Esas No
E. 2014/16728
Karar No
K. 2014/19106
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2014/16728 E.  ,  2014/19106 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : GEBZE 3. İŞ MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/04/2014

NUMARASI : 2014/144-2014/171

DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, 5521 Sayılı Yasanın 5. Maddesi gereğince dava dilekçesinin yetki yönünden reddine ve mahkemenin yetkisizliğine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalı firmanın lojistik departmanına bağlı Samandıra deposunda yükleme boşaltma sorumlusu olarak 02.08.2003 tarihinde işe başladığını ve 02.08.2004 tarihinde müteahitteki tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davalı firmanın kadrolu işçisi olduğunu, iş akdinin sona erdirildiği 20.01.2014 tarihine kadar sürekli olarak çalıştığını, 2004 tarihinden bu yana da Gebze'de bulunan R. Firmasının deposunda A.'in personeli olarak çalıştığını, davalı firmanın davacının iş akdini işverenin güvenini kötüye kullandığı gerekçesiyle 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/2 maddesine göre tazminatsız olarak feshettiğini ancak feshin haksız olduğunu iddia ederek işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, şirketin ikametgâh adresinin ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı olduğu üzere "S.

K. Cad. No:..

B./İ." olduğunu, davacının iş akdi ile bağlı olduğu ve iş edimini yerine getirmiş olduğu yerin ise müvekkili şirketin şubelerinden olan Tuzla/İstanbul’daki işyeri olduğunu, bu sebeple öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetkili İstanbul Anadolu İş Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların haksız olduğunu, davacının iş akdinin İş Kanunu'nun 25/II hükmü uyarınca usul ve yasaya uygun olarak haklı sebeple sona erdirildiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davalı şirketin adresinin A. Köyü Civarı T. - İ. olduğu, davacı vekilinin, davacının en son davalı işçisi olarak R. A.Ş. 'nin Gebze 'deki deposunda görevlendirildiğinden bahisle yetki itirazının reddine karar verilmesini istemiş ise de; davada R. A.Ş. davalı olarak gösterilmediği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Dosya içeriğine göre, yetkili mahkemenin hangi iş mahkemesi olduğu uyuşmazlık konusudur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5 inci maddesi uyarınca, iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme geçerli değildir. İş mahkemesinin görevi kapsamında bulunan bir dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.

Türk Medeni Kanununun 19 uncu maddesi uyarınca, gerçek kişi yönünden yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturulan yerdir. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh olarak kabulü gerekir. Aynı Yasanın 49 uncu maddesi gereğince, tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça, işlerinin yönetildiği yerdir (Yargıtay 9. H.D. 23.06.2008 gün ve 2008/17468 Esas, 2008/17262 Karar sayılı ilamı).

Yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli olan işin yapıldığı işyeri tanımına, 5521 sayılı Yasada yer verilmemiştir. İşyeri, 4857 sayılı İş Kanununun 2 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Bir yer, ancak işin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunmaktaysa, o işyerinden sayılacaktır. İş veya toplu iş sözleşmesinin tarafları, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer dışındaki bir mahkemenin yetkili olduğuna dair düzenleme yapmaları, 5521 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin emredici nitelikteki son cümlesi gereğince geçersizdir.

Deniz İş Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca, adı geçen Yasa kapsamına giren gemiadamlariyle bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu Kanundan veya iş sözleşmesinden doğan davalar hakkında da, 5521 sayılı kanun hükümleri uygulanır. İş sözleşmesinde ayrıca bir hüküm yoksa dava, geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür”.

İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davalı tarafça süresinde yetki itirazı yapılmamış olsa bile, mahkeme tarafından bu husus kendiliğinden göz önünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla hâkim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de resen yetkisizlik kararı verebilir (Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2008/20378 Esas, 2008/12778 Karar sayılı ilamı). 5521 sayılı Yasanın yetkiyle ilgili bu düzenlemesi yanında, diğer bir kısım yasalarda da uyuşmazlığın çözümü için hangi iş mahkemelerinin yetkili olduğu konusunda düzenlemeler bulunmaktadır. 4857 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinde, komisyon kararı ile iş güvenliği yönünden işin durdurulması veya işyerinin kapatılması kararına karşı, işverenin yerel iş mahkemesine, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 28 inci maddesinde, uluslararası nitelikteki bir kuruluşa üyeliğin iptali davasında, sendika veya konfederasyon merkezinin bulunduğu iş mahkemesine, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 12 nci maddesi uyarınca, iş kolu istatistiklerine karşı Ankara iş mahkemesine,

Aynı Yasanın 15 inci maddesine göre, sendika yetki çoğunluğu tespitine dair kararlara, 16 ncı madde uyarınca Toplu İş Sözleşmelerinin hükümsüzlüğü, 46 ncı maddeye göre, uygulanmakta olan bir grev ve lokavtın kanun dışı olup olmadığının tespiti, 47 nci madde uyarınca grev ve lokavtın durdurulması, 51/4 maddesi gereğince, grevin sona erdirilmesi, 60 ıncı madde uyarınca Toplu İş Sözleşmesinin yorumu istemlerinin, işyerinin bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye,başvurulabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda dosya içeriğinde davalı işveren tarafından düzenlenmiş Ocak 2014 İç Denetim Raporunda davacının 02.08.2004 tarihinden itibaren Samandıra depoda, 01.02.2007 tarihinden itibaren R. Depo da depo operatörü olarak çalıştığı belirtilmiştir.

Davacının, davalı şirket işçisi olarak, dava dışı şirkete ait depoda operatör olarak Gebze' de çalışmış olduğu anlaşılmakla, yanılgılı değerlendirme ile yetkisizlik kararı verilmiş olması hatalıdır. İşin esasına girilerek taraf delilleri toplanmalı ve bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Reysaş' ın davalı olarak gösterilmediği yönündeki yerel Mahkemenin gerekçesi bu yönden isabetli değildir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.06.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.