DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2982 E. , 2023/492 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 20/04/2022 tarih ve E:2022/805, K:2022/4969 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait İzmir İli, Konak İlçesi, … Mevkii, … ada, … parsel, … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesince; Kurulumuzun 08/12/2021 tarih ve E:2021/3390, K:2021/2899 sayılı bozma kararına uyularak verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 3194 sayılı İmar Kanununun 8, 9 ve Ek 3. maddelerinde, genel olarak imar planı yapma ve onaylama yetkisinin belediye sınırları içerisinde ilgili belediyelere, belediye ve mücavir alan sınırları dışında ise valiliklere verildiği, ancak özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlarda yapılacak imar planlarıyla ilgili özel bir yetki düzenlemesine yer verildiği, buna göre özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlarda, imar planlarını genel yetki çerçevesinde yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte imar planı ile değişiklik ve revizyonlarını yapma yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına, bu şekilde hazırlanacak imar planlarını onaylama yetkisinin ise Özelleştirme Yüksek Kuruluna (Cumhurbaşkanına) ait olduğu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının imar planı yapma yetkisinin sadece özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlarla sınırlı bir yetki olduğu ve özelleştirme faaliyetlerinin tamamlanmasıyla da sona erdiği, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının imar planı değişikliği yapma yetkisinin yalnızca mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen taşınmazın devir tarihinden itibaren 5 yıl süreyle devam edeceği, bununla beraber özelleştirme kapsam ve programındaki taşınmazın devir tarihinden itibaren 5 yıllık süre dolduktan sonra mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen dahi Özelleştirme İdaresi Başkanlığının imar planında değişiklik yapma yetkisinin bulunmadığı, ayrıca Özelleştirme İdaresi Başkanlığının sınırları kanunla belirlenen imar planı yapma ya da değiştirme yetkisinin "yetkide paralellik" ilkesi kapsamında genişletilmesine hukuken olanak bulunmadığı, özelleştirme süreci tamamlandıktan ve devir tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra bu taşınmazlara ilişkin imar planı değişiklik taleplerinin, yargı kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini temin amacı taşısa dahi Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca karşılanmasına hukuken imkan bulunmadığı, Özelleştirme Yüksek Kurulunca (Cumhurbaşkanı) bir karar alınmasına gerek olmaksızın Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından reddedilmesi gerektiği, 22/11/2013 tarihinde devri gerçekleştirilerek özelleştirmesi tamamlanan dava konusu taşınmazlara ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan son 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin devir tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/10/2019 ve 06/11/2019 tarihli kararlarıyla kesin olarak iptaline karar verildiği, anılan kararların verildiği tarih itibarıyla Özelleştirme İdaresi Başkanlığının söz konusu taşınmazlarla ilgili plan yapma yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle yargı kararları gereğince imar planında değişiklik yapılması talebiyle davacı tarafından yapılan başvurunun idarelerinin imar planı yapma yetkisinin son bulduğundan bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davacı tarafından, dava dosyasının genel yargılama usulüne göre tekemmül ettirildikten sonra karara bağlanması gerekirken ivedi yargılama usulüne göre tekemmül ettirilerek verilen temyize konu kararda usule uyarlık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin olarak teklif edilen yeni 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin davalı idarece 2018 yılında onaylanmış olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin yargı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle yargı kararının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla yapılacak plan olduğu, yargı kararını uygulamakla yükümlü olan idarenin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı olduğu, 3194 sayılı Kanunda taşınmazın devrinden 5 yıl geçtikten sonra yargı kararının uygulanması amacıyla yapılacak imar planlarında davalı idaresinin yetkisini sona erdiren açık bir düzenleme bulunmadığı, yetkide paralellik ilkesi uyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğini yapan davalı idarenin söz konusu planı değiştirmeye de yetkili olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca taşınmaza ilişkin üst ölçekli plan olan ve halen yürürlükte bulunan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin de davalı idarece yapılmış olduğu, planların kademeli birlikteliği uyarınca söz konusu planla uyumlu olacak şekilde alt ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin de davalı idarece yapılmasının kamu hizmetinin gereklerine uygun olacağı, davacının başvurusunun davalı idarenin plan yapma yetkisi bulunmadığından bahisle reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 20/04/2022 tarih ve E:2022/805, K:2022/4969 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4.Kesin olarak, 15/03/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.