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen süre aşımı nedeniyle kısmen de esas yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ısrara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4.Kesin olarak, 21/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararının, Süleymanpaşa Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı yönünden usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin, bu kısım yönünden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, anılan işlem yönünden davacının temyiz isteminin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer dava konusu edilen işlem olan 26/09/2018 tarihli ödeme emri yönünden dosyanın değerlendirilmesinden, 3194 sayılı Kanun'a eklenen ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle geçici 16. madde uyarınca, afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulabileceği, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde de yapı kayıt belgesi verilebileceği, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili olarak ise, 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, 19-21/07/2018 tarihleri arasında davacı tarafından muhtelif yapı kayıt belgeleri alınarak, 24/07/2018 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu ve idari para cezası verilmesine ilişkin belediye encümeni kararının, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi gereğince iptal edilmesinin davalı idareden istenildiği görülmektedir.
Bu itibarla, anılan mevzuat hükmüne dayalı olarak, davacı tarafından yapılan başvuru üzerine, davalı idarece gerekli inceleme yapıldıktan sonra işlem tesis edilmesi gerekirken, gerekli inceleme yapılmadan, davacının 24/07/2018 tarihli başvurusu sonrasında tebliğ edilen dava konusu ödeme emrinde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin, idari para cezası verilmesine ilişkin belediye encümeni kararı yönünden reddi ile temyize konu kararın bu açıdan onanması, ödeme emri açısından ise yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda, kabulüne karar verilerek, ısrar kararının bu işlem yönünden bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum. KARŞI OY
XX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ısrara ilişkin kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.