Aramaya Dön

Danıştay 3. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/3718
Karar No
K. 2023/1650
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/3718 E.  ,  2023/1650 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2020/3718
Karar No: 2023/1650
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI) …

2.(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…

VEKİLİ: Av…

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacının bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve bir kısım belgesiz gider kayıtlarının bulunduğundan bahisle belgesiz giderlerden kaynaklanan katma değer vergisi indirimleri reddedilmek kayıt dışı bırakılan hasılat ise matraha eklenmek suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca adına Mart ila Aralık 2016 dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Karayolu ile şehir içi yük taşımacılığı faaliyetinde bulunan davacının 2016 yılına ait hesap ve işlemlerinin gelir vergisi yönünden incelendiği … tarih … sayılı vergi inceleme raporunda, söz konusu yıla ilişkin 20.918.099,43-TL brüt satış beyan edilmiş olmasına karşın aynı döneme ait satış faturalarında katma değer vergisi hariç 23.114.594,74-TL satış yapıldığının saptandığı ve aradaki fark tutarı olan 2.196.495,31-TL'nın mükellefin brüt satışlarına eklenmesi gerektiğinin önerildiği, davacı tarafından, sözü edilen durumun muhasebeden kaynaklı hatadan doğduğu, satış faturalarının gerçek olduğu, hasılatının %90'ı oranında maliyet giderinin bulunduğu, giderlerinin benzin, mazot, işçilik gideri, hafriyat ve nakliyat benzeri kalemlerden oluştuğu, muhasebecisinin tutuklu olması nedeniyle hatalı kayıtların düzeltilemediği şeklinde beyanda bulunulduğu, 10.752.153,89-TL benzin/mazot gideri, 1.852.910,39-TL nakliye hizmet gideri, 6.994.770,00-TL sipariş avansı olmak üzere toplam 19.599.834,29-TL satılan hizmet maliyeti beyan edildiği, maliyet olarak beyan edilen 10.752.153,89-TL akaryakıt giderinin 20.112,73-TL'lik kısmına dair fatura veya belgenin olduğu, geri kalan kısmına ilişkin olarak fatura ya da belge ibraz edilmediği, benzin/mazot giderlerinin toplu fatura olarak kaydedildiği, bu duruma ilişkin olarak toplu fatura beyanında yer alan benzin mazot gideri kalemine ait gider dosyasının bulunamadığı, mevcut belgelerin ibraz edildiği yönünde ifade verildiği, Ba ve Bs formlarındaki uyumsuzluğun ise defterlerinin şehir dışında tutulduğu, temin edilen bilgi ve belgelerin ibraz edildiği ancak ibraz edilemeyen belgelerin de olabileceği, kasıt aranmaması gerektiği şeklinde açıklandığı, inceleme elemanınca davacının satılan hizmet maliyeti hesabında yer alan toplam tutarın tamamına yakınının belgelendirilemediği veya yanlış olarak maliyet hesabına geçirildiği eleştirisi getirilerek … Vergi Dairesi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısında belirtilen ve hafriyat faaliyetlerinde akaryakıt giderlerinin hasılatın %50-60'na tekabül ettiği ve toplam hasılatın % 90'ının maliyet ve giderden oluştuğu yönündeki davacı beyanından hareketle her iki oranın ortalaması olan %75 oranı dikkate alınmak suretiyle 17.335.946,06-TL gider maliyetinin olduğunun tespit edildiği ve bu doğrultuda dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, uyuşmazlık yılında satış faturalarının 2.196.495,31-TL'lik kısmının kayıt ve beyan dışı bırakıldığının sabit olduğu, 10.752.153,89-TL akaryakıt giderinin sadece 20.112,73-TL'lik kısmının belgelendirildiği ve toplu fatura olarak kayıt altına belirtilen söz konusu gidere ilişkin herhangi bir belgenin ibraz edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:

Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu tarhiyatın, belgelendirilemeyen akaryakıt alış faturalarında yer alan katma değer vergisi indirimlerinin reddinden kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.

Davacının 2016 yılına ilişkin hesap ve işlemlerinin katma değer vergisi yönünden incelendiği … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda, ibraz edilen satış faturaları toplamları ile beyan edilen katma değer vergisi matrahlarının aylık bazda karşılaştırılması sonucunda yalnızca Ocak 2016 döneminde, satış faturaları toplamının 876.506,06 TL, beyan edilen katma değer vergisi matrahının 797.802,36 TL, farkın ise 78.703,70 TL olduğu tespit edilerek, beyan tablosu yeniden düzenlenirken 78.703,70 TL matrah farkının, söz konusu dönem matrahına ilave edilmek suretiyle dönem matrahı 876.506,06 TL olarak dikkate alınmış ise de davacı tarafından, sözü edilen farkın ekskavatör satışına ilişkin bir faturadan kaynaklandığı, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'na ekli II sayılı Liste kapsamında %8 vergiye tabi bu satış nedeniyle düzenlenen fatura nedeniyle gelir vergisi inceleme raporunda yer verilen satış faturası listesinde, hatalı şekilde %18 oranında katma değer vergisi hesaplandığı belirtilerek 78.703,70 TL tutarlı ve %8 oranında 6.296,30 TL olarak hesaplanan katma değer vergisine ilişkin satış faturası örneği ile söz konusu ekskavatör satışının muhasebe kaydına ilişkin yevmiye defteri kaydı örneğinin dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edildiği, ekskavatör tesliminin, Katma Değer Vergisi Kanunu'na ekli II sayılı Liste kapsamında olduğu ve ibraz edilen fatura örneğinde hesaplandığı üzere %8 oranında katma değer vergisine tabi olduğu dikkate alındığında Ocak 2016 dönemine dair katma değer vergisinin beyan edildiği şekliyle 149.900,73 TL olacağı, dolayısıyla ödenmesi gereken bir vergiden söz etme imkanı bulunmadığından tarhiyatın, kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılattan kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu bu yönden kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin sözü edilen kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra tarhiyatın bu kısmı kaldırılmıştır.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, katma değer vergisi beyanları ile satış faturaları arasında 78.703,70 TL fark bulunduğu, 2.196.495,35 TL tutarında bir farkın bulunmadığı, söz konusu tutarın, muhasebe tekniği ve tek düzen hesap planına uyulmamasından kaynaklandığı, bu hususu dair sunduğu bilgi ve belgelerin dikkate alınmadığı, ortada kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılatın olmadığı, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

Davalı idare tarafından, davacının kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılatının olduğu, gider ve maliyet hesaplarında belgelendirilemeyen tutarlara ilişkin katma değer vergisi indiriminde bulunduğu hususunu somut saptamalarla ortaya koyan vergi inceleme raporu uyarınca yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık olmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz istemlerinin reddine,

2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,

3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog