DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1605 E. , 2023/1370 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Uluslararası Taşımacılık Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2013 yılının Ocak ila Aralık, 2015 yılının Aralık ve 2016 yılının Ocak ila Nisan, Temmuz, Ekim, Kasım dönemlerine ait katma değer vergileri, 2013 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergileri ile aynı yılın Ocak-Mart ila Temmuz-Eylül dönemlerine ait geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları, "1047" ve "1048" kodlu damga vergileri ve "4315" kodlu 6736 sayılı Kanun kapsamında katma değer vergisi artırımından doğan vergi borçlarına ilişkin kısımlarının iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı: Dava konusu ödeme emrinin 2013 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergileri ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları ile "4315" kodlu 6736 sayılı Kanun kapsamında katma değer vergisi artırımından doğan vergi borçlarına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:
Söz konusu vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla yapılması gereken takip muamelelerinin usulüne uygun şekilde yapıldığı, mal varlığı araştırması sonucunda da şirketin bu vergi borçlarını karşılayacak tutarda haczi kabil herhangi bir mal varlığı bulunmadığının somut bir şekilde tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borçlarının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin belirtilen kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu ödeme emrinin 2013 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergileri ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları ile "4315" kodlu 6736 sayılı Kanun kapsamında katma değer vergisi artırımından doğan vergi borçları dışındaki vergi borçlarına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:
Söz konusu vergi borçlarının 6736 ve 7020 sayılı Kanunlar kapsamında asıl borçlu şirket tarafından yapılandırıldığı, ancak ihlal edilmeleri nedeniyle yapılandırmaların iptal edilmesini takiben asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmeksizin kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda, anılan vergi borçları yapılandırma işlemleriyle birlikte nitelik değiştirip yeni bir borç haline gelmiştir.
Dolayısıyla, yapılandırma üzerine ödenmeyen vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenip usulüne uygun şekilde tebliğ edildikten sonra davacının sorumluluğuna gidilmesi gerekirken, anılan usule uyulmaksızın düzenlenen dava konusu ödeme emrinin belirtilen kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi, bu gerekçeyle dava konusu ödeme emrinin 2013 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergileri ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları ile "4315" kodlu 6736 sayılı Kanun kapsamında katma değer vergisi artırımından doğan vergi borçlarına ilişkin kısmı yönünden davayı reddetmiş; dava konusu ödeme emrinin diğer kısmını iptal etmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 06/06/2022 tarih ve E:2019/5432, K:2022/2758 sayılı kararı: 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'un 10. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bu Kanun'a göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği düzenlenmiştir. 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bu Kanun'a göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği belirtilmiştir. 6736 ve 7020 sayılı Kanunların yukarıda sözü edilen düzenlemeleri uyarınca kamu alacağının yapılandırılması durumunda vergi borcunun vadesi değişmekte ise de yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde bu Kanunların hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği açık olup asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesi gerekmemektedir.
Bu durumda, davacının söz konusu borçlardan kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere, yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2013 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergileri ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları ile "4315" kodlu 6736 sayılı Kanun kapsamındaki katma değer vergisi artırımından doğan vergi borçları dışındaki vergi borçlarına ilişkin kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. Yargısal yetki alanının yeniden belirlenmesi nedeniyle dosyanın gönderildiği ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılandırmanın ihlali halinde takip ve tahsil işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, bu doğrultuda asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun şekilde tamamlanan takip işlemleri sonucunda şirketten tahsil edilemeyen amme alacakları için ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay Üçüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 22/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.