T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1883 Esas

KARAR NO: 2024/159

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 01.11.2023 ara karar

NUMARASI: 2023/159 E.

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1999'dan bu yana yurt içi ve yurt dışına güç elektroniği alanında UPS, redressor, invertör, converter araç şarj cihazı, enerji depolama, solar pv ınterver gibi özel ürünlerle, tasarım, üretim, montaj, satış ve proje yaptığını, Hollanda ve Almanya'da şubeleri olan Sanayi Bakanlığı Ar-Ge Merkezi Belgesi ve EPDK Şarj Ağı Lisansı İşletme Belgesi olan TÜBİTAK destekli projeler geliştiren sektöründe öncü bir firma olduğunu, ... A.Ş'nin Grup firması olan ... A.Ş firması ile de 2012 yılından bu yana solar ..., danışmanlık, proje ,solar malzeme satışları üzerinde faaliyet gösterdiğini, bu sektörde Türk Patent nezdinde markalarını tescil ettirdiğini, davalı tarafın davacının geliştirdiği özellikle elektrikli araç şarj cihazlarına yönelik https://www.....com alan adlı e-ticaret sitesinde Instagram, linkedin, Facebook isimli sosyal medya platformlarında ... isimli tescilli markayı davacının tescilli markası ile karışıklığa sebebiyet verecek benzerlik de kullanarak tüketici nezdinde iltibas oluşturarak marka hakkını tecavüz edildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine davalı tarafa Ankara .... Noterliğinden 16.05.2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile marka hakkında tecavüz teşkil edecek eylemleri son vermesinin aksi halde yasağı yollara başvurulacağının ihtaren bildirildiğini, davalının ise Beyoğlu ... Noterliğinin 09.06.2023 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile "bu iddiaları kabul etmediklerini, ... ibaresinin Enerji sektörü için ayırt edici niteliğinin çok zayıf olduğunu, yanına gelen ekler ile ayırt edici hale geldiğini, bu nedenle tek başına karıştırılma ihtimali çerçevesinde değerlendirilemeyecek bir ibare olduğunu, ... ibaresi baz alınarak Enerji sektörü için yapılan marka başvuruları ve marka tescilleri incelendiğinde Türk Patent tarafından bu başvuruların kabul edilmediğini, dolayısıyla söz konusu iltibas iddialarını kabul etmeyerek markalarının ayırt edici niteliğe sahip olduğunu bu nedenle hakiki halinin söz konusu olmadığının beyan edildiği", davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda TTK hükümlerine göre haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının ... ibaresinin Enerji sektörü için ayırt edici niteliğinin zayıf olduğunu, yanına gelen ekler ile ayırt edici hale geldiği iddialarının kabul edilemeyeceğini, markalarının tescilli olduğunu ve davalının kullanımlarının bütünsel olarak davacının tescilli markalarıyla iltibas neden olabilecek kadar benzerliğe sahip olduğunu, davalının kullanımlarının davacının markalarının itibarına ve orijinalliğine zarar vereceğini aynı zamanda davalıya haksız kazanç sağlamasına neden olacağını, bu nedenlerle öncelikle ihtiyacı tedbir talebinin kabulüne, davalının davacının marka hakkının ihlal ettiğinin tespitine tecavüzün önlenmesine durdurulmasına ve ortadan kaldırılmasına hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ihtiyati tedbir kararı nedeniyle uğradığı zararlar her geçen gün katlanarak arttığını, bu nedenle ivedilikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının gerektiğini, davacı tarafça yatırılan 100.000,00 TL teminatın müvekkilinin zararlarını karşılamasının mümkün olmadığını, mahkemece gerekli görülmesi halinde karşı tarafça yatırılan 100.000 TL teminat tutarının taraflarınca yatırılması şartıyla tedbirin kaldırılmasını, ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilecekse, bildirmiş oldukları karşılayabilecek bir tutarda teminat yatırılmasını, müvekkili firmanın, 2-4 Kasım 2023 tarihleri arasında fuara katılacağını, uğradığı zararların daha fazla artmaması için ve ihtiyati tedbire ilişkin işlemlerin ivedi işlerden olması sebebiyle talepleri konusunda karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 13/10/2023 tarihli ara kararı ile "dava konusu uyuşmazlıkta ... tescil numaralı ... ve ... ... markalarının davacı adına tescilli markalar olduğu, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı ...+ şekil markasının tescil edildiği, bu markanın kullanımının ve yine https://www.....com/ , https://www....com/... , https://www.....com/... adreslerindeki kullanımların alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği şekliyle davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu hususu yönünden yaklaşık ispat şartının sağlandığı kabul edilmiş, ve HMK'nun 390/son maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne," karar verildiği,Davalı vekili 31/10/2023 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; 13/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulü ile tedbirin kaldırılmasına, aksi kanaat halinde davacı tarafça yatırılan teminatın müvekkilin zararlarını karşılama imkanı bulunmadığından müvekkilin uğradığı/uğrayacağı zararlara karşılık olabilecek tutarda teminatın davacı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 01/11/2023 tarihli ara kararı ile; Her ne kadar 01/11/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire itirazın değerlendirilmesi için 28/11/2023 tarihine duruşma günü verilmiş ise de davalı tarafça sunulan 01/11/2023 tarihli dilekçede belirtildiği üzere 02-04/11/2023 tarihleri arasında davalı firmanın fuara katılacak olması,

