Esas No
E. 2015/7381
Karar No
K. 2015/7381
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 24/11/2020
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 31/01/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, davalının müvekkilden 17/12/2015 tarihinde .... sayılı fatura ile mal satın aldığını, işbu fatura karşılığında müvekkilin PVC doğrama satışı gerçekleştirdiğini, fatura içeriği malların ...' e teslim edildiğini, davalının bir ödeme yapmaması üzerine Antalya 15 İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine ve borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin davaya konu icra takibine dayanak borcunun bulunmadığını, taraflar arasında ticari bir ilişkinin de mevcut olmadığını, müvekkil şirketçe de malların teslim alınmadığını, davacının malı teslim ettiğini iddia ettiği ... isimli kişinin faturanın düzenlenme tarihinden çok sonra işe başladığını, davanın reddini, kötüniyet tazminatın hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, "uyuşmazlık fatura muhteviyatı malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

Davalı taraf fatura muhteviyatı malın kendilerine teslim edilmediğinden dolayı borçlu olmadıklarını iddia etmiştir. Dava dilekçesinde ise fatura muhteviyatı malların davalı adına çalışan ...'e imza karşılığında teslim edildiğinin belirtilmiş olması ve belge tanığı olması nedeniyle adı geçen ... mahkememizce dinlenilmiştir. Tanık beyanında belirli bir dönem davalı firmada çalıştığını ve çalıştığı dönemde mal teslim aldığını kabul etmesine rağmen dava konusu irsaliyeli fatura üzerindeki imzayı inkar etmiş, bunun üzerine incelemeye esas imza örnekleri getirtilmiş, huzurda imzaları alınmış ve bunlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde imzaların belge tanığı ...'in eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.

Davalı taraf her ne kadar sigorta kayıtlarına göre o dönemde tanığın işyerinde çalışmadığını beyan etse de maalesef sigortasız işçi çalıştırma gerçeğinin varlığı karşısında davalının inkara yönelik savunmalarına itibar edilmeyeceği kanaatine varılmış ve davanın kabulüne, alacağın likit olması karşısında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme'nin 24.11.2020 tarihli kararına göre açılan davanın kabul edildiğini, takibin devamına ve müvekkil şirketin asıl alacağın %20 kadar icra inkar tazminatı ödemesine hükmedildiğini, davacı tarafın tanık deliline dayanmadığını ve ön inceleme duruşmasında verilen süre içerisinde de tanık delil listesi bildirmediğini, kendilerinin ispat yükünü değiştirecek bir savunmasının olmadığı gibi davacı tarafın bildirmediği tanığı dinletme talebinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini. davacı şirket tarafından verilen red kararının istinaf edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının istinaf talebinin kabul edildiğini, red kararının kaldırılarak yerel mahkemeye tekrar gönderildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin kararına uyulmakla hatalı bir değerlendirme yapıldığını, HMK ilgili hükümler gereği tanık deliline dayanmayan tarafın ve süresinde de tanık listesi bildirmediği halde bu delille davasını ispat etmesinin mümkün olmadığını, eldeki davanın ceza yargılamasına tabi bir dava olmayıp usul hukukunun esastan üstün olduğu usulüne uygun delil bildirmemiş tarafın bu delillere dayanamamasının yasa gereği olduğunu, bu nedenle Yerel Mahkemenin İstinaf kararına uymasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin istinaf kararı doğrultusunda dosyada inceleme yaptığını, dosyanın esasına tekrar girerek tanık dinlettiğini ve sevk irsaliyesinde imzası bulunan ...'in imza incelemesini yaptığını, duruşmada dinlenen ...'in beyanında emekli olduğu için sigortaya ihtiyacı bulunmadığını, 2015 yılının 9. ayında .... Proje'de işten çıktığını fatura tarihinde davalı müvekkil şirket olan ... Projede çalışmadığını faturanın altındaki yazı ve imzanında ona ait olmadığını, fatura muhteviyatından haberi olmadığını, neden kendisinin isminin yazıldığını bilmediğini, çalıştığı dönemde bazen mal aldığı ancak böyle bir mal teslim almadığını açıkça beyan ettiğini, imza incelemesinde sevk irsaliyesindeki imzanın belge tanığı ...'e ait olduğu kanaatine varıldığını, 10.10.2020 tarihli dilekçe ile bu değerlendirmeye itiraz ettiklerini ...'in dava konusu işlem tarihinde müvekkil şirkette çalışmadığını, ticari defter incelemelerinde ticari ilişkilerinin dahi mevcut olmadığının ortaya çıktığını, bu bilgiler ışığında imzanın belge tanığı ...'e ait olmasının müvekkil şirketi bağlamadığını, ...'e yöneltilecek bir dava için önem arz ettiğinin açıkça beyan edildiğini, mahkemenin bu itirazları değerlendirmediğini, esas yönünden de haksız ve hukuka aykırı bir karar vediğini, mahkemenin hukuka aykırı ve hatalı bir değerlendirme yaparak davayı kabul ettiğini beyan ederek Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. - .... K. sayılı davanın kabulü kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini, davacı şirketin kötü niyetli olmasından dolayı %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas takip sayılı dosyasının incelenmesinden; 7.200,28-TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %9 oranında avans faizi ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, davalı borçluya ödeme emrinin 25/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 28/03/2016 tarihli dilekçeyle borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının istinafı üzerine; Dairemizin 04/07/2019 tarih ve ... Esas-.... Karar sayılı ilamıyla "...faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinde imzası olanlarla ilgili olarak taraf talebi doğrultusunda imza incelemesi yaptırılarak ve gerektiğinde teslim alan olarak görünen bu şahıslar tanık olarak dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. İlk Derece Mahkemesince, faturaların teslim alan kısmında imzası bulunan ve dava dilekçesinde malların teslim edildiği kişi olarak ismi açıkça belirtilen ...'in belge tanığı olarak dinlenmesi, faturalardaki imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunun sorulması, imza inkarı halinde imza incelemesi yaptırılması, imzanın kendisine ait olması halinde faturadaki imzaların hangi amaçla atıldığı hususunun açıklattırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince tanık dinlenme talebinin reddine karar verilmesi Dairemizce yerinde görülmemiştir. " gerekçesiyle kaldırılarak dosya ilk derece Mahkemesine gönderildiği;

İlk derece Mahkemesince yapılan yargılamada; belge tanığı olarak ...' in tanık olarak dinlenmesine karar verildiği, dinlenen tanığın irsaliye altındaki imzayı inkar etmesi üzerine imza incelemesine ilişkin fizik grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor aldırıldığı, bilirkişi raporu ile atılı bulunan imzanın ... elinden çıktığının belirlendiği anlaşılmıştır.

HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/19321 Esas 2015/7381 Karar sayılı 18/05/2015 tarihli ilamında da belirlendiği üzere faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinde imzası olanlarla ilgili olarak taraf talebi doğrultusunda imza incelemesi yaptırılarak ve gerektiğinde teslim alan olarak görünen bu şahıslar tanık olarak dinlenebileceğine, davaya konu malların teslimine ilişkin irsaliye altında imzanın bahse konu çalışana ait olması sebebiyle mal tesliminin ispatlanmasına, alacağın likit olması karşısında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK.'nın m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 491,86-TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 123,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,86-TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6.Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00-TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.31/01/2024 ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.