Elkoyma Kararı: CMK 123-128 Kapsamında Usul ve Hukuki Sonuçları
Elkoyma kararı, ceza muhakemesinde delil elde etmek veya müsadereyi güvence altına almak amacıyla şüpheli ya da sanığa ait mal varlığına geçici olarak el konulmasını sağlayan bir koruma tedbiridir. Doğru uygulanmadığında telafi edilemez hak kayıplarına yol açabileceğinden usule ilişkin her ayrıntı kritik önem taşır.
Elkoyma kararı, ceza muhakemesinde delilin korunması veya ileride hükmedilecek müsaderenin güvence altına alınması amacıyla şüpheli ya da sanığa ait eşya ve mal varlığına geçici olarak el konulmasını sağlayan koruma tedbiridir. Tedbirin uygulanabilmesi için kuvvetli şüphe ve somut delil koşulunun birlikte gerçekleşmesi gerekir; mahkeme onayı olmadan uygulanan elkoyma işlemleri ise sıkı denetim mekanizmalarına tabidir. Hatalı uygulama, sanık açısından hak kayıplarına yol açabileceği gibi delil değerini de etkileyebileceğinden avukatlar için usul kurallarına hâkimiyet doğrudan dava sonucunu belirler.
Elkoyma Kararı Nedir?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 123 ile 128. maddeleri arasında düzenlenen elkoyma, suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunması hâlinde şüpheli veya sanığa ait eşya ile mal varlığı değerlerine geçici biçimde el konulmasını sağlayan bir koruma tedbiridir. Tedbirin hukuki niteliği ihtiyati tedbire benzer; mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz, yalnızca tasarruf yetkisini geçici olarak kısıtlar.
CMK 123. madde, delil niteliği taşıyan ya da müsadereye tabi olabilecek eşyanın korunmasına yönelik genel elkoyma yetkisini düzenler. CMK 128. madde ise çok daha geniş kapsamlı olup taşınmaz, taşıt, banka hesabı, hak ve alacaklar gibi mal varlığı değerlerine ilişkin özel rejimi içerir. Uygulamada her iki madde çoğunlukla birlikte değerlendirilir; ancak madde numarasının ve kapsamının doğru tespit edilmesi, itiraz dilekçelerinde kritik önem taşır.
Elkoyma kararı yalnızca cezai soruşturma ve kovuşturma aşamalarında uygulanabilir. Hukuk davalarındaki ihtiyati tedbir kurumundan temel farkı, kamu düzenini koruma amacı taşıması ve bireysel alacak güvencesinin ötesinde devletin cezalandırma yetkisiyle doğrudan bağlantılı olmasıdır.
Elkoymaya İlişkin Hukuki Şartlar ve Unsurlar
Elkoyma kararı verilebilmesi için aranan koşullar CMK 123 ve 128. maddelerde ayrı ayrı belirlenmiş olmakla birlikte, ortak bazı unsurlar her iki madde için de geçerlidir.
Genel Elkoyma (CMK 123) için Şartlar
- Suç eşyası veya delil niteliği: El konulacak eşyanın suçun işlenmesinde kullanıldığına ya da delil değeri taşıdığına ilişkin makul şüphe bulunmalıdır.
- Orantılılık: Elkoyma tedbiri, soruşturmanın amacıyla orantılı olmalı; amaca ulaşmak için daha hafif bir tedbirin yeterli olması hâlinde elkoyma yoluna gidilmemelidir.
- Madde kapsamı: Eşyanın CMK 123/1 kapsamında sayılan kategorilerden birine girmesi gerekir.
Mal Varlığına Elkoyma (CMK 128) için Ek Şartlar
- Katalog suç: Elkoyma yalnızca CMK 128/1'de sayılan suçlar (örgütlü suçlar, uyuşturucu, kaçakçılık, terör, rüşvet, zimmet vb.) için uygulanabilir. Katalog dışı suçlarda CMK 128 kapsamında mal varlığına elkoyma yapılamaz.
- Kuvvetli şüphe + somut delil: Soyut şüphe yeterli değildir; söz konusu suçun işlendiğine ve mal varlığının bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe aranır.
- Şüpheli veya sanığa aitlik: Tedbir, üçüncü kişilere ait mal varlığına uygulanamaz; ancak üçüncü kişilere devredilen mal varlığının suç geliri olduğuna ilişkin somut delil bulunması hâlinde ayrı düzenlemeler devreye girebilir.
- Hâkim kararı zorunluluğu: CMK 128 kapsamındaki işlemler kural olarak sulh ceza hâkimliği kararına dayanmak zorundadır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Elkoyma kararları soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimliği tarafından, kovuşturma aşamasında ise davayı gören mahkeme tarafından verilir. Bu temel ayrım uygulamada sıklıkla karıştırılmakta; özellikle soruşturmanın hangi aşamada olduğu belirsizleştiğinde yetki sorunları ortaya çıkmaktadır.
Yetkili mahkeme açısından ise soruşturmanın yürütüldüğü yer ile suçun işlendiği yer sulh ceza hâkimliği yetkilidir. Birden fazla yerde icra edilecek elkoyma işlemlerinde, her yer için ayrı hâkimlik kararı alınması ya da talimat yoluyla diğer hâkimliklere başvurulması gerekebilir.
CMK 127. maddesi uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı veya kolluk, hâkim kararı beklemeksizin elkoyma yapabilir. Ancak bu elkoymanın yirmi dört saat içinde savcıya, savcı tarafından da aynı süre içinde sulh ceza hâkimliğine bildirilmesi ve onaylatılması zorunludur. Hâkim, kararı yerinde bulmadığında elkonulan eşyanın iadesi gerekir. 7. Ceza Dairesi, E. 2021/419, K. 2021/2555 sayılı ve 22.02.2021 tarihli kararında da bu onay prosedürünün usulüne uygun yerine getirilmesinin tedbirin geçerliliği bakımından belirleyici olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Elkoyma Türleri ve İcra Yöntemleri
Uygulama açısından elkoyma, konusuna göre farklı biçimlerde icra edilmektedir. Taşınabilir eşyanın fiilen alınması en yaygın yöntem olmakla birlikte, özellikle CMK 128 kapsamındaki mal varlığı değerleri için sicil şerhine dayalı icra yöntemi de yaygın biçimde kullanılmaktadır.
Taşınmazlara Elkoyma
18. Ceza Dairesi'nin E. 2015/110, K. 2015/4209 sayılı ve 07.07.2015 tarihli kararında CMK 128/1 çerçevesinde taşınmazlara elkoyma kararının uygulanma biçimi ele alınmıştır. Buna göre taşınmazlara ilişkin elkoyma, tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle icra edilir. Şerh, mülkiyetin devrine engel olmamakla birlikte üçüncü kişilerin durumdan haberdar olmasını sağlar ve ileride verilecek müsadere kararının etkinliğini güvence altına alır.
Taşıt Araçlarına Elkoyma
Kara, deniz ve hava ulaşım araçlarına ilişkin elkoyma kararı, aracın kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur. Bu husus birden fazla Yargıtay