HMK'nın 395. Maddesinde belirtildiği üzere tedbirin teminat karşılığı değiştirilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafın kullanımın marka tescil hakkına dayandığı,

Mahkememizce verilen 13/10/2023 tarihli tedbir kararı ile aleyhine tespit istenen tarafın ticari faaliyetlerinin önleneceği, bu durumun aleyhine tespit istenen tarafın zarara uğratacağı ve teminat alınması halinde tedbir talep eden tarafın haklarının da teminat altında olacağı kabul edilerek tedbir kararının değiştirilmesine," gerekçesi ile karar verildiği, Davalının 13/10/2023 tarihli talebinin KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, mahkememizin 13/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davalı tarafa ihtiyati tedbir kararının tefhiminden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde SMK' nun 159/2-c maddesi gereğince 300.000,00 TL nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu mahkememize depo etmesi için bir hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde teminatın depo edilmemesi halinde ihtiyati tedbir kararının ağırlaştırılabileceğinin ihtarına," karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF:

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece 13.10.2023 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verdiğini, davalının itirazı üzerine mahkeme tarafından 01.11.2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiğini, kararın usul ve esas yönünden de isabetsiz olduğunu, müvekkili markalarını tecavüz yapıldığını, ispat edilen tecavüzün önlememesinin marka hakkı kullanımına aykırı olduğunu, müvekkili ... firmaları ile beraber 1999’dan bu yana yurtiçi ve yurtdışına güç elektroniği alanında UPS, Redresör, İnvertör, Konverter, Statik ve Servo Regülatör, STS, Araç Şarj Cihazı, Enerji Depolama, Solar PV İnverter vb. özel ürünlerle tasarım, üretim, montaj, satış ve proje yaptığını, Hollanda ve Almanya’da şubeleri olan, Sanayi Bakanlığı Ar-Ge Merkezi Belgesi ve EPDK Şarj Ağı lisansı işletme belgesi olan, TÜBİTAK destekli projeler geliştiren sektörün öncü firması olduğunu, müvekkili ... olan ... A.Ş. firması ile de 2012 yılından bu yana Solar, EPC, Mühendislik, Danışmanlık, Proje, Solar Malzeme satışları üzerine faaliyet gösterdiğini, ... Mühendislik ile projelendirme, taahhüt işleri, danışmanlık hizmetleri, bakım ve işletme, güneş enerji santralleri projelendirmesi ve kurulumunu yapan enerji sektörünün önde gelen şirketleri arasında yer aldıklarını, müvekkili TPMK aracılığıyla markalarını tescil ettiğini, davalının tüketicilere müvekkili marka ile aralarında bağ olduğunu düşündürecek şekilde kullandığını, müvekkille aynı sektörde faaliyet gösterdiği ve bu sebeple marka hakkına tecavüz ettiği tespit edildiğini, müvekkilinin davalıya Ankara ... Noterliğinin 16.05.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderdiğini, ihtarlarına karşılık marka haklarına tecavüz etmediklerini hak ihlali yapmadıklarını, dosyada alınan bilirkişi raporu ile de marka hakkına tecavüz fiili ispatlandığını, Markanın benzer nitelikte aynı hizmet sınıfında kullanıma müvekkillerin muvafakati olmayıp, davalı markanın kullanılması kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, davalının tescilli markasını hükümsüzlük kararı kesinleşinceye kadar kullanmasının yasal bir hak olduğu, hükümsüzlük davası açılıp kesinleşmeden marka hakkına tecavüzün oluşmadığı, marka hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için tescilli bir markanın olmaması gerektiği iddialarının usul ve yasaya aykırı olduğundan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması müvekkiline ait markaya tecavüzün ve haksız kullanımın