Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/3007
Karar No
K. 2023/1198
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3007 E.  ,  2023/1198 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/3007
Karar No: 2023/1198
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacıya ait Trabzon İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın kısmen "park alanı" olarak belirlenmesine ilişkin Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli ... İlçesi Merkez ve Mahalleleri Revizyon Nazım İmar Planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Trabzon İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde yer alan çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı tanımları, aynı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde yer alan nazım imar planı tanımı, aynı Yönetmeliğin 6. maddesi, 7. maddesi, 8. maddesinin 9. fıkrası, 9. maddesinin 4. fıkrası ve 25. maddesine yer verilerek,

Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporun birlikte değerlendirilmesinden; planların kademeli birlikteliği ilkesi doğrultusunda üst ölçekli planda yapılan değişikliklerin alt ölçekli planlara aktarılması amacıyla hazırlanan planların imar mevzuatı, planlama esasları ve şehircilik ilkeleri açısından bir zorunluluk olduğu, dava konusu parselin bulunduğu alana 1/5000 nazım imar planında getirilen kullanım kararlarının üst ölçekli plan olan 1/100.000 ve 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planı ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planı hükümlerine aykırılık veya çelişki oluşturmadığı, aksine planların kademeli birlikteliği ilkesinin gereği olduğu, öngörülen gelişme yapısının ... İlçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olduğu, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alındığı, üst ölçekli planlarda düzenlenen çevre yolunun dava konusu plan kapsamında kalan kısmının kaldırılmasının dayanak 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planı hükümlerine aykırı olduğu, mevcut plana göre donatı miktarı artırılsa da dava konusu planda açık ve yeşil alanlar ile sosyal ve kültürel tesis alanları dışında diğer donatı alanlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında alan ayrıldığı, bu nedenle planlama alanında donatı dengesinin sağlanamayacağı ve bölgede yaşayanlara sunulan hizmet kalitesinin yetersiz olacağı, donatı miktarı açısından mevcut plandaki olumsuzlukların dava konusu planda da devam ettiği, özellikle gelişme konut alanlarında öngörülen donatı alanları açısından dava konusu planın Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu, dava konusu parselin batı kısımlarının dere yatağında kaldığı, bu kapsamda mevcut planda dava konusu parselin bir kısmı “kanal alanı"nda kaldığı, dava konusu planda kanal alanının yeşil alan sistemi içinde park alanı olarak düzenlendiği, dava konusu planda dere yatakları ve taşkın alanların kendine özgü coğrafi ve jeolojik durumu dikkate alınarak yapılaşma dışı tutulmasının doğru bir yaklaşım olduğu, dava konusu parselin bir kısmına “park alanı” kullanımı getirildiği, planlama alanının bu bölümünün kendine özgü jeolojik yapısı ve yapılaşma açısından elverişsiz olmaları nedeniyle yapılaşma dışı tutulması ve bu tür alanların yeşil alan sisteminin bir parçası olarak kurgulanmasının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından doğru bir yaklaşım olduğu, plan genelinde kurgulanan yeşil alan sistemine uygun olduğu, ayrıca dava konusu parselin bir kısmının “park alanı” olarak düzenlenmesinin, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve dayanağı 1/25.000 ölçekli nazım imar planındaki yeşil alanların bütünlük ve süreklilik içinde kurgulanması yaklaşımının gereği olduğu, bu kapsamda davacıya ait … ada, … parselin bir kısmının park alanı olarak düzenlenmesinde planda kurgulanan yeşil alan sistemi açısından bir sakınca bulunmadığı, Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli ... İlçesi Merkez ve Mahalleleri Revizyon İlave Nazım İmar Planının davacının parseline yönelik kısmının imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olmadığının anlaşıldığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde yer alan nazım imar planı tanımı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde yer alan nazım imar planı tanımı, aynı Yönetmeliğin 6. maddesi, 7. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi, 8. maddesinin 9. fıkrası ve 25. maddesine yer verilerek,

