Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/2119

KARAR NO: 2024/162

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/04/2023

NUMARASI: 2023/2 Esas - 2023/242 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminatın Rücuen Tahsili

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni şirkete ait ... plaka sayılı kamyon ile davalı ...'nın sevk ve idaresindeki dava dışı ... Ltd. Şti.'ne ait ... plaka sayılı aracın karıştığı 23/02/2008 günlü trafik kazasında, ... plaka sayılı araçta bulunan ...isimli kişinin yaralandığını, bu kişinin müvekkili şirkete, ...'na, ... Ltd. Şti.'ye, ... Sigorta A.Ş.'ye ve ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik olarak Görele Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı tazminat davası sonucunda verilen 2012/186 Esas-2013/205 Karar sayılı ilamla 142.284,77-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 5.000,00-TL manevi tazminatın da vekil edeni şirket yanında ... Ltd. Şti., ile ...'ndan tahsiline karar verildiğini, söz konusu bu ilamın icraya konulması üzerine, vekil edeni şirket tarafından toplam 281.793,50-TL ödeme yapılarak dosya borcunun kapatıldığını, daha sonra vekil edeni şirketin yaptığı başvuru sonucunda, kazaya karışan ... Ltd. Şti.'ye ait ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı bulunan ... Sigorta A.Ş. tarafından 121.960,00-TL, ... Sigorta A.Ş. tarafından da 9.852,00-TL ödeme yapıldığını (toplam 131.812,00-TL) bu şekilde yapılan ödemeler dışında başkaca bir ödeme yapılmadığını, oysa davalı ... Sigorta Şirketi'nin vekil edenine ait aracın kasko ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş'nin de vekil edenine ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olması nedeniyle, üçüncü kişilerin uğradığı zararı poliçeler kapsamında karşılaması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla, vekil edenin icra takibi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 149.981,50-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; 10/10/2018 günlü ıslah dilekçesi ile de, bilirkişi raporu ile hangi davalının ne kadar miktardan sorumlu olduğunun belirlendiğini belirterek, 149.981,50-TL alacağın 136.374,50-TL'lik kısmının davalı ... Sigorta A.Ş'den, 13.507,00-TL'lik kısmının davalı ...'ndan, 100,00-TL'lik kısmının da ... Sigorta A.Ş.'den alınarak vekil edeni şirkete verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek, dava dışı ...'ın yaralanmasına neden olan 23/08/2008 günlü trafik kazasının oluşumunda, davacı şirkete ait araç sürücüsü ile karşı araç sürücüsü olan davalı ...'nın eşit oranda kusurlu oldukları, bu nedenle Görele Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan dava neticesinde, müteselsil sorumluluk kuralları gereğince, kazazede ...'ın uğramış olduğu maddi zarardan ... plaka sayılı araç işleteni olan davacı şirket ile bu aracın ZMM sigortacısı ... Sigorta Şirketi'nin ve ...plaka sayılı karşı araç sürücüsü ...'nın ve ... plaka sayılı aracın ZMM sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin birlikte sorumluluğu yoluna gidildiği, oluşan zararın tamamını ödeyen davacının da; TBK'nın 167. maddesi uyarınca iç ilişki bakımından borcun %50'lik kısmından sorumlu olan karşı araç sürücüsü davalı ...'na ve kendisinin hukuki sorumluluğunu üstlenen ZMM sigortacısı ... Sigorta ile kasko-İMM sigortacısı olan ... Sigortaya rücu amacıyla eldeki davayı açtığı, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin davacı işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu üstlenmiş olmakla, toplam maddi zararın %50'si oranındaki kısmında ZMM sigortası kapsamında; davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise İMM sigortası kapsamında ve ancak, ZMM sigorta poliçesinin teminat limitini aşan kısmı yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, yargılama sırasında temin edilen ve usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılan bilirkişi raporundan da görüleceği üzere, ... plaka sayılı aracın kusuru nedeniyle dava dışı sigorta şirketlerinin yaptıkları ödemelerin tenzili neticesinde davalı ...'nın davacıya ödemesi gereken miktarın 14.414,50-TL, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ödemesi gereken miktarın ise 136.374,50-TL olduğunun belirlendiği, ZMM sigorta poliçesinin teminatını aşan bir maddi zarar bulunmadığından davalı İMM sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği benimsenmek suretiyle ; -Davanın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden KABULÜ ile 136.374,50 TL alacağın davalıdan 02/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile; davalı ... Yönünden KISMEN KABULÜ ile 13.507,00 TL alacağın davalıdan 02/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın REDDİNE, karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, dairece yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 01/12/2022 gün, 2019/3529 esas - 2022/1728 karar sayılı ilamla; "... Görülmekte olan davanın yargılaması sırasında, konusunda uzman bilirkişiler tarafından düzenlendiği anlaşılan 06/06//2018 günlü rapordaki belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve söz konusu rapordaki tespitlerin, davalı sigorta şirketinin taraf sıfatını aldığı, Görele Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülerek sonuçlanan 2012/186 esas ve 2013/205 karar sayılı dava dosyasında belirleme ve değerlendirmelerle örtüşmesi karşısında hükme esas alınarak, kusur durumunun %50-%50 olduğunun kabul edilmiş bulunmasında ve herhangi bir isabetsizlik tespit edilememiş ise de; Dosyada mevcut belge ve bilgilerden; 23/08/2008 tarihinde meydana geldiği konusunda herhangi bir duraksama bulunmayan kaza neticesinde yaralanarak maddi zarara uğradığı anlaşılan ... tarafından Görele Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde; kazaya karışan, ... plaka sayılı araç maliki ( ... A.Ş), ... Plaka sayılı aracın ZMM sigortacısı (... Sigorta Şirketi) ile kazaya karışan ... plaka sayılı diğer araç maliki (... Turizm), sürücüsü (...) ve ZMM sigortacısı (... İsviçre Sigorta) aleyhine teselsül hükümlerine dayanılarak maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, kazaya karışan araç sürücülerinin eşit oranda (%50-%50) kusurlu oldukları ve ...'ın talep edebileceği maddi tazminat miktarının 142.284,77-TL bulunduğu benimsenerek maddi tazminata ilişkin olarak tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğu yoluna gidildiği, ancak hüküm yerinde davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunun açıklandığı, hüküm altına alınan 5.000.00-TL manevi tazminatın ise davalı ... A.Ş, davalı ...