4. Hukuk Dairesi 2023/3524 E. , 2023/7551 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve davacı desteğinin idaresindeki motorun 28.09.2010 tarihinde karıştığı trafik kazasında müvekkilinin desteği olan oğlunun vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak destek tazminatı olarak şimdilik 5.100,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin teminat kapsamında olmadığını, çünkü müteveffanın asli kusurlu olduğunu, tazminatın uzman aktüer bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi isteminin haksız olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin beşte bir oranında hükmedilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... talebin teminat kapsamında olduğu ve dosyada mevcut aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 55.000,00 TL. tazminatın 05.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, kendi kusuruyla vefat edenlerin yakınlarının destek tazminatı alamayacağını, kusur oranına itiraz ettiklerini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin beşte bir oranında hükmedilebileceğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...olayın ölümlü kaza olmasından dolayı uzamış zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu ve bu sürenin 2025 yılında sona ereceği, talebin üçüncü kişi konumundaki başvuru sahiplerinin üzerinde meydana gelen zarar olduğu dolayısıyla desteğin kusurunun bu hakka etkili olamayacağı ve nispi tam vekalet ücretinin uygun olduğu" gerekçesiyle, davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe:
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın sürücüsü olan davacının desteğinin trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 51, 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının 5.3. bendinde yer alan "7.950,00 TL." ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL." ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının idaresindeki motorun 28.09.2010 tarihinde çarpışması sonucu gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin desteği olan oğlunun vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak destek tazminatı olarak şimdilik 5.100,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
..., "... talebin teminat kapsamında olduğu ve dosyada mevcut aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 55.000,00 TL tazminatın 05.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. ..., "...olayın ölümlü kaza olmasından dolayı uzamış zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu ve bu sürenin 2025 yılında sona ereceği, talebin üçüncü kişi konumundaki başvuru sahiplerinin üzerinde meydana gelen zarar olduğu dolayısıyla desteğin kusurunun bu hakka etkili olamayacağı ve nispi tam vekalet ücretinin uygun olduğu" gerekçesiyle, davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Sayın çoğunluk, “Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.” Gerekçesi ile ... kararını onamıştır.
Sigorta türlerinde olduğu gibi sorumluluk sigortalarında da kural olarak sözleşme serbestîsi ilkesi geçerlidir. Ancak, kamu yararını gözeten kanun koyucu birtakım sorumluluk sigortalarının yapılmasını tarafların iradesine bırakmamış bu konularda özel düzenlemeler yapmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 13. maddesinin 1. fıkrası ile de kamu yararı ön planda tutularak, yaptırılması zorunlu tutulan sorumluluk sigortalarının, özel kanunlardaki özel hükümler de saklı tutularak, sigorta şirketlerinin çalışma alanı kapsamında kalanlar bakımından bu tür sigorta sözleşmelerini yapmakla sigorta şirketleri zorunlu ve yükümlü tutulmuştur (Ulaş, I.:Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012, s. 873). Aynı konuya ilişkin bu yükümlülük 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1483. maddesinde de yinelenmiştir.
Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasının sorumluluk kapsamı Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesinde işletenin aynı kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasında ki sorumluluk ile sınırlı tutulmuştur. KTK’nın 85. maddesinin 1. fıkrası, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Görüldüğü gibi, karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortasında, sigorta ettirenin zarar verdiği kişi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde bu sigortadan yararlanmaktadır (Karasu, R: Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Ankara 2016, s. 23). Zira zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nın 85/1. maddesinde yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlenir. Bu nedenle zarar görenler, bu zararın giderilmesi amacıyla, araç işletenine karşı KTK hükümlerine göre başvuru hakkına sahip değilse, zarar verene ait aracın trafik sigortacısına da başvuramayacaktır. İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri sigorta teminatı kapsamına dâhil değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02.03.2021 Tarih, 2021/17-19 Esas, 2021/181 Karar aynı yöndedir.)
Zorunlu mali sorumluluk sigortasının sorumluluk kapsamı bir sorumluluk sigortası olarak; Türk Ticaret Kanunu 1473. maddesinin 1. fıkrasında “Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” hükmü ile açıkça göstermiştir. Bu hükme göre sorumluluk sigortasında sigortacının sorumluluğu, sigortalının sözleşmede kararlaştırılan rizikonun gerçekleşmesinden dolayı sigortalının sorumluluğundan kaynaklanan zararın teminat limiti kadar karşılanmasıdır. Bu nedenle sigortalının sorumluluğunda olmayan zararlar sorumluluk sigortasının kapsamında değildir. Bir başka ifade ile sigortalı işletenin sorumluluğu yoksa sigortacının da sorumluluğu bulunmamaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; aracın işleteni ve sürücüsü olan (sigortalı) desteğin yüzde yüz kendi kusuru ile trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle davacıların nasıl işleten olan kendi desteklerinden bir tazminat talep edemeyeceklerse işletenin sorumluluğunun bulunmadığı bu durumda kendi araçlarının zorunlu mali sorumluluk sigortacısından da bir tazminat talep edemeyecekleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır gerekçesi ile ... kararının bozulması gerekirken onama yönünde verilen çoğunluk kararına katılmamaktayım.