İmar planları genel düzenleyici işlemler olduğundan, bireysel işlemlerden farklı olarak daha ayrıntılı ve uzun hazırlık sürecinin bulunduğu, planların hazırlanması aşamasına ait olan bu süreçte uyulması gereken ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ile ayrıntılı düzenlemeye konu edilen araştırma, sentez, katılım, projeksiyon nüfus, plan müellifi yeterliliği, plan dili, yürüme mesafesi etki alanı, sosyal teknik altyapı alanı standartları, plan açıklama raporu v.b. hususlarda planın genelini etkileyen eksiklikler tespit edilmesi halinde parsel bazında üretilen plan kararları hukuka uygun olsa bile, söz konusu eksiklikler nedeniyle imar planının genelinin hukuka aykırı hale geleceği,

Dava konusu işlemle Trabzon İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, … ada, … parsel sayılı davacıya ait taşınmaza getirilen "park alanı" plan kararı imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmakla birlikte dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında açık ve yeşil alanlar ile sosyal ve kültürel tesis alanları dışında diğer donatı alanlarına Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında alan ayrılması ve ulaşım-dolaşım sisteminin bir parçası olan çevre yolunun 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planında olmasına rağmen 1/5000 ölçekli nazım imar planına işlenmemesi ve kaldırılması nedenleriyle imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı, söz konusu hukuka aykırılıkların planın genelini etkileyen hususlar olması nedeniyle davacıya ait … ada, … parsel sayılı taşınmaza getirilen "park alanı" plan kararı açısından da dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği, gerekçesiyle istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/11/2021 tarih ve E:2020/6454, K:2021/12523 sayılı kararıyla; 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halindeki nazım imar planı tanımı ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20. maddesinin 1 ve 2. fıkralarına yer verilerek,

Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesinin; idari yargı mercilerinde açılan davalarda idare mahkemelerinin davacının talep sonucu ile bağlı olmasını ifade etmekte olduğu, bu ilkenin sonucu olarak mahkemece istemin genişletilmesine, daraltılmasına veya talep edilmeyen bir konuda karar verilmesine olanak bulunmadığı,

Uyuşmazlıkta, dava konusu imar planının davacının mülkiyetinde bulunan parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi istemiyle dava açıldığı, İdare Mahkemesince taleple bağlı kalınarak dava konusu imar planının uyuşmazlık konusu parsel bakımından değerlendirilmesi sonucunda davanın reddine karar verilmiş, ancak bu karar Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince imar planının geneline yönelik hukuka aykırılıkların varlığının imar planını davaya konu parsele getirilen kullanım kararları bakımından da hukuka aykırı hale getireceği gerekçesiyle kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, "Taleple bağlılık" ilkesi uyarınca mahkemenin tarafların talepleriyle bağlı olduğu, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceği göz önünde bulundurulduğunda, davacının dava açma sebepleri de dikkate alınarak dava konusu imar planının iptali istenilen kısmına yönelik inceleme yapılması ve uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekirken, imar planının tamamına yönelik hukuka aykırılıkların dava konusu parsel bakımından da hukuka aykırılık sonucu doğuracağı gerekçesiyle ve talep sonucunu aşacak biçimde dava konusu imar planının iptaline karar verilmesinde isabet bulunmadığı,

Bu durumda, taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde değerlendirme yapılarak davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık görülmediği,

Uyuşmazlığa konu parsel yönünden dava konusu imar planının iptali istemi bakımından ise; uyuşmazlığın esasına yönelik karar verilebilmesi için öncelikle dosya kapsamında rastlanmayan dava konusu imar planı, dayanağı üst ölçekli planlar ve önceki imar planlarına ilişkin uyuşmazlık konusu parselin işaretli olduğu plan paftaları, plan açıklama raporu, ilgili plan notları, plan lejantı, müellif yeterlik karneleri, askı tutanakları ve işlem dosyasının onaylı örnekleri ile plan değişikliği öncesinde ilgili kurumlardan alınan görüşler ile varsa değişikliğe esas bilimsel ve teknik raporların dosya kapsamına alınması gerektiği, söz konusu belge ve bilgilerin dosya kapsamına alınmadan inceleme yapılması, eksik incelemeye dayalı olarak hatalı karar verilmesi sonucunu doğurabileceğinden, 2577 sayılı Kanunun 20. maddesi hükümleri uyarınca taraflara gerekli belirtme yapılarak ilgili bilgi ve belgelerin istenmesi gerektiği, bu bakımdan, söz konusu usule uyulmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetli bulunmadığı,

Ayrıca, davacının dava açma sebepleri dikkate alınarak uyuşmazlık konusu parsele yönelik belirlenen tüm kullanım kararlarının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve mevzuata uygunluk yönlerinden irdelenmesi gerekirken sadece "park alanı" kullanım kararı bakımından değerlendirme yapılarak karar verilmesinde de isabet bulunmadığı,

Diğer taraftan, Danıştay Altıncı Dairesinin 10/06/2021 tarih ve E:2020/6696 sayılı ara kararına ilişkin davalı idare yanıtından, dava konusu imar planı değişikliğine yapılan itirazların değerlendirilmesine dair belediye meclisi kararları alınarak askı ilanının yapıldığının anlaşıldığı, bozma üzerine verilecek kararda davacının plana itirazının olup olmadığı, varsa itirazın reddi üzerinde süresinde dava açılıp açılmadığı hususunun da araştırılması gerektiği, Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmadığı, gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;

Dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının dayanağı olan ve 15/01/2018 tarih ve 8 sayılı belediye meclisi kararı ile kabul edilen 1/25.000 ölçekli revizyon nazım imar planının genelinin iptali istemiyle açılan davada, bu planın iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … tarih ve E:…, K:… sayılı Daireleri kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 10/06/2021 tarih ve E:2021/4951, K:2021/8095 sayılı kararıyla onandığı ve bu haliyle dava konusu nazım imar planının dayanağı kalmadığından, dava konusu işlemde bu yönden de hukuka uyarlık bulunmadığı, gerekçesi eklenerek İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, öncelikle kararın sonuç kısmında kaldırıldığı belirtilen Trabzon İdare Mahkemesinin tarih, esas ve karar numarasının yanlış yazıldığı, maddi hata olan bu kısmın düzeltilmesi gerektiği, davacının yakınmasının mülkiyetindeki parselin dava konusu planda yeşil alan yapılması olduğu, bu haliyle talebinin de bu fonksiyonlandırmanın iptali olduğu, bu nedenle taleple bağlı kalınarak dava konusu parsel yönünden değerlendirme yapılıp davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, kaldı ki verilen kararın gerekçesinin donatı yetersizliği olduğu da dikkate alındığında verilen kararla donatı alanı daha da azalacağından, gerekçe ile hükmün de kendi içinde çelişkili olduğu, üst ölçekli planda yer alan ve dava konusu parsel ile alakası olmayan yolun dava konusu planda olmaması gerekçesi de davacı talebi ve dava konusu parselle ilgili olmadığından davacı talebinin haklılığından söz edilemeyeceği, planın geneline dair iptal gerekçelerinin davacı talebi aşılarak dikkate alınabileceği kabul edilse dahi davacı talebinin haklılığından söz edilemeyeceğinden en azından yargılama giderleri yönünden idareleri aleyhine hüküm kurulmasının yerinde olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu nazım imar planına yapılan itirazların değerlendirilmesine yönelik Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanarak 03/05/2018 - 01/06/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılan planın yeni bir plan niteliğinde olduğunun kabulü ile dava açma süresinin bu durum dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, davacı parseline yönelik herhangi bir değişiklik içermemesine karşın dava konusu nazım imar planına yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucu askıya çıkarılan yeni imar planının son ilan tarihi olan 01/06/2018 tarihinden ve hem de itirazın reddine ilişkin işlemin davacıya tebliğ edildiği 21/06/2018 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde açılan davada süreaşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, işin esasına girilerek davalı idarenin temyiz istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY: Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli ... İlçesi Merkez ve Mahalleleri Revizyon Nazım İmar Planında davacıya ait Trabzon İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz kısmen "park alanı" olarak belirlenmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmüne, 4. fıkrasında, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler." hükmüne, aynı Kanunun dava konusu nazım imar planının askıya çıkarıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinde, "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.

İmar planları yönünden özel kanun olan 3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu nazım imar planının askıya çıkarıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen Kanun maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; imar planlarına karşı bir aylık askı süresi içerisinde 3194 sayılı Kanunun 8/1-b maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan ilan-askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde bu başvuruya cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, zımni reddin oluştuğu bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içerisinde veya ilan-askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevabın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde idari dava açılabileceği, imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının ilan-askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği konusunda tartışma bulunmamaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının 31/01/2018 - 02/03/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, askı süresi içinde davacı tarafından imar planına itiraz edildiği, Tabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin .. tarih ve … sayılı kararıyla davacı itirazı reddedilirken diğer bazı itirazlar üzerine yapılan düzenlemeler sonucunda yeniden onaylanan planın 03/05/2018 - 01/06/2018 tarihleri arasında tekrar askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacı itirazının reddedildiği hususunu bildiren 27/05/2018 tarihli yazının 21/06/2018 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine 20/07/2018 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu imar planına davacı tarafından askıda yapılan itiraza askı süresinin son günü olan 02/03/2018 tarihini izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 01/05/2018 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği, bu durumda zımni ret tarihini izleyen 60 günlük dava açma süresinin son günü olan 30/06/2018 tarihi hafta sonuna denk geldiğinden en son 02/07/2018 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra, 20/07/2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmakta olup itirazın reddine dair belediye meclisi kararının sonradan davacıya bildirilmesinin dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır.

Öte yandan, dava konusu nazım imar planına askı süresi içerisinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda Tabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla yeniden onaylanan planın davacı taşınmazına dair herhangi bir değişiklik içermemesi ve dolayısıyla davacı yönünden yeni bir hukuki durum doğurmaması nedeniyle dava açma süresinin bu planın askıya çıkarıldığı tarih dikkate alınarak değerlendirilmesine de hukuken imkan bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek verilen temyize konu ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun dava konusu nazım imar planının askıya çıkarıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle 11. maddesinde, "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.

İmar planları yönünden özel kanun olan 3194 sayılı İmar Kanununun "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen Kanun hükmü uyarınca, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisinin onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlayacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de bu usule tabi olduğu açık olup dava konusu nazım imar planına yapılan itirazların değerlendirilmesine yönelik Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanarak 03/05/2018 - 01/06/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılan planın yeni bir plan niteliğinde olduğunun kabulü ile dava açma süresinin bu durum dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, davacı parseline yönelik herhangi bir değişiklik içermemesine karşın dava konusu nazım imar planına yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucu askıya çıkarılan yeni imar planının son askı ilan tarihi olan 01/06/2018 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde açılan davada süreaşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, işin esasına girilerek davalı idarenin temyiz istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum. KARŞI OY XX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun dava konusu nazım imar planının askıya çıkarıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle 11. maddesinde, "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.

İmar planları yönünden özel kanun olan 3194 sayılı İmar Kanununun "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen Kanun hükmü uyarınca, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisinin onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlayacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de bu usule tabi olduğu açık olup dava konusu nazım imar planına yapılan itirazların değerlendirilmesine yönelik Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanarak 03/05/2018 - 01/06/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılan planın yeni bir plan niteliğinde olduğunun kabulü ile dava açma süresinin bu durum dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, davacı parseline yönelik herhangi bir değişiklik içermemesine karşın dava konusu nazım imar planına yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucu askıya çıkarılan yeni imar planının son askı ilan tarihi olan 01/06/2018 tarihinden ve hem de itirazın reddine ilişkin işlemin davacıya tebliğ edildiği 21/06/2018 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde açılan davada süreaşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, işin esasına girilerek davalı idarenin temyiz istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.