açıkça devam etmesinin kabulü niteliğinde olup mahkemece tecavüz teşkil edilen fiillerin önlenmesi ve durdurulmasına karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının kaldırılmasını ve istinaf başvurusunun kabulünü talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 10/01/2017 tarihinde 29944 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159/1.maddesinde " Bu kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini talep edebilir." düzenlemesi uyarınca tedbir talep edilebileceği, 159/2 maddesi uyarınca mahkemece " davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması", " sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretim veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara yada patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanması ", "herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi "ne yönelik tedbir kararı verilebileceği, tamamlayıcı mahiyette 159/3. maddesinde; "ihtiyati tedbirler ile ilgili bu kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun uygulanacağı" düzenlemesi yapıldığı görülmektedir.6100 Sayılı HMK'nun 389/1. maddesi ise; "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği",

HMK 390/3 mad. “ Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü taşımaktadır.Somut olayda davacı tarafından müvekkile ait tescilli markalara yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi amacıyla dava açıldığı, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişiye ait 09/10/2023 tarihli raporda; Davacının ... noile tescilli ... TİCLTD ŞTİ , ... noile tescilli Şekilde ... ve ... noile tescilli markaların Türk Patent nezdinde davacı şirket adına tescilli olduğu, davalının https: / /www.....com/ alan adında ve bu alan adı ile yayınlanan web sitesinde, https://www....com/... ibareli sosyal medya hesabı isminde, profilinde ve içeriğinde https://www-instagram.com/... ibareli sosyal medya hesabı isminde, profilinde ve içeriğinde ... ibaresi ... olarak “ile davacının tescilli markaları kapsamındaki 35. Sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ; şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” hizmetlerinde kullandığı, bu kullanımın orta düzeyde tüketiciler nezdinde karıştırmaya yol açabileceğinin belirtildiği, mahkemece 13/10/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalının itirazı üzerine HMK 394/4.fıkrasına göre itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesi gerekir iken istinafa konu 01/11/2023 tarihli ara kararında belirtildiği üzere duruşma gününün ve 28/11/2023 tarihine bırakıldığı ancak davalı tarafından ibraz edilen dilekçe ile 02-04/11/2023 tarihleri arasında davalı firmanın fuara katılacak olması nedeniyle tedbirin teminat karşılığı değiştirilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafın kullanımının marka tescil hakkına dayandığı belirtilmek suretiyle 13/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verilmiş ise de, öncelikle mahkemenin ihtiyati tedbir kararına itirazın HMK 394/4.fıkrasına göre duruşmalı olarak incelenmesi gerekirken anılan gerekçe ile dosya üzerinden karar verilmesi yasa hükmüne aykırıdır. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, itirazın duruşmada değerlendirilmesi için dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01.11.2023 tarih, 2023/159 E. Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024

Karar Etiketleri
05.02.2024 KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 29944 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu HMK md.353/1 K29944 md.159/1 HMK md.390 K6100 md.6 K6100 md.389/1 HMK md.395 HMK md.389/1 HMK md.394/4 HMK md.390/3 K6100 md.355