9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2012/10844 E. , 2014/15262 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA 6. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2011
NUMARASI : 2007/770-2011/983
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 15.04.1999 tarihinde şoför olarak çalışmaya başladığını, 29.07.2007 tarihinde sözleşmesinin sona erdirildiğini, 920 TL net ücret aldığını, haftanın her günü 06.00-23.00 saatleri arasında çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığını, alacaklarının ödenmesi için temerrüt ihtarı çektiğini, ancak ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 20.10.1999 tarihinde işe başladığını, asgari ücretle çalıştığını, devamsızlık yaptığını, iddialarının doğru olmadığını, izinlerini kullandığını, sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar yasal süresi içerisinde temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Taraflar arasında davacının tazminata esas hizmet süresinin tespiti konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı 15.4.1999-20.7.2007 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiş, davalı ise davacının 20.10.1999-2.8.2007 tarihleri arasında çalıştığını savunmuştur. Dosyada bulunan hizmet cetveline göre davacının kuruma bildirilen hizmet süresi 2.491 gündür. Bunun karşılığı ise 6 yıl 10 ay 1 gün olup davacının alacaklarının bu hizmet süresi üzerinden belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Taraflar arasında davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, ulusal bayram genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışıp çalışmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram genel tatiller ile hafta tatillerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın, ulusal bayram genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma, ulusal bayram genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışmanın karşılığı olan ücretin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının, ulusal bayram genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma veya ulusal bayram genel tatiller ile hafta tatilleri alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın veya ulusal bayram genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı, ulusal bayram genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışıldığını yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma veya ulusal bayram genel tatiller ile hafta tatilleri ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının veya ulusal bayram genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı tanıklarından ikisinin işyeri çalışanı olmayıp, bu nedenle davacının çalışma düzenini bilmelerinin mümkün olmadığı ve davacı ile olan akrabalıkları nedeni ile beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekeceği, ayrıca davacının diğer tanığının dava tarihinden 12 sene öncesine ilişkin olarak çalışma saatlerini hatırlamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı tanıklarının davacının çalışma düzenine ilişkin beyanlarının bulunmadığı nazara alınarak davacının fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram genel tatil alacak taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.