T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
EK AR TARİHİ: 25/10/2023
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 09/02/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İhtiyati haciz talep eden vekili; müvekkil .... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 21.04.2021 düzenleme tarihli 21.10.2021 ödeme tarihli düzenleme yeri Antalya 10.000.000,00 TL bedelli, 21.04.2021 düzenleme tarihli 21.10.2021 ödeme tarihli düzenleme yeri Antalya 10.000.000,00 TL bedelli, 21.04.2021 düzenleme tarihli 21.10.2021 ödeme tarihli düzenleme yeri Antalya 10.000.000,00 TL bedelli bonolar nedeniyle .... Turizm İnşaat Tic. A.Ş.'den toplamda 30.000.000,00 TL alacaklı olduğunu, Senet keşidecisi .... Turizm İnşaat Tic. A.Ş.'nin otel işletmeciliği konusunda birden fazla otelin işletmeciliğini yaptığını, ödeme güçlüğüne düşmesi ve borçlarını ödememek için, karşı taraf .... Turz. Gıda San ve Tic AŞ. ile kurulan ortaklık uyarınca, diğer karşı taraf .... Otel San ve Tic. A.Ş. üzerinden otelleri işletmeye başladıklarını fiili ve organik bağ ve muvazaalı işlemler nedeniyle bono keşidecisi dışında diğer karşı taraf şirketlerin de borçtan sorumlu olduklarını, dosyaya yansıyan tüm evraklar ile ihtiyati haciz talebinin tüm koşullarının gerçekleştiğini, aleyhlerine ihtiyati haciz istenen tüm şirketlerin borçlarından kurtulmak gayreti içerisinde olduklarını, devredildiği iddia edilen otellerin, aleyhine ihtiyati haciz talep olunan şirketler eliyle işletilmesi sebebiyle alacaklılardan mal kaçırma ve adres değiştirme, işletmeleri devretme ihtimali bulunduğunu, vadesinde ödenmeyen bonoların tamamı olan 30.000.000,00 TL'lik kısmına, mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen 13/10/2023 tarihli kararı ile; "30.000.000,00.-TL miktarlı borcun muaccel olmasına rağmen ödenmediği ve rehin ile de temin edilmemiş bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebi İİK’nın 257. maddesine uygun olmakla, ihtiyati haciz talebinin %15'ine isabet eden 4.500.000,00.-TL mukabilinde borçluların kendilerine ait menkul ve gayrimenkulleri ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının borca ve ferilerine yetecek kadarına ihtiyati haciz konulmasına" karar verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden .... Otelcilik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili itiraz dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında özetle; takibe konu senette müvekkili şirketin cirosu ya da borç ikrarını içerir imza ve ibare bulunmadığını, talep eden tarafından sunulan delillerin hiç birisinde yaklaşık ispat koşulu sağlanmamış olup, tamamı fotokopi çıktısı olan, sahte ve uydurma belgeler olduğunu, tanzim tarihleri ile ödeme tarihleri aynı olan 3 adet bononun uydurma belge olduğunu, ihtiyati haciz talep eden .... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin sözde bonoların tanzim tarihi olan 21.04.2021 tarihindeki şirketin tüm sermayesi 08.04.2021 tarihli ticaret sicil gazetesinde görüldüğü üzere 50.000,00-TL olduğunu, borçlu olduğu iddia edilen .... Turizm İnşaat Tic. A.Ş.'nin de 21.04.2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde görüldüğü üzere tüm sermayesi 1.000.000-TL olduğunu, elli bin lira sermayesi olan bir şirketin bir milyon lira sermayesi olan bir şirkete otuz milyon borç verdiği hususunun hem akıldan hem de hukuktan tamamen uzak olduğunu, ayrıca aynı gün aynı vadeye aynı miktarda 3 adet bono keşide ederek bu sözde borcun ödeneceği düşüncesinin de hem ticarete hem de mantığa bir hayli uzak olduğunu, bu derece yüksek miktarlı ve şüphe uyandıran bonolar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmeden evvel en azından talep edenin ticari defterlerinin şeklen dahi incelenmiş olması gerektiğini, şirkette bu denli bir paranın nasıl girdiği ve ne amaçla borç verildiğinin de mali açıdan açıklanması gerektiğini, nitekim .... Otel'in 1 yıllık şirket iken birden bire o tarih itibari ile 5 yıldızlı otel fiyatı olan bu borcu nasıl ve ne şekilde aldığını, buna ilişkin bir banka hesap hareketinin olmadığını, bu borç ilişkisine konu bonoların miktar ve ciro silsilesi yönünden yaklaşık ispat koşulunu oluşturmazken, bu sözde borç ilişkisinin hiç bir surette tarafı olmayan müvekkili şirket hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiş olmasının tamamen iyi niyetten ve hukukilikten uzak olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin bir dönem SGK'lı olarak organik bağ olduğunu beyan ettiği şirkette çalışmış olması nedeniyle organik bağ olduğu gerekçesiyle verilen ihtiyati haciz kararının kanunun ruhuna aykırı olduğunu belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden .... