Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

KARAR TARİHİ: 31/01/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 22/12/2020
DAVANIN KONUSU: Alacak

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ : 31/01/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, davacının konut sahibi olmak için ortak olduğu davalı kooperatiften yönetim kurullarının haksız çıkarma kararları nedeniyle mağdur olduğunu, ilk olarak verilen çıkarma kararının Denizli Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kesinleşen ilamı ile iptal olduğunu, kararın kesinleşmesi üzerine 2009 yılında davalı kooperatiften konutun tesliminin istenildiğini; ancak sonuç alınamadığını, 2010 yılı sonunda davacı tarafından yeniden konutun teslimi istendiğinde kooperatif tarafından; "Sen artık bizim ortağımız değilsin seni kooperatiften çıkardık" şeklinde cevap aldığını, kooperatif tarafından çıkarma kararının Denizli 7.Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 09/02/2011 tarihli cevapla çıkarma kararının taraflarına tebliğ edildiğini, ikinci çıkarma kararına karşı açtıkları iptal davasının Denizli Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, Yargıtay'ın bozma ilamı üzerine yeniden görülen davada Denizli Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile iptal edildiğini, karar kesinleştikten sonra sözlü görüşme taleplerinin karşılık görmeyince 22/11/2013 tarihinde konutun teslimi varsa kooperatif alacaklarının bildirilmesi için Denizli 5.Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalı kooperatife gönderildiğini, kooperatif tarafından 16/01/2014 tarihli taraflarına 28/01/2014 tarihinde tebliğ edilen Denizli 2. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı verilen muğlak ve şartlı cevapta borçlarının taraflarına bildirildiğini, kooperatif tarafından başkaca alacak davası açmama şartı ile 14.094,00-TL şerefiye payı, şerefiye payının 29/09/2009 tarihinden işletilecek yasal faizi, 2.000,00-TL daire içi bitirilmediği için ceza, 3.979,00-TL daire için apartman yönetimine ödenen aidatın talep edildiğini, tapunun alınabilmesi için ceza dışında kooperatifin haksız olarak talep ettiği henüz teslim edilmeyen ve belirli olmayan dairenin içinin işlenmemesi cezası (2.000,00-TL) dışında talep edilen 53 aylık faiz 5.565,00-TL, şerefiye payı olarak 14.094,00-TL ve davacı adına apartman yönetimine ödenen 3.979,00-TL aidat olmak üzere toplam 23.638,00-TL'nin 15/10/2014 tarihinde kooperatif hesabına dava açma hakları saklı tutularak ödendiğini, bu sebeple; tapunun alınabilmesi için kooperatifin haksız yere talep ettiği şerefiye payına ilişkin 53 aylık yasal faiz toplamı olan 5.565,00-TL nin kooperatif tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, kooperatif ortakları dairelerini 2009 yılı içerisinde teslim aldığını, davacının dairelerin belirlendiği kuraya davet edilmediğini, ilk iptal kararı sonrası kura dışında kalan ucuz dairelerden birinin davacıya tahsis edildiğini, fakat bu dairenin de kooperatif yönetimi tarafından davacıya teslim edilmediğini, davacının 2010 yılında dairenin kendisine teslimi için yaptığı müracaatta yine kooperatiften çıkarıldığı sebebiyle dairesinin teslim edilmediğini, son iptal kararı üzerine kooperatif tarafından 2014 yılı başında davacıya teslimi şartlı haksız talepler ile kabul edildiğini, 2014 yılı sonunda taşınmaz tapusunun tescille davacı adına alındığını, davalı kooperatif tarafından haksız çıkarmalar ve dairenin teslim edilmemesi nedeni ile davacının taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunamadığını elde edebileceği muhtemel kira gelirinden mahrum kaldığını, 2009 sonu ve 2010 başlarından itibaren konutların diğer ortaklar tarafından kullanılmaya başlandığını belirterek; davalı kooperatifin usul ve yasaya aykırı haksız işlemleri nedeniyle davacı tarafından tapunun alınması için ödenmek zorunda kalınan 5.565,00-TL şerefiye payı faizinin davalı kooperatife ödendiği 15/10/2014 tarihinden işletilecek yasal faizi ile tahsiline, davalı kooperatifin haksız çıkarma kararları nedeniyle dairenin geç tesliminden kaynaklı mahrum kalınan 01/03/2010 ile 31/12/2013 tarihleri arası 26.600,00-TL kira gelirinin her ay için işletilecek yasal faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, davacının kendi kafasına göre bir hesaplama yaparak kooperatif hesabına 5.565,00-TL faiz yatırdığını, 5.565,00-TL'nin faizin sadece şerefiye payı faizi olmadığını, davacının geçmiş dönem ödenmeyen aidatlardan da faiz borcu bulunduğunu, davacının kooperatif aidatlarını zamanında ödeyen bir üye olmadığını, davacının inşaatın devamı için bir üye olarak en büyük yükümlülüğü olan aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yurt dışında usulüne uygun adres bildirmediğini, her işleme itiraz ettiğini, kooperatif yönetimlerini sürekli oyalayan engelleyen sorunlu bir üye olduğunu, davacının aidatlarını zamanında ve gerekli miktarda ödemediği için iki kez kooperatif üyeliğinden çıkartıldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, "..Davacı asilin vekil olarak Av. ...'ı 28/06/2007 tarih, ... yevmiye nolu Karsruhe Başkonsolosluğu'nca usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamesi ile vekil tayin ettiği, vekaletnameyle, "..ihtarname keşide etmeye, keşide edilenleri kabule ve bunlara cevap vermeye.." yetkili kılındığı ve bu vekaletnameye göre daha önce davalı Kooperatif tarafından davacı adına keşide edilen ihtarnameleri kabul ettiği gibi, davacı adına da davalı Kooperatife ihtarnameler keşide ettiği, bu nedenle davalı Kooperatifin 28/09/2009 tarihli 321 sayılı genel kurul kararı gereğince davacının 14.000,00-TL şerefiye bedeli ödemesi gerektiğine ilişkin kararın Av. ...'a çekilen Denizli 1.Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiği ve davacıya tahsis edilen daire için 14.000,00-TL şerefiye parasını bir ay içerisinde ödemesinin ihtar edildiği tebligatın 02/09/2009 günü davacı vekiline tebliğinde herhangi bir usulsüzlük olmadığı, buna göre davacının şerefiye bedelini bir ay içinde ödemeyerek 02/10/2009 tarihinde temerrüde düştüğü, bilirkişi hesabına göre temerrüt tarihi 02/10/2009 ile ödeme tarihi olan 15/10/2014 tarihleri arasında işleyen faiz miktarının 6.237,86-TL olup davacı tarafından ödenen faiz miktarının üstünde olduğu, dolayısıyla davacıdan şerefiye payı faizi olarak tahsil edilen 5.565,00-TL'nin hukuka ve usulüne uygun olup davacının bu talebi yönünden davasının reddine karar vermek gerekmiştir.