Şirketi ve davalı ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği; söz konusu bu karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yasa yoluna başvurulmadığı; ve hak sahibi 3. kişinin ilama dayalı olarak davalılar aleyhine başlatılan icra takibine konu alacağın ( dosya borcunun) eldeki davanın davacısı olan ... AŞ tarafından ödenerek dosyanın kapatıldığı anlaşılmaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun Müşterek borçlular arasındaki münasebetleri düzenleyen 146/1 madde hükmü uyarınca hissesinden fazla tediyede bulunan müşterek borçlunun, diğerlerine rücu hakkına sahiptir:( Benzer düzenleme 6098 sayılı TBK'nun 167.maddesinde de mevcuttur.) Eldeki dava da zaten bu hakka dayanılarak açılmıştır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dava konusu rücu alacağına dayanak Görele Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ilamında davalı ... Sigorta şirketinin maddi tazminata ilişkin asıl alacak (142.284,77-TL) yönünden poliçe limiti ile sınırlı olacak biçimde sorumlu tutulduğu ve kaza tarihi itibariyle de poliçe limitinin 125.000,00-TL olduğu sabittir. O halde istinaf eden davalının rücuan sorumlu olduğu miktar; poliçe limiti olan 125.000,00-TL ve bu miktara isabet edecek icra takibine kadar olan faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti ve yine poliçe limiti olan 125.000,00-TL'ye isabet edecek olan takipten sonra işleyen faiz, icra giderleri, vekalet ücretine göre hesaplanarak ve bu şekildeki hesaplamadan sonra da kusur indirimi yapılarak sonuç miktarın tespit edilmesi gerekirken; istinaf eden davalı sigorta şirketi 142.284,77-TL asıl alacağın tamamından sorumlu imiş gibi yapılan hesaplama neticesinde belirlenen toplam 272.749,00-TL'nin, kusura isabet eden (%50) 136.374,50-TL'sinin davalı sigorta şirketinden talep edilebileceği yönündeki belirleme ve değerlendirme isabetsiz olmuştur. Hal böyle olunca; mahkemece konunun özellikleri gözetilerek, az yukarıdaki paragrafta açıklandığı şekilde hesaplama yapılması için dosyanın 06/06/2018 günlü raporu düzenleyen bilirkişilere tevdi edilerek ek rapor alınması ve ondan sonra ulaşılacak sonucu göre davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının belirlenmesi yoluna gidilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olması HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamındaki hali oluşturacağı..." gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, dosyanın usulü kazanılmış haklara halel gelmeyecek şekilde yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2023/2 esasa kaydedilen davanın yargılaması neticesinde mahkemece;-Davanın, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ve davalı ... yönünden KISMEN KABULÜ ile tahsilde tekerrür olmamak üzere 119.669,68 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş'den 02/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; 13.507,00 TL'nin ise davalı ...'ndan 02/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE -Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın REDDİNE, karar verilmiş ve davacı vekilinin talebi üzerine verilen 04/09/2023 günlü tavzih kararıyla da hükmün 7.maddesinin tekerrür teşkil ettiği gerekçesiyle karardan çıkartılmasına hükmedilmiştir.İlk derece mahkemesince verilen 12/04/2023 günlü asıl karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve mahkemece davalı vekilinin istinaf başvurusu değerlendirilerek verilen, 11/09/2023 günlü ek kararla; Davalının verilen kesin süre içerisinde istinaf avans ve harçlarını yatırmadığı anlaşılmakla, istinaf talebinden HMK.344.maddesi uyarınca "vazgeçmiş sayılmasına" karar verilmesi üzerine de verilen bu ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurularak; Eksik harç ve gider avansının yatırılması için çıkarılan muhtıranın asile tebliğ edilmesi gerekirken vekile tebliğ edilmiş olmasının isabetsiz olduğu, kaldı ki çıkartıldığı iddia olunan tebligatın da yasal şartları taşımadığı, dolasıyı ile ek kararın hukuka aykırı bulunduğu bu nedenle kaldırılarak önceki istinaf talepleri doğrultusunda inceleme yapılmasını istemiştir. 6100 sayılı HMK.nun 344. maddesi gereğince; "istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması halinde, 346. maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır." HMK.nun 346/2 maddesi gereğince; "Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar." denilmektedir. Yukarıda belirtilen yasal hükümler gözetildiğinde istinaf dilekçesi verilirken başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderlerin peşin olarak hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Ayrıca bu bildirimde yatırılması veya tamamlanması istenen istinaf harç ve giderleri kalem kalem ve miktar olarak belirtilmeli, istinaf harç ve giderlerinin nereye yatırılacağı açıkça yazılmalıdır. Somut olayda, mahkemece eksik istinaf harç ve giderlerine ilişkin olarak bir muhtıra düzenlenmediği, sadece tebligat zarfı oluşturulduğu ancak, tebligat üzerine yazılı ihtarda yatırılacak harç ve avans miktarı belirtildiği ve tebligatın da vekile yapıldığı anlaşılmış ise de; istinafa konu kararda davalı ...'nın sorumlu olduğuna hükmonulan karar ve ilam harcı 630,74-TL olup, bu durumda yatırılması gereken istinaf karar ve ilam harcının 179,80-TL olacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Bu durumda istinaf başvurusu sırasında davalı ... tarafından yatırılması gereken istinaf harçlarının doğru bir biçimde 03/06/2023 tarihinde yatırıldığı, ikmali gereken eksik harç olmadığı anlaşıldığından; mahkemece 11/09/2023 tarihli ek karar ile verilen "istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına" ilişkin karar isabetsiz olup, davalı vekilinin bu ek karara yönelik istinaf itirazının kabulü ile, 11/09/2023 tarihli ek kararının kaldırılması gerektiği sonucuna varılarak, davalı vekilinin asıl karara yönelik istinaf başvurularının incelenmesine geçilmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; dava dilekçesi uyarınca vekil edeninden talep edilen tazminat miktarı 149.981,50-TL olduğu ve yargılama sonucunda da müvekkilinin sorumlu olduğu miktarın 14.414,50-TL bulunduğu sonucuna varıldığına göre; ret vekalet ücretinin135.567,00-TL üzerinden takdir edilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucunda eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı bulunduğu, ayrıca ilk derece mahkemesince 07/09/2017 tarihli duruşma oturumunda davacı tarafa 500,00-TL ek gider avansı yatırılması için kesin mehil verildiği ve bu mehlin gerekleri de yerine getirilmediği için esasen davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğine ilişkin 13/10/2017 tarihli dilekçedeki taleplerinin değerlendirme dışı bırakılmış olmasının da yerinde olmadığı hususlarına yöneliktir. Dava; trafik kazası sonucunda meydana gelen bedensel zarara dayanılarak, hak sahibi üçüncü kişinin açmış olduğu dava neticesinde hükme bağlanan maddi ve manevi tazminat alacağını bu ilama dayalı olarak başlatılan icra takibi sırasında ödeyen davacının, diğer zarar sorumluları olan davalılardan rücuan tahsili isteğine ilişkindir.

1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle, yargılama sırasında 07/09/2017 günlü duruşma oturumunda verilen ara kararla her ne kadar davacı tarafa bilirkişi incelemesi yaptırılabilmesi amacıyla 500,00-TL ek gider avansı yatırılması için süre verilmiş ve kesin süre içerisinde eksik gider avansı yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçileceği ihtar edilmiş ise de, aynı günlü duruşma oturumunda 2 nolu ara kararla bilirkişi incelemesi yaptırılabilmesinin Giresun ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının getirtilmesine bağlı tutulduğu ve fakat söz konusu icra dosyasının gelmemesi nedeniyle de 3. ve 4 nolu ara kararların yerine getirilmediği ve müteakip icra dosyasının gelmesinden sonra da gerekli bilirkişi incelemesinin davacı tarafça yatırılan gider avansından karşılanmak suretiyle yapıldığı, dolayısıyla da davacının yargılamanın uzamasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından mahkemece, davalı tarafın bu konudaki talepleri üzerinde durulmadan esas hakkında karar verilmiş olmasında da herhangi bir isabetsizlik olmamasına ve önceki karara karşı davalı ...'nın istinaf yasa yoluna başvurmadığı gözetilerek davacı taraf yararına oluşan usulü kazanılmış hak dikkate alınmak suretiyle davalı ...'nın 13.507,00-TL ile sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında da bir yanılgı mevcut olmamasına göre, davalı vekilinin aşağıda belirtilen husus dışında kalan istinaf itirazlarının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

2.Ne var ki 30/01/2019 gün 2016/938 Esas - 2019/59 Karar sayılı önceki ilama karşı sadece davalı ... Sigorta Şirketi tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve karar bu başvuru üzerine, istinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi yararına kaldırılmıştır. Bu durumda; önceki karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmadığına göre söz konusu önceki kararda davalı ... lehine veya aleyhine hüküm altına alınan vekalet ücretlerine ilişkin belirlemelerin ... yönünden usulü kazanılmış hak oluşturacağı, konusunda duraksamamak gerekir. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince verilen önceki karara konu hüküm fıkrasının, 6.maddesinde davalı ... aleyhine belirlenen 2.725,00-TL' vekalet ücretini aşar biçimde ve yine hüküm fıkrasının 7.maddesi ile davalı ... lehine belirlenen 13.667,96-TL vekalet ücretinin altında bir vekalet ücretine hükmedilmesi usulü kazanılmış hakkı bertaraf ettiğinden isabetsiz olmuştur. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun sadece açıklanan bu duruma ilişkin olmak kaydıyla kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen 12/04/2023 günlü karar ile bu karara bağlı olarak verilen 04/09/2023 günlü tavzih kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle tüm taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek hükmün diğer bölümlerine dokunulmaksızın, sadece davalı ... hakkındaki vekalet ücretine ilişkin hatalı uygulamanın düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2023 tarih ve 2023/2 Esas - 2023/242 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise yukarıda (1) sayılı bentte gösterilen sebeplerle REDDİNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırıldığı anlaşılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde sözü edilen davalıyı iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf aşamasındaki diğer yargılama giderlerinin ise takdiren yapan üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2023 tarih ve 2023/2 Esas-2023/242 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a/Davanın, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ve davalı ... yönünden KISMEN KABULÜ ile tahsilde tekerrür olmamak üzere 119.669,68 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş'den 02/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; 13.507,00 TL'nin ise davalı ...'ndan 02/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE b/Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın REDDİNE, c/Karar ve ilam harcı 9.097,29 TL'den peşin alınan 3.362,50 TL harcın mahsubu ile kalan 5.734,79 TL'nin 5.104,05 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den ve 630,74 TL'sinin davalı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, ç/Davacı tarafından yapılan 2.800,00 TL bilirkişi ücreti, 780,30 TL posta ve tebligat masrafı, 3.398,70 TL harç masrafı olmak üzere toplam 6.979,00 TL yargılama giderinden 5.527,00 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den ve 614,1TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına d/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 18.950,35 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 2.725,00- TL vekalet ücretinin de (-usuli kazanılmış hak nedeniyle) davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, e/İlk derece mahkemesince verilen 30/01/2019 günlü önceki karar, hem davacı, hem de davalı ... tarafından istinaf edilmemekle, her iki taraf yararına bu suretle oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak belirlenen 13.667,96-TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak yargılama sırasında vekille temsil edildiği anlaşılan davalı ...'na verilmesine, f/Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.15/02/2024

Karar Etiketleri
15.02.2024 REDDİNE ISTINAFHUKUK DIGER Trafik Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 818 sayılı Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.344 K818 md.146/1 K6098 md.167 TBK md.167 HMK md.362/1 K6100 md.355