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili itiraz dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında özetle; müvekkili şirketin davacı yana herhangi bir borcu bulunmamakta olup, dava konusu bonolarda imzasının dahi bulunmadığını, mahkemece görüleceği üzere müvekkili şirketin haciz konusu bonolarda imzası bulunmamakta olup, borcun tarafı olmadığını, hal böyleyken borcun tarafı olmayan müvekkili şirket aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı arandığını, müvekkili şirketin borçlu olmadığının açıkça görülmekte olduğunu, somut olayda yaklaşık ispat kuralının sağlanmamış olup, daha önce yine bonodan kaynaklı davacının .... Seyahat ve borçlunun .... Otelcilik olduğu borcun tarafı olmayan müvekkili şirket aleyhinde talep edilen ihtiyati haciz talebinin Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....
E. Sayılı dosyası ile reddedildiğini, taraflar arasında organik bağ olmadığının yargı kararları ile sabit olduğunu, davacı yanın taraflar arasında organik bağ olduğuna kanaat getirildiğini belirttiği Manavgat İş Mahkemesi dosyasında iş davalarındaki işçi lehine yorum ile davacı işçinin iddiaları doğrultusunda müvekkili şirket yönünden hiçbir inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde bono borçlusu .... Otelcilik'in yetkilileri, ortakları, şirket adresleri ve faaliyet alanlarının birbirinden farklı olduğunun açıkça görüleceğini, müvekkili şirketin 2004 yılından beri faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, dolayısıyla gerek borçlu şirketin kuruluşundan gerekse de bonodaki tarihten yaklaşık 17 yıl önce kurulmuş bir şirket olduğunu, taraflar arasında organik bağ bulunmadığı hususunun ticaret sicil kayıtlarında açıkça görülmekte olduğunu, müvekkili şirketin bugüne kadar ödemelerini günü gününe yapan, alanında bilinirliği olan bir şirket olduğunu, ancak tarafı dahi olmadığı bir borç nedeniyle tüm hesaplarına, araçlarına haciz konulması sebebiyle ciddi zarara ve hak kaybına uğradığını ve uğrayacağını, bu hususa ilişkin tazminat, şikayet dahil her türlü dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını, ayrıca davacı yanca geçtiğimiz günlerde .... Otelcilik'in borçlu olduğu, müvekkili şirketin dosyada taraf olmadığı Antalya Genel İcra Dairesi'nin ....
E. Sayılı icra dosyası ile müvekkili şirket adresine hacze gelinmiş olup, haciz mahalinde yapılan evrak araştırmasında ....
Otelcilik'e ait herhangi bir evrak bulunmadığını, .... Otelcilik yetkilileri, ortakları haciz mahallinde görülmediğini zira müvekkili şirket ile .... Otelcilik arasında organik bağ bulunmamakta olup, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, söz konusu icra dosyasında davacı yana istihkak davası açması için İİK madde 99'a göre süre verilmiş olup, davacı yanca istihkak davası dahi açılmadığını, ayrıca davacı ile borçlu .... Otelcilik arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, ihtiyati haczin şartları sağlanmamış olup, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden .... Seyahat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında özetle; borçlu şirket ile itiraz eden şirketler arasındaki organik ve fiili bağın varlığının çok açık resmi belgelerle dosyada kanıtlandığını, itiraz eden şirketlerin, itiraz dilekçelerinde, alacak konusu bonoların keşidecisi borçlu .... şirketi ile aynı adreste yani .... Mah. ... Sok. No:... İç Kapı No:.... .... Antalya şube açılışı yaptıkları ya da, .... şirketi gibi bu adreste faaliyet gösterdiklerine yönelik dosyaya sunmuş oldukları belgelere ve iddiaları inkar etmediklerini, itiraz eden .... Tur. AŞ. ve ....
Tur. A.Ş.'nin ortak ve yetkilisi olan ... ın , alacak dayanağı otel işletmesini devreden .... Otel Turizm İnşaat Tic. A.Ş.'nin satış müdürü ve çalışanı olduğu gerçeğini de inkar etmediklerini, ihtiyati hacze konu bonoların keşidecisi .... Otel Turizm. İnşaat Tic. A.Ş.'nin TTSG'nin 21.04.2021 tarih .... sayılı ilanıyla .... Mah. ... Sok. No:... İç Kapı No:... .... /Antalya adresinde resmi olarak şube açılışı yaparak otel işletmeciliğin faaliyetine başladığını, yine aleyhine ihtiyati haciz talep olunan .... Tur. Gıd. Tic. A.ş.'nin de TTSG'nin 12.04.2021 tarih .... sayılı ilanıyla, alacak konusu bonoların keşidecisi şirketin adresi olan .... Mah. ... Sok. No:.... İç Kapı No:.... .... Antalya adresinde şube açılışı yaparak tescil ve ilan ettirdiğini ve otel işletmeciliği konusunda faaliyetine başladığını, yine diğer aleyhine ihtiyati haciz talep olunan .... Tur. Otel San. Ve Tic. A.ş.'nin de 07.06.2021 tarihinde aynı adreste, otel işletmeciliği faaliyetine fiilen başladığını, oteli resmi ve fiili olarak işleten olarak haciz dosyalarına sunulan vergi levhasının da dosyaya sunulduğunu, borçlu şirketin ödeme güçlüğüne düşmesi sonrasında borçlarını ödememek için işletmiş olduğu oteli, .... A.Ş. üzerinden işletmeye başladıklarını, karşı taraf şirket .... A.Ş.'nin de keşideci borçlu şirketin adresinde şube açılışı yapması yanında oteli vergi, levhası ile resmi olarak işleten .... A.Ş.'nin kurucu ortağı olarak muvazaalı işlemlerin tarafı olduğunu, ortaklık ön protokolünün 2. Maddesinin 2. Paragrafında; yapılan bu ortaklığının ve hisselerin yeni bir şirketin kurularak (.... ) tescil edileceğini kararlaştırdıklarını, bunların yanında .... Tur. AŞ. ve ...
Tur. A.Ş.'nin ortak ve yetkilisi olan ... ın , otel işletmesini devreden .... Otel Turizm İnşaat Tic. A.Ş.'nin satış müdürü yani çalışanı olduğunu, yine her üç şirketin adi ortaklık kurduklarına dair iddialara ve buna yönelik düzenlenen ve dosyaya sunulan sözleşmeyi de inkar etmediklerini, bu kadar açık delile rağmen halen organik bağın varlığının kanıtlanması gerektiği bunu yargılamayı gerektirdiği gibi iddialarla mal kaçırmayı amaçladıklarını, karşı yan şirketler arasındaki çok açık belgelerle kanıtlanan ve itiraz edenlerce açıkça inkar edilmeyen deliller karşısında, tüzel kişilik perdesinin aralanması ve organik bağın varlığının sabit olduğunu, bunun yanında daha önceden mahkememizce görülen davada verilen ihtiyati haciz kararı üzerine taraflarla anlaşarak borcu ödeyip dosyayı da takipsiz bırakıldığından dolayı açılmamış sayılma kararı verildiğini, ayrıca 2. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davada da istihkak iddialarının da reddedildiğini, Manavgat İş Mahkemesince verilen kararda şirketler arasında organik bağ olduğu belirtildiğini, tüm bu sebeplerle mahkemece verilen karar yerinde olup, ihtiyati hacze itirazların ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen 25/10/2023 tarihli ek kararı ile; "alacaklı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu tüm deliller ile davalı firmaların ortaklık yapıları değerlendirildiğinde; itiraz eden .... Tur. AŞ. ve ....
Tur. A.Ş.'nin ortak ve yetkilisi olan .... ın , alacak dayanağı otel işletmesini devreden .... Otel Turizm İnşaat Tic. A.Ş.'nin satış müdürü ve çalışanı olduğu, .... Tur AŞ ile .... Otel Tur.İnş.AŞ ile aralarında yapılan borçların devrine ilişkin sözleşme, dosyada bulunan ticaret sicil gazetesi örneklerinde ve vergi levhasında her üç şirketin de adreslerinin aynı olması ve Manavgat İş Mahkemesi'nin .... Esas ve .... karar sayılı ilamında üç borçlu şirket arasında organik bağ olduğuna ilişkin tespiti dikkate alındığında İİK'nun 257. maddesindeki koşulların yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde yerine getirildiğinin kabulü gerekmektedir. İtiraz eden borçluların bonolarda yazılı olan miktara itirazları ise esasa yönelik olup, bu iddiaların ancak ileride açılabilecek menfi tespit davasında görülecek hususlardan olması nedeni ile itirazın reddine" karar verilmiştir. Karar, .... Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve .... Turizm Otelcilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından istinaf edilmiştir.
İtiraz eden .... Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ihtiyati haciz konusu bonolarda imzasının bulunmadığını, borcun tarafı olmayan müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, somut uyuşmazlıkta davacının iddia ettiği şekilde "ikiz şirket"lik durumunun bulunmadığını, yetkililerin, ortaklarının aynı olması ihtiyati haciz verilirken aranacak yaklaşık ispata yeterli ölçü olmayacağını, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ilkesinin uygulanmasının Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere, esas yargılamada dahi sınırlı durumlarda uygulanabileceği böyle bir ilkeye dayanarak yaklaşık ispatın var olduğunu kabul etmenin hak kaybına neden olacağına, borcun varlığının ispatına yönelik bir yeterli, bu aşamada incelenebilecek delil olmadığını, ihtiyati haciz talep edenin yaklaşık ispat külfetini yerine getiremediğini, Antalya 7. İcra Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında müvekkili şirketin ticari defterleri ve ticaret sicil kayıtlarının incelenmesi sonucunda .... Otelcilik ile müvekkili şirket arasında organik bağ bulunmadığına hükmedildiğini, Manavgat İş Mahkemesi dosyasında iş davalarındaki işçi lehine yorum ile davacı işçinin iddiaları doğrultusunda müvekkili şirket hakkında hiçbir inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, ticaret sicil kayıtları celp edilmeden, tarafların ticari defterleri incelenmeden ihtiyati haczin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bono borçlusu .... Otelcilik'in yetkilileri, ortakları, şirket adresleri ve faaliyet alanlarının müvekkili şirketinkinden tamamen farklı olduğunu, müvekkili şirketin 2004 yılından beri faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla gerek borçlu şirketin kuruluşundan gerekse de bonodaki tarihten yaklaşık 17 yıl önce kurulmuş bir şirket olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, .... Otelcilik'in borçlu olduğu dosyalarda müvekkili şirket adresine gelinen hacizlerde borçlu şirket ile ilgili hiçbir evrak bulunmadığını, .... Otecilik yetkilisi ve ortaklarının haciz mahallinde görülmediğini, söz konusu icra dosyasında davacı yana istihkak davası açması için süre verildiğini, alacaklı tarafça istihkak davası dahil açılmadığını, ihtiyati haciz kararı ile müvekkili şirketin bankalardaki tüm kredibilitesinin yok edildiğini, banka blokeleri sebebiyle ödemelerin yapılamadığını, araçların çekilmesi nedeniyle sevkiyatların sekteye uğradığını, müvekkili şirketin gerek müşterilerinin gerekse de tedarikçi firmaların nezdinde ciddi ticari itibar kaybına uğradığını, bu nedenlerle telafisi imkansız zararların ortaya çıktığını ve her geçen zararların artacağını, borcun tarafı olmayan müvekkili şirket yönünden davacı iddialarının yargılamayı gerektirdiğini, müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, alacaklı ile borçlu .... Otelcilik arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının tespiti gerektiğini, alacaklı tarafından borçlu aleyhine Antalya 4. ATM'nin .... Esas sayılı dava dosyası ile işletme devrine dayalı açılan alacak davasında ihtiyati hacze konu edilen 30.000.000,00 TL tutarlı alacaktan bahsedilmediğini, müvekkili şirket adresine yapılan haciz sonucunda alacaklı yanın istihkak davası açmadığını, bu sebeple alacaklı ile borçlu arasındaki borç ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı, haksız şekilde müvekkili şirketten çıkar sağlamaya çalışıp çalışılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hacze konu yapılan bonoların düzenleme tarihinde alacaklı şirketin esas sermayesinin sadece 50.000,00 TL olduğunu, buna rağmen yaklaşık 40.000.000,00 TL tutarlı bir alacağının olmasının şüpheli olduğunu, sadece bu hususun dahi borç ilişkisinin muvazaalı olabileceğini gösterdiğini belirterek, ticari defterlerin ve sicil kayıtlarının incelenmesi neticesinde taraflar arasında organik bağ bulunmadığı tespit edilen Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı kararı da göz önüne alınarak yerel mahkeme kararının ve ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz eden .... Otelcilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ihtiyati haciz talep edene hiç bir borcu bulunmadığını, bunun yanı sıra sözde bono borçlusu olan .... Otelcilik ... A.Ş'nin hukuken ispatlanmış herhangi bir borcu bulunmadığını, ihtiyati haciz talep eden tarafından bonolarla birlikte sunulan sözleşme ve belgelerin tamamının da sahte olmasının yanı sıra imzasız fotokopi belgelerden oluştuğunu, hiç bir sözleşme yahut belge aslı bulunmadığını, ihtiyati haciz talep eden tarafından sunulan bir kısım mahkeme kararlarının aksini ispatlar nitelikte onlarca mahkeme kararının da itirazlarla birlikte dosyaya sunulduğunu, şirket perdesinin aralanmasına ilişkin iddia ve taleplerin ancak mahkeme huzurunda açılmış olan şirket perdesinin aralanması davasında incelenebilecek iddialar olup bu konunun yargılamayı gerektirdiğini, nitekim Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dava dosyası ile mahkeme önünde yargılaması devam eden bir durumun olduğunu, bu dosyadan alınmış bir bilirkişi raporu dahi bulunmadığını, ayrıca bu dosyadan talep etmiş oldukları ihtiyati haczin de koşulları ve yaklaşık ispatı dahi bulunmadığından reddedildiğini, müvekkili şirketin itirazına rağmen verilen ihtiyati haciz kararı nedeniyle müvekkili şirketin çok ağır zararlara uğradığını, ticari itibarının sıfırlandığını, bankalardaki kredi notlarını olumsuz etkilediğini ve onaylanan hiçbir kredisini kullanamadığını, müvekkiline bu denli büyük bir zarara sebebiyet veren ihtiyati haciz kararı uyarınca mahkeme tarafından hükmedilen teminat tutarının oldukça basit kaldığını, bu denli büyük bir zarara doğacağını mahkemenin öngörmesi gerektiğini ve bu sebeple teminat miktarını en az sözde bonoların %50'si oranında tutulması gerektiğini, hükmedilen teminatın müvekkilinin zararını karşılayacak nitelikte olmadığını, ihtiyati haciz ile başlatılan icra takip dosyasından gönderilen ödeme emrine itiraz edildiğini, itirazın karşı tarafa tebliğ edildiğini, talep eden vekilinin hazır bulunduğu fiili haciz sırasında da tutanağa, borca itiraz edildiğini, itirazın alacaklıya tebliğ edildiğini, alacaklının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecbur olduğunu ancak alacaklı tarafından ihtiyati haczi tamamlayan merasim usulüne göre yapılan itirazlara karşı herhangi bir dava açılmadığını, teminatın alacaklıya iadesine hiçbir surette muvafakat etmediklerini belirterek, itirazın reddine ilişkin karar ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiş, verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz da reddedilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; itiraz eden .... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve .... Otelcilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.İhtiyati hacze itiraz eden .... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve .... Turizm Otelcilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 şar TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 er TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 şer TL istinaf karar harcının ihtiyati hacze itiraz edenlerden tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3.İhtiyati hacze itiraz edenlerin istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince talebi halinde ilgilisine İADESİNE,
5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından ihtiyati haciz talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6.Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucu HMK'nun 362/1-f. maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024 ...