Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/12319
Karar No
K. 2023/2555
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/12319 E.  ,  2023/2555 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2019/12319
Karar No: 2023/2555

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ

İSTEYEN (DAVACI) : …

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 19/03/2019 tarih ve E:2016/11294 K:2019/2228 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı tarafından; Batman ili, Merkez, … (…) Köyünde bulunan ve hissedarı olduğu ..., …, …, …, …, …, …, …, .…, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işleme yapılan itirazın reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait taşınmazların değeri korunarak, hak kaybına uğratılmadan tahsis yapıldığı, toplulaştırma işleminin, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu ile Uygulama Yönetmeliği'nde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR_DÜZELTME

TALEP_EDENİN_İDDİALARI :

Davacı tarafından; yapılan toplulaştırma işleminin gerekçesinin taşınmazların hissedarları olan aileler arasında yapılan kura çekimine dayandırıldığı, 3. kişiler lehine, kendisinin aleyhine tahsis yapıldığı, yeni parsellerin eski parseller ile eş değer nitelikte olmadığı, köy içerisinde yer alan ve üzerinde sabit tesis bulunan parseller ile hisselendirildiği, hısımlık ilişkilerinin gözetilmediği, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Kararın düzeltilmesi isteminin kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 19/03/2019 tarih ve E:2016/11294, K:2019/2228 sayılı kararı kaldırılarak davacının temyiz istemi yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Davacının hisseli maliki olduğu, Batman ili, Merkez, … (…) Köyünde bulunan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların da içinde yer aldığı alan, 27/02/2010 tarih ve 27506 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/01/2010 tarih ve 2010/99 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 3. ve 8. maddelerine göre uygulama alanı olarak tespit edilmiştir.

Anılan karara istinaden "Batman 76. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında, … (…) Köyünde zorunlu arazi toplulaştırması yapılmasına karar verilmiş, yürütülen toplulaştırma çalışmaları sonucunda hazırlanan parselasyon haritası ve mülkiyet listeleri üç kez askıya çıkarılmış, 3. askı 07/08/2012 - 23/08/2012 tarihleri arasında ilan edilmiştir. Toplulaştırma sonucunda, davacının hisseli maliki olduğu parsellerine karşılık, 3 işletme halinde, 3 adedi müstakil, 13 adedi hisseli olarak, 16 adet parselden tahsis yapılmış davacı tarafından yapılan itirazın … tarih ve … sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.

Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca, arazi toplulaştırması; toprağın verimli şekilde işletilmesini sağlama, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi, tarım arazilerinin parçalanmasının ve küçülmesinin önlemesi amacına yönelik olup, bu amaç çerçevesinde yapılacak uygulamaların ne şekilde olacağı da yukarıda anılan Talimat'ta belirlenmiştir. Buna göre, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılacak, bu mümkün olmadığı takdirde, verimliliğin artırılması, optimum büyüklüğün sağlanması, işletme bütünlüğünün tesis edilmesi amacıyla, teknik gereklilikler ortaya konularak, kişilere farklı alanlarda taşınmaz tahsisleri yapılabilecektir. Bununla birlikte, idarece farklı alanlardan yapılan tahsislerin hukuki ya da teknik gerekliliğinin belirtilmesi gerekmektedir. Hukuki ya da teknik bir gerekçesi olmadan, sadece tahsis edilen taşınmazın aynı verimliliğe sahip olduğu belirtilerek, eski kadastral taşınmazın bulunduğu yerden tahsis yapılmaması, mülkiyetlerin farklı kişilere devrine imkan vereceği gibi kişilerin mülkiyet haklarının göz ardı edilmesine de sebebiyet verecektir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının hisseli maliki olduğu 17 adet parsele karşılık, 3 işletme halinde, 3 adedi müstakil, 13 adedi hisseli olarak, 16 adet parselden tahsis yapıldığı, taşınmazların birleştirilmediği, bir kısmının eski yerinden verilmediği, tahsis edilen çoğu parselin geometrisinin anılan Talimatta belirtilen şekle uygun olmadığı, bu hususların tümünün hukuki, teknik veya fiili bir zorunluluktan kaynaklı olup olmadığı idarece açıklanmadığı gibi, bilirkişilerce de incelenmediği, ayrıca, oluşturulan bilirkişi heyetinde, uyuşmazlık konusunda uzmanlığı olmayan inşaat mühendisinin de yer aldığı görülmektedir.

Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak, dava konusu toplulaştırma işleminin ilgili mevzuata, toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi için üniversitelerin ilgili bölümlerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetinin katılımıyla, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle düzenlenecek rapor değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, hükme esas alınamayacak nitelikte olan ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,

2.Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 17/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog