T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/374
KARAR NO: 2024/479

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/12/2023

ESAS NO: 2022/614
KARAR NO: 2023/1130
DAVANIN KONUSU: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/02/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 21/02/2024

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/12/2023 tarih ve 2022/614 E - 2023/1130 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin nakliye işi ile uğraştığından davalıya ait ... Otomotiv isimli galeriye giderek kamyonet satın aldığını, müvekkilinin, davalıdan ... Plakalı ... marka ve model kamyoneti 01.03.2022 tarihinde satın aldığını, her ne kadar satış sözleşmesinde satış fiyatı 56.000-TL gözükse de davalının yoğun telkini ve vergi ödememe düşüncesiyle satış için fiyatın bu şekilde gözükmesini şart koyduğunu, davacı müvekkilinin de aracı almadan geri dönmemek için ve işleri için söz konusu kamyonete ihtiyacı olduğundan noter evrakında satışın 56.000-TL'ye yapılacağını kabul etmek zorunda kaldığını, ancak aracın gerçek fiyatının 169.000-TL olduğunu, müvekkilinin, davalıdan aracı satın alalı 1 ay dahi olmadan 04.04.2022 tarihinde aracın yolda kaldığını, sanayi ustası tarafından yapılan incelemede aracın bu şekilde kullanılmasının mümkün olmadığı, aracın motorunun yağ yaktığını ve ilgili parçaların değişmesi gerektiğini öğrendiğini, aracın onarılması için müvekkilinin davalıya başvurduğunu ancak davalının müvekkilini oyaladığını, aracın ayıplarının gizlendiğini, aracın ücretsiz onarımını davalıdan istediklerini ancak davalının ücretsiz onarıma yaklaşmadığını, müvekkilinin nakliye işiyle uğraştığından işlerin aksamaması için aracı hemen tamir ettirme zorunluluğu bulunduğundan Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/29 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, delil tespitine göre 48.300 TL onarım bedelinin olacağının bilirkişi raporu ile belirlendiğini, ancak zararın tam olarak belirlenene kadar şimdilik 300 TL onarım masrafı ile 200 TL kira bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yerleşim yerinin, oto alım satım faaliyeti yaptığı yerin ve sözleşmenin ifa edildiği yerin Nevşehir olduğunu, bu nedenle dosyanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Nevşehir mahkemeleri olduğunu, muayene külfetinin alıcıda olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının Kayseri ... servisinden usta getirerek aracı incelettirdiğini ve ayıpsız olduğuna kanaat gelmesi neticesinde aldığını, aracının arızasının davacının hatasından kaynaklandığını, davacının araç kiraladığı iddiasının gerçekleri yansıtmadığını savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Dosya kapsamında davacı 25/04/202 tarihinde Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/29 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdığı görülmüştür. Mahkememiz dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Anılan bilirkişi raporunda aracın ayıplı olduğu semen indirimi uygulanmasının hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir. Davacı ise aracı 01/03/2022 tarihinde satın almış ve servis kayıtlarına ve bilirkişi raporuna göre araç 04/04/2022 tarihinde arıza sebebiyle servise çekilmiş, davacı tarafça 25/04/2022 tarihinde delil tespiti yaptırmak suretiyle davalıya ayıp ihbarında bulunduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa bu 2 ve 8 günlük süre içinde durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Somut olayımızda dava konusu araç, davacı alıcıya 01/03/2022 tarihinde teslim edilmiştir.

Davacı vekilinin ayıp ihbarının ise 25/04/2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmış olup, açıklanan ilkeler uyarınca ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. (Aynı yönde araç ayıp ihbarının süresinde yapılması gerektiğine dair Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/12208 E., 2017/268 K., sayılı ilamı bulunmaktadır.) Davacının davasının reddine..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/12208 E., 2017/268 K., sayılı ilamının mahkemede görülen dosyayla aynı nitelikte olduğu, bu dosyada da inceleme ve ihbar süresine itibar edildiğini belirtmiş ve davamızın reddine karar verdiğini, yerel mahkeme tarafından gerekçeli kararın dayanağı olarak gösterilen karar ile eldeki uyuşmazlığın hiçbir ilgisi bulunmadığını, emsal kararda bahsi geçen uyuşmazlık davaya konu aracın belirtilen özellikleri taşımadığı yönünde olduğunu, davaya konu olayda ise araç satın alındıktan 1 ay sonra motor komple yanmış ve müvekkile ciddi oranda maddi külfet oluşturduğunu, araçtaki özelliklerin belirtildiği gibi çıkmamasıyla aracın motorunun bitik halde olması aynı durumu işaret etmeyecektir keza sonuçları farklı olduğunu, araçta özelliklerin belirtildiği gibi çıkmaması fiziki tespit ve inceleme halinde mümkün olacakken aracın arıza vermesi, arızanın neyden kaynaklandığının, bu arızanın gizli ayıp kaynaklı mı olduğunun uzman tarafından tespiti ile olacağını, bir araç arızalandığında müvekkilin derhal davalıya ihbarda bulunması yersiz olacaktır keza öncelikle arızanın neyden kaynaklandığının tespiti gerektiğini, bu sebeple arızanın tespiti için tarafımızca delil tespiti yoluna başvurulduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere, yerleşik yargıtay içtihatı uyarınca delil tespiti ihbar yerine geçeceğini, bu sebeple müvekkilin henüz arızanın ayıp olup olmadığını bilmeden ihbarda bulunması zaten imkansız olduğunu, keza davalının ayıplı mal sattığı delil tespiti yapıldıktan sonra ve bu dosyada bilirkişi raporu alındıktan sonra ortaya çıktığını, diğer yandan, bu süreçte davalı tarafça da defalarca telefonda görüşüldüğünü, davalı taraf da defalarca aracı kendisinin yaptıracağını söylediğini, davalı tarafça yazılan cevap dilekçesinde bu husus inkar edilmediğini, İstinaf başvurumuzun kabulüyle, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/614E. 2023/1130 K. Sayılı kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılması talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, ayıplı araçtan kaynaklanan tamir ve ikame araç bedeli talebine ilişkindir.

Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, tacir olan davacının TTK'nın 23/1-c.maddesi kapsamında yasal sürede ayıp ihbarında bulunmaması nedeniyle davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/12/2023 tarih ve 2022/614 E - 2023/1130 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4.HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

5.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024

Karar Etiketleri
21.02.2024 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu HMK md.353/1 HMK md.359/4 HMK md.355 HMK md.302/5 TTK md.23/1 HMK md.362/1