Aramaya Dön

Danıştay 12. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/6050
Karar No
K. 2023/1734
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/6050 E.  ,  2023/1734 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No: 2022/6050
Karar No: 2023/1734
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …'i temsilen … Sendikası
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Atakum Belediye Başkanlığında zabıta komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, 30 yıl fiili hizmet süresini ve 61 yaşını doldurduğu gerekçesiyle 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanun'u kapsamından resen emekliye sevkine ilişkin Atakum Belediye Başkanlığının … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davalı idarece, mahalli idare hizmetlerinin ifası ile görevli olan belediyenin mali durumu dikkate alınarak, salgın hastalık hakkında ülke genelinde uygulanan idari tedbirler kapsamında 60 yaşını geçmesi sebebiyle risk grubunda olduğundan, fiilen görev yapmayan personelin maaşlarından kaynaklanan giderler azaltılmak suretiyle tasarruf yapılabilmesi amacıyla, kamunun yararı ve idari hizmetin gerekleri dikkate alınarak, hizmetinden aktif olarak yararlanılamayan davacının resen emekli edilmesi yönünde işlem tesis edildiği, fiilen görev yapmayan davacının kadrosunun boşaltılması sebebiyle kendi kadro unvanında personel ihtiyacı doğduğuna ve/veya yerine atama yapıldığına dair bir delilin de dosya kapsamında bulunmadığı, somut olayda davalı idarece davacının resen emekli edilmesi yönünde kullanılan takdir yetkisinin kamunun yararına ve mahalli idari hizmetlerinin gereğine uygun olarak kullanıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla, Danıştay Onikinci Dairesinin 07/02/2022 tarih ve E:2021/7804, K:2022/305 sayılı bozma kararına uyularak; 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanun'u ile idarelere, 30 hizmet yılını tamamlamış olanlar ile 61 yaşını dolduranların resen emekliye sevki konusunda takdir yetkisi verilmiş ise de, bu yetki mutlak ve sınırsız olmayıp, emekliye sevk işleminin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunun hukuken geçerli, somut bilgi ve belgelerle kanıtlanmasının gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda, davacının, hizmetlerini aksattığı ya da etkin ve verimli çalışmadığı veya görevini yapamayacak derecede bedenen ve fikren güçlü olmadığı yolunda yapılan bir tespit ve somut bir verinin bulunmadığı, ayrıca Anayasa Mahkemesince, iştirakçilerin görevleriyle ilgilerinin kesilmesini gerektiren yaş sınırının 61 yaş olarak değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği de göz önüne alındığında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının (ödeme yapılmayan her bir ay için ayrı ayrı hesaplanacak) yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanun'u uyarınca 30 yıl fiili hizmet ve 61 yaş şartını taşıyan kişilerin lüzumu halinde resen emekli edilmeleri konusunda idarelere yetki verildiği, anılan takdir hakkının idarelerce; hem içinde bulundukları ekonomik koşullar, hem de personelin şahsından kaynaklı nedenlerden dolayı kullanılabileceği, belediyede değişik statüde çalışan personelden emeklilik hakkı kazanan memurların resen emekliliğinin, kamu hizmetinin gereği ve kamu yararı amacıyla gerçekleştirildiği, ekonomik anlamda zor durumda olan belediye açısından, personel maaşlarının önemli bir miktar teşkil ettiği, davacı ve resen emekli edilen diğer memurların, pandemi nedeniyle aktif bir görev yürütmemekte olup, bu memurların bulundukları kadrolara yeni istihdam sağlanmadığı gibi yeni bir görevlendirmenin de yapılmadığı, sonuçta; idarelere tanınan takdir yetkisi kapsamında gerçekleştirilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Kararın, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının (ödeme yapılmayan her bir ay için ayrı ayrı hesaplanacak) yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmına gelince;

Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 07/10/2020 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, "dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının (ödeme yapılmayan her bir ay için ayrı ayrı hesaplanacak) yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine'' şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarında uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, ''dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 07/10/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, tazmin isteminin kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının (ödeme yapılmayan her bir ay için ayrı ayrı hesaplanacak) yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, parasal haklara işletilecek yasal faize ilişkin kısmının, ''dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 07/10/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine'' şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 05/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.