DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1491 E. , 2023/1277 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Televizyon Yayıncılık Yapımcılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 2007 yılının Ocak ila Aralık, 2008 yılının Ocak ve Şubat dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ile gecikme faizine ilişkin borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve (…) sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri şirketin bilinen adresinde bulunamadığından bahisle ilanen tebliğ edilmiş ise de şirket adına düzenlenen ödeme emrine ilişkin tebliğ alındısı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde belirtilen kişilere imzalatılmak suretiyle tutanak haline getirilmemiştir. Bu nedenle, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliğinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, amme alacağının şirketten tahsilinin mümkün bulunmadığı ortaya konulamadığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Mahkeme bu gerekçeyle ödeme emrini iptal etmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 07/02/2022 tarih ve E:2018/40, K:2022/589 sayılı kararı: Asıl borçlu şirketin adresinde düzenlenen 11/06/2014 tarihli tutanak ile şirketin adresinde bulunamadığı memur ve mahalle muhtarı imzası ile tespit edilmiştir.
Uyuşmazlıkta, asıl borçlu şirketin bilinen adresini bildirimsiz terk ettiği ortada olup Vergi Usul Kanunu'nun amaçladığı anlamda tebliğ imkansızlığının gerçekleştiği ve ilanen tebliğ için gerekli şartların bulunduğu açıktır. Bu durumda, davanın esası hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Asıl borçlu şirketin iş yeri adresinde bulunamadığının usulüne uygun olarak düzenlenmiş adres tespit tutanağı ile tespit edilmesi karşısında olayda şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliğine ilişkin şartların gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 104. maddesine uygun biçimde ilanen tebliğ edilip edilmediği de dahil olmak üzere dava konusu ödeme emrinin hukuka uygunluğunun diğer hususlar yönünden incelenerek karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY: … Televizyon Yayıncılık Yapımcılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin bilinen adresinde 11/06/2014 tarihinde düzenlenen adres tespit tutanağıyla, şirketin adresi terk ettiği, yeni adresinin bilinmediği hususu memur ve mahalle muhtarı imzası ile tespit edilmiştir.
Anılan tutanakta, tutanağın dava konusu ödeme emri içeriği borçların tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen … tarih ve (…) sayılı ödeme emri için düzenlendiği belirtilmiştir.
Bunun üzerine şirket adına düzenlenen ödeme emri ilanen tebliğ edilmiş olup borcun vadesinde ödenmediği ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasından sonuç alınamadığından bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir: "Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur. Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır. Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur. Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir. Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur." Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğin ilanla yapılacağı haller" başlıklı 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali ise şu şekildedir: "Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoluyla yapılır.
1.Muhatabın adresi hiç bilinmezse;
2.Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse;
3.Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa;
4.Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa." Kanun'un 104. maddesinde ilanen tebliğin şekil şartları, 106. maddesinde de ilanın neticeleri düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Asıl borçlu şirketin bilinen iş yeri adresinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usule uygun olarak düzenlenen adres tespit tutanağıyla tespit edilmesi karşısında olayda şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliğine ilişkin şartların gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durumda şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliğinin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi kapsamında incelenebilecek diğer hususlar yönünden inceleme yapılmak suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2.… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 01/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.