Aramaya Dön

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/695
Karar No
K. 2023/1270
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/695 E.  ,  2023/1270 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/695
Karar No: 2023/1270
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem:

Davacı tarafından, ... Makina Aksamları ve İnşaat Sanayi İthalat İhracat ve Dahili Ticaret Limited Şirketine ait 2004 ve 2005 yıllarına ilişkin muhtelif vergi, ceza ve gecikme faizi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: Dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı şirket adına düzenlenen ödeme emirleri, muhtar ve bina sakinleri nezdinde tanzim olunan adres tespit tutanaklarına istinaden şirketin bilinen adresinde tebliğ edilemediğinden bahisle ilanen tebliğ edilmiştir. 213 sayılı Usul Kanunu'nun 102. maddesinde, açık olarak denildiği gibi icra ve keyfiyetin taahhüt ilmühaberine yazılmak suretiyle tespitinin yapılmadığı, bunun yerine her zaman düzenlenmesi mümkün olan adres tespit tutanağı tanzimi yoluna gidildiği, bunun ise Kanun'da öngörülen usule aykırı olduğu, bu durumda ortada usulüne uygun olarak tahakkuk ettirilmiş bir alacaktan bahsedilemeyeceğinden dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emirlerini iptal etmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/03/2021 tarih ve E:2016/12423, K:2021/1820 sayılı kararı:

Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ait tebliğ alındılarında Kanun'un aradığı anlamda herhangi bir şerh ve imza bulunmamaktadır. Ancak 12/08/2011 tarihinde asıl borçlu şirketin bilinen adresinde düzenlenen adres tespit tutanağı ile asıl borçlu şirketin söz konusu adreste bulunmadığı, adreste bir başka mükellefin faaliyette bulunduğu mahalle muhtarının ve yoklama memurunun imzası ile tespit edilmiştir.

Uyuşmazlıkta, asıl borçlu şirketin bilinen adreslerinde düzenlenen adres tespit tutanağı ile adreste bulunamadığı hususu mahalle muhtarı nezdinde usulüne uygun tespit edilmiştir. Bu aşamadan sonra ilanen tebliğin usulüne uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, mal varlığı araştırması, tahsil zamanaşımı, davacının kanuni temsilcilik sıfatını haiz bulunup bulunmadığı, sorumluluk dönemi ve sorumluluk koşulları yönlerinden değerlendirilme yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. Daire bu gerekçeyle Vergi Mahkemesi kararını bozmuş; davalının karar düzeltme istemini ise incelenmeksizin reddetmiştir. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı: Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY: ... Makina Aksamları ve İnşaat Sanayi İthalat İhracat ve Dahili Ticaret Limited Şirketinin bilinen adresinde 12/08/2011 tarihinde düzenlenen adres tespit tutanağıyla, adreste başka bir kişinin faaliyet gösterdiği hususu memur ve mahalle muhtarı imzası ile tespit edilmiştir.

Bunun üzerine şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ilanen tebliğ edilmiş olup borcun vadesinde ödenmediği ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasından sonuç alınamadığından bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir: "Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur. Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.

Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır. Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur. Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir. Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur." Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğin ilanla yapılacağı haller" başlıklı 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali ise şu şekildedir: "Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoluyla yapılır.

1.Muhatabın adresi hiç bilinmezse;

2.Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse;

3.Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa;

4.Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa." Kanun'un 104. maddesinde ilanen tebliğin şekil şartları, 106. maddesinde de ilanın neticeleri düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: I- Israr kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptaline dair hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri şirketin bilinen adresinde tebliğ edilemediğinden bahisle 2010 yılında ilanen tebliğ edilmiştir. Dosyada mevcut adres tespit tutanaklarının ise anılan yıldan sonra düzenlendiği görülmektedir. Davalı idarece ilanen tebliğden önce şirketin adreste bulunmadığı hususunu ortaya koyan bir bilgi ve belge de dosyaya ibraz edilmemiştir. Şirketin bilinen adresinde bulunamadığı hususu davalı idarece ortaya konulamadığından, ilanen tebliğe ilişkin şartların gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle ısrar kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptaline dair hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. II- Israr kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptaline dair hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme:

Asıl borçlu şirketin bilinen adresinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usule uygun olarak düzenlenen adres tespit tutanağıyla tespit edilmesi karşısında olayda şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliğine ilişkin şartların gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir.

Bu durumda şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliğinin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi kapsamında incelenebilecek diğer hususlar yönünden inceleme yapılmak suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının bu kısma ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin KISMEN REDDİNE; KISMEN KABULÜNE,

2.... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin REDDİNE,

3.Anılan ısrar kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptaline dair hüküm fıkrasının BOZULMASINA,

4.Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptaline dair hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog