11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/605 Esas, 2016/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ce 58 inci maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suçunu samimi olarak ikrar etmesine rağmen pişmanlık yasasından faydalanması gerekirken, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da verilmemesi sebebiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, temyiz dışı sanık ... adına Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavına girdiği ve dosya içerisinde onaylı suretleri bulunan sınav cevap kağıdını doldurmadan önce yakalandığı, böylece sanığın üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. Sanık, atılı suçu işlediğini ikrar etmiştir. 3. Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.Sanığın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık ...'ya ait sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanı ile temyiz dışı sanığın yerine motorlu taşıtlar sürücü adaylığı sınavına girdiği, ancak sınav başlamadan sanık ...'in temyiz dışı sanık ... olmadığının tespit edildiği iddiasıyla kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonucunda her ne kadar sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, dosyada mevcut cevap kağıdı aslının sanık tarafından imzalanmadığı salon görevlilerince de adayın yerine başkasının sınava girdiği kutucuğu işaretlenerek sınavının iptal edildiğinin anlaşılması, "Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı Salon Aday Yoklama Listesi"nin dosya arasında olmaması nedeniyle sanık tarafından imzalanıp imzalanmadığının anlaşılamaması karşısında; öncelikle yoklama listesinin dosya arasına getirilerek sanık tarafından imzalanıp imzalanmadığının tespit edilmesi, imzalanmamış olması halinde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşmayacağı gözetilmeden hüküm kurulması yasaya aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında verilen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/605 Esas, 2016/192 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın