11. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1384
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17.06.2022
NUMARASI : 2021/548 Esas 2022/630 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.06.2022 tarih 2021/548 Esas 2022/630 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :Davacı vekili, 04/12/2013 tarihinde dava dışı ...'e ait ... plakalı aracın dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunduğu sırada devrildiğini ve arkadan gelen ... plakalı aracın bu araca çarpması sonucu ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın mevsimlik işçileri taşıdığını ve davacının da araçta yolcu olarak bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın sigortacısı olduğunu, Menderes 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/16 Esas sayılı dosyası ile dava dışı ...'e ve ...'e maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığını, davanın davalı sigorta şirketine de ihbar edildiğini, Mahkemece 2020/96 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, İzmir BAM 4. Hukuk Dairesinin 2020/437 Esas 2021/1380 karar sayılı ilamıyla istinaf taleplerinin reddine karar verildiğini, Menderes 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/16 Esas 2020/96 Karar sayılı ilamı için Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/1276 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak dava dışı sigorta şirketi ve dava dışı şahıslar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle iş bu davanın açıldığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 108.269,55 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine bildirim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi le birlikte tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, öncelikle görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, 04/12/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davalı sigorta şirketinin Menderes 2. AHM dosyasında davalı olarak bulunmadığını, geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerin poliçe kapsamında olmadığını ve davalı şirketin sorumlu olmadığını, buna ilişkin taleplerde SGK'nın sorumlu olduğunu, davacı şirketin davalı şirketten dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz talep edemeyeceğini, uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, açıklanan nedenlerle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Menderes 2 Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama ile davacının iş göremezlik durumu ve tarafların kusur durumunun tespit edildiği, bu dava dosyasında davalı gerçek kişi ...'e ait ... plakalı aracın zarardan sorumlu olduğu yönünde karar verildiği ve aynı aracın bu kez ZMM Sigorta Poliçesini düzenleyen şirketin sorumlu olduğu gerekçesi ile açılan davada, bu hali ile yapılan yargılama sonunda verilen kararın ve bu karara dayanak kayıtların iş bu dava dosyasında güçlü delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 250.000,00 TL maddi tazminatın 17/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davalı vekili, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, yeterli ve geçerli bir yasal gerekçeye dayanmadığını, yargılama sonunda verilen kararın ve bu karara dayanak kayıtların dava dosyasında neden güçlü delil olduğu hususunun hukuki dayanaklarıyla ortaya konulmadığını, hükmün somut ve gerekçeli olmadığını yerel Mahkemece Menderes 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/16 Esas, 2020/96 karar sayılı dosyası celp edilerek dosya içine alınarak, bu dosyadaki raporlar dikkate alınarak kusura ve maluliyete ilişkin yeni bir raporun alınmadığını, Menderes 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/16 Esas, 2020/96 karar sayılı dosyasındaki kusur raporu esas alınmış ise de müvekkilinin o dosyada davalı taraf olarak bulunmadığını, 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'' madde 14 ''(1) 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine erişkin açısından yapılan atıflar bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır.'' gereği 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'' yürürlükten kaldırıldığını, mevzuatta bu yönetmeliğe yapılan atıfların 20.02.2019 tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği’ne yapılmış sayılacağının belirtildiğini, buna istinaden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 20.02.2019 tarihinden sonra alınacak engelli sağlık kurulu raporlarının bu yönetmeliğe uygun olarak hazırlanması gerektiğini, mülga yönetmeliğe göre belirtilen engel oranlarının kabul etmediklerini, ATK'dan güncel mevzuata uygun olarak rapor alınması gerektiğini, 15/04/2022 Tarihli Aktüer Bilirkişi Raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada kişinin yaşam olasılıkları göz önünde bulundurulmamış ve tazminat hesabı her yıl %10 arttırılmak ve %10 iskonto edilmek suretiyle hesaplandığını, (prograsif rant yöntemi) oysa ki yapılan hesaplamanın TRH Yaşam tablosu ile %1.8 teknik faiz dikkate alınmaması nedeni ile hatalı olduğunu, davacı ...'nın mevsimlik işçi olup düzenli bir geliri bulunmadığını, buna rağmen bilirkişice tazminat hesaplaması yapılırken düzenli bir geliri olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığını, geçicici iş göremezliğe ilişkin talepleri poliçe kapsamında olmadığını, dava konusu olayda davacının gelir getirici bir işte çalıştığı, vergilendirilen bir kazancı bulunduğu, çalışma hayatı içerisinde yer aldığı somut veriler / resmi belgeler ile ispat edilmedikçe geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin her halde reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından davaya konu kaza sebebiyle yapılan ödemeler söz konusudur ve bunların güncellenerek tazminat hesaplamasında dikkate alınması gerektiğini,davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin kanaatin nasıl oluştuğunun açıklanmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Dava, 04.12.2013 tarihli kazada ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan yaralanan davacının sürekli ve geçici işgörmezlik tazminatının kazaya karışan diğer aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.(Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 - 2022/9633)
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre; 04/12/2013 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacının kusursuz olduğu, %13,1 malul olduğu ve 9 aylık iyileşme süresi baz alındığında hak etmiş olduğu geçici iş göremezlik tazminatının 7.864,35 TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının 267.874,57 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin olay tarihinde 250.000,00 TL olduğu, hesap edilen tazminat tutarının sigorta şirketi poliçe İimitleri dahilinde olduğu yönünde kanaat bildirildiği, gerek ceza dosyasında, gerekse Menderes 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/16 Esas, 2020/96 karar sayılı dosyasında alınan kusura ilişkin ATK raporlarına göre davalı sigorta şirketine sigortalı olan aracın sürücüsünün meydana gelen kazada tam kusurlu, kazaya karışan diğer araç sürücüsünün ise kusursuz olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dairemizce de benimsenen söz konusu yerel mahkeme gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 17.077,50 TL'den peşin alınan 4.269,38 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.808,12 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26.01.2024