Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/11084 E. , 2023/2509 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
2.…
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları …'ın Maltepe... Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunmakta iken koğuştaki diğer tutuklular tarafından darp edildiğinden ve 27/09/2014 tarihinde vefat ettiğinden bahisle olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın annesi ... için 100.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, kardeşi ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, Mahkemelerince hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporunda anne ... için 100.992,95 TL maddi tazminat hesaplandığı, olayın, oluş şekli ve davacıların bundan sonraki yaşamı üzerindeki neticeleri dikkate alınarak duydukları elem ve ızdırabın karşılığı olarak manevi tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... için taleple bağlı kalınarak 100.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; istinafa konu kararın, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine, maddi tazminat isteminin kabulüne yönelik kısmının incelenmesinden, İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... yaşamını yitirmese idi, işlemiş olduğu suç nedeniyle ne kadar süre mahkumiyet cezası alacağı ve bu sürenin yapılacak hesaplama üzerindeki etkisi belirtilmediğinden ara kararı ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı İnfaz Bürosundan müddetnamenin istenildiği, ölenin bihakkın tahliye olacağı süre nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde ölüm olayı gerçekleşmese idi kişinin tutuklulukta kaldığı süreler düşüldükten sonra 4 yıl 8 ay 11 gün cezaevinde kalacağı, kişi Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile birlikte cezaevine girmiş olsa idi 18 yaşına gelene kadar cezasının 2 yıl 6 ay 1 gününü infaz etmiş olacağı, buna göre kalan 2 yıl 2 ay 10 günlük cezayı ise 18 yaşını ikmal edeceği tarihten sonra çekeceği ve bu sürenin tazminat hesabından düşülmesi gerektiği, buna göre anne ...'ın 10.553,87 TL daha az maddi tazminat hakedeceği, davacılardan ... için 100.000,00 TL maddi tazminat talep edildiğinden 10.553,87 TL'nin mahsubu ile 89.446,13 TL maddi tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın 100.000,00 TL maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, maddi tazminat isteminin 89.446,13 TL'lik kısmının kabulüne, 10.553,87'lik kısmı bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, maddi tazminatın ise hatalı hesaplandığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, davacıların yakını olan ...'ın 01/05/2014 tarihinde "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçundan, ... Sulh Ceza Mahkemesi kararı ile tutuklanarak, Maltepe... Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na alındığı, 31/08/2014 tarihinde saat 18.40 sıralarında görevli memurun kontrol amacıyla davacılar yakınının kaldığı odaya girdiği, koğuşta kalan M.Ö isimli kişinin, ...'ın kollarından tuttuğunu gördüğü, görevli memurun ne olduğunu sorması üzerine diğer tutuklu-hükümlülerin müteveffa ...'ın koğuşun mescidinde bayıldığını söylediği, görevli personel tarafından acilen sedye getirildiği, 112 acil servise ve jandarmaya haber verildiği, Maltepe Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesinde ilk muayenesi yapılarak Pendik Eğitim Araştırma Hastanesine sevk edildiği, 27/09/2014 tarihinde vefat ettiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yaptırılan otopsi işlemi sonucunda düzenlenen Adli Tıp Kurumu İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun … tarih ve … sayılı raporuna göre, şahsın ölümünün künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve gelişen komplikasyon sonucu meydana geldiği, olayla ilgili olarak ilgili görevli personel hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli soruşturma kapsamında açılan kamu davasında ise İstanbul ... Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile ilgili personelin görevi ihmal suçunu işlediklerinden bahisle hapis cezası aldıkları, davacılar tarafından olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. İdarenin hukuki sorumluluğunun varlığı ve kapsamı yukarıda aktarılan unsurlar dahilinde oluşmakla birlikte; zararın varlığı ve niceliğinin ortaya konulması, maddi olayın tüm unsurlarıyla incelenmesi ve tazmin sorumluluğu açısından bir tespitin yapılması da yargının görevidir.
Diğer bir ifadeyle, idarece hizmetin işleyiş ve ifası sırasında çeşitli sebeplerle gerçek veya tüzel kişilere verilen zararların, taraflarca ibraz edilen bilgi ve belgelerin yanı sıra idari yargı yerince re'sen araştırma ilkesi uyarınca temin edilen bilgi ve belgeler ile ortaya konulması zorunlu bulunmaktadır. A) Temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının incelenmesi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair kısmının incelenmesi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
a)Davacı ...'ın maddi zararının belirlenmesine yönelik yaptırılan ve karara esas alınan 30/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda, desteğin ve davacının muhtemel ömürleri PMF yaşam tablosuna göre hesaplanmış olup muhtemel bakiye ömürlerin ülkemize özgü olan ve güncel verilere göre hazırlanan TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenmesi gerekmektedir.
b)Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacılar yakınının yaşamını yitirmese idi, işlemiş olduğu suç nedeniyle ne kadar süre mahkumiyet cezası alacağı ve bu sürenin yapılacak hesaplama üzerindeki etkisi belirtilmediğinden ölenin bihakkın tahliye olacağı süre nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacılardan ... için 100.000,00 TL maddi tazminat talep edildiğinden 10.553,87 TL'nin mahsubu ile 89.446,13 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmişse de, davacı yakınının bihakkın tahliye süresi yani hak ederek tahliye olacağı tarih dikkate alınarak tazminat hesabının yeniden yapılması gerekirken talep edilen tazminat miktarı üzerinden bihakkın tahliye süresine göre hesaplanan tutarın mahsup edilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu durumda; davacı ... ve desteğin bakiye ömrünün TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenerek ve müteveffanın bihakkın tahliye tarihi dikkate alınarak yeni bir bilirkişi raporu ile davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan; davacılar tarafından maddi tazminat yönünden istinaf yoluna başvurulmadığından yeniden yapılacak hesaplama sonucunda İdare Mahkemesince hükmedilen maddi tazminattan fazlasına hükmedilemeyeceğinde de duraksama bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2.… Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının ONANMASINA, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair kısmının BOZULMASINA,
3.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.