Kooperatif kayıtlarını inceleyen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği gibi, davacıya Kooperatif Yönetim Kurulu'nun 28/09/2009 tarihli kararı ile 8 nolu bağımsız bölümün tahsis edildiği, bu tarihten itibaren davacının kendisine verilen dairenin kalan işçiliğini bitirerek kiraya verilebilir hale getirebileceği, taraflar arasındaki sözleşmede de hüküm altına alındığı gibi davacı hakkında ortaklıktan çıkarılma kararı verilmiş olmasının üyelik hak ve borçlarını etkilemeyeceği, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar ortakların hak ve yükümlülüklerinin devam edeceği, iş bu dosya kapsamında yapılan keşif tarihinde dahi halen davacının kendisine tahsis edilen daireyi kendine düşen iç işlerini tamamlatarak oturulabilir hale getirmediğinin tespit edilmesi ve davacının davalı Kooperatifin kendisine dairesini işletmesine engel olduğu yönünde bir iddiası bulunmadığı gibi bu yönde de delil sunulmadığı anlaşıldığından, davacının kira gelirinden mahrum bırakılmasının söz konusu olmadığı, kendisinin böyle bir girişimde dahi bulunmadığı, buna göre davacının bu talebi yönünden de ispatlanamayan davasının reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Denizli 1. Noterliği ... yevmiye numaralı 29/09/2009 tarihli ihtarnamesinin asil yerine, vekile yapılan ve asile tebliğ edilmediği için geçerli olmadığını, hem bilirkişilerin hem de Mahkemenin geçersiz ihtara, genel kurul kararına ve çıkarma kararına rağmen 8 nolu konutun şerefiye payı faizinin 2009 yılından işletilebileceğine karar vermesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, 2010 yılı Temmuz ayı çıkarılma kararı ve 2011 yılı genel kurul satış kararı ile birlikte kooperatifçe şerefiye payı talep edilmediğinden şerefiye payına faiz talep edilemeyeceğini, bu sebeple şerefiye payına 2009 yılında ki geçersiz ihtarnameye dayanarak faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca diğer üyelerden şerefiye payını geç yatırmalarına rağmen faiz istenilmeyip müvekkilinden istenilmesinin ortaklar arasında ki eşitlik prensibine de aykırı olduğunu, diğer ortaklara 2008 de ki noter kurası sonrası tapu devri yapıldığı ve 2008'deki tapu devri sonrası 2009 yılında yapılan genel kurulda konutların içinin işlenmesi için 31/10/2010 tarihine kadar süre verildiği, müvekkiline ise; 26/12/2014 tarihinde kooperatifin kusuru ile konut tapusu ve anahtarı geç teslim edildiğini, konutun içinin işletilmesinin işin doğası gereği teslim sonrası yapılabileceğini, bilirkişilerin ve Mahkemenin 2016 yılında yapılan keşifte halen konutun içinin işletilmediği gerekçesi ile kira talep edilemeyeceği gerekçesinin usule aykırı olduğunu, Mahkemenin ve bilirkişilerin usul ve yasaya aykırı değerlendirdiği; şerefiye payına faiz talepleri ile kira bedeli taleplerinin reddine ilişkin kararının ortadan kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, davalı kooperatif üyesi olan davacıya tahsis edilen bağımsız bölümün geç tesliminden kaynaklanan mahrum kalınan kira alacağı ve davalı kooperatife ödenen şerefiye payı faizine ilişkin bedelin iadesi istemine ilişkin alacak davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, davalı kooperatifin üyesi olarak, bir kısım üyelere dairelerinin zamanında teslim edilmesine rağmen kendisine geç teslim nedeniyle kiraya verememesinden kaynaklanan kira kaybını ve şerefiye bedeline ilişkin ödenen faiz turarını talep etmektedir.

Davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu ve dava konusu dairelerin geç teslim edildiği hususlarında anlaşmazlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, davaya konu dairelerin davacıya geç tesliminden dolayı kira kaybı nedeniyle davalı kooperatiften tazminat talep edilmesinin mümkün olup olmadığı ve davalı kooperatif tarafından talep edilen şerefiye payına ilişkin faiz talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

1.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi; "Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder." hükmünü içermektedir. Davacı aleyhine açılan kooperatif üyeliğinden çıkarılmaya ilişkin davanın derdest olmasının ya da davacı yana tahsis edilen taşınmazın satışı için yetki verilmesi hususlarına ilişkin işlemin varlığının davacının ortaklık hak ve yükümlülüklerini sonlandırmayacağı, dolayısı ile davacının şerefiye ödeme yükümlülüğünün çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam ettiğinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda; davacı asilin vekil olarak Av. ...'ı 28/06/2007 tarih ve ... yevmiye nolu Karsruhe Başkonsolosluğu'nca usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamesi ile vekil tayin ettiği, vekaletnameyle, "..ihtarname keşide etmeye, keşide edilenleri kabule ve bunlara cevap vermeye.." yetkili kılındığı ve bu vekaletnameye göre daha önce davalı Kooperatif tarafından davacı adına keşide edilen ihtarnameleri kabul ettiği gibi, davacı adına da davalı Kooperatife ihtarnameler keşide ettiği, bu nedenle davalı kooperatifin 28/09/2009 tarihli 321 sayılı genel kurul kararı gereğince davacının 14.000,00-TL şerefiye bedeli ödemesi gerektiğine ilişkin kararın Av. ...'a keşide edilen Denizli 1.Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiği ve davacıya tahsis edilen daire için 14.000,00-TL şerefiye bedelini bir ay içerisinde ödemesinin ihtar edildiği, tebligatın 02/09/2009 günü davacı vekiline tebliğinde herhangi bir usulsüzlük olmadığı, buna göre davacının şerefiye bedelini bir ay içinde ödemeyerek 02/10/2009 tarihinde temerrüde düştüğü, bilirkişi hesabına göre temerrüt tarihi 02/10/2009 ile ödeme tarihi olan 15/10/2014 tarihleri arasında işleyen faiz miktarının 6.237,86-TL olup davacı tarafından ödenen faiz miktarının üstünde olduğu, bu bağlamda kararın aşağıda belirtilen bent haricinde yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin sair yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı yanın kira kaybı alacağına ilişkin İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Kooperatif Yönetim Kurulu'nun 28/09/2009 tarihli kararı ile 8 nolu bağımsız bölümün davacıya tahsis edildiğini, bu tarihten sonra davacının dairenin içini işleyerek taşınmazı kiraya verebilecekken yapmadığından bahisle kira alacağı talebinin reddine karar verildiği, davacı yan ise istinaf dilekçesinde; Kooperatifçe davacıya konutun 26/12/2014 tarihinde teslim edildiğini; ancak diğer ortaklara 2008 yılında yapılan noter kurası sonrası tapu devri yapıldığını, kooperatifin kusuru ile konut tapusu ve anahtarı davacıya geç teslim edildiğinden konutun içinin işletilmesinin mümkün olmadığını ileri sürülerek ilk derece Mahkeme kararının istinaf edildiği anlaşılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesinde; "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" ifadesine yer verilmiştir. Kooperatifler hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerlidir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerekir. Dairelerin teslim edildiği tarih eşitlik ilkesi uyarınca değerlendirilmeli, eşitlik ilkesine aykırı biçimde farklı teslim tarihlerinin olup olmadığı araştırılmalı, bu kapsamda kira kaybı isteminin yerinde olup olmadığı irdelenmeli, aynı statüdeki diğer üyelere teslim edilen bağımsız bölümlerin ne şekilde teslim edildiği hususlarında eşitlik ilkesinin ihlal edilip edilmediğinin saptanması gerekmektedir.

Teslim tarihi yönünden ise; kooperatif kayıtları inceletilerek, bağımsız bölümlerin teslim tarihine ilişkin genel kurullarda bir tarih kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, bir tarih belirlenmemiş ise; bağımsız bölümlerin diğer üyelere hangi tarihte teslim edildiğinin saptanması, dayandığı delilleri sunması için davalı kooperatife olanak tanınması icap etmektedir. Konutların tamamlanmamış ya da teslim edilmemiş olması halinde, davacının da beklemesi ve bu duruma katlanması gerekir. Diğer üyelerin konutları tamamlanıp teslim edilmiş ise; davacının da dairesinin bitirilip teslimini istemek hakkıdır. Kooperatifin diğer üyelerinin davacı ile aynı konumda olup, kooperatife borcu olduğu yahut hakkında devam eden yargılama olduğu halde dairesini teslim alıp yararlanmaya başlayan üyelerin varlığının tespiti halinde, eşitlik ilkesi uyarınca davacının da aynı süre zarfında kira bedeli talep hakkı doğacağının kabulü gerekir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 12.02.2015 gün ve 2014/7352 E. 2015/809 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Açıklanan sebeplerle; somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince açıklanan hususlarda tarafların gösterdiği deliller toplanıp bilirkişi heyetinden ek rapor alınmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

2.6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/12/2020 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3.6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,

4.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,

5.Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,

6.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

7.6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

8.Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.31/01/2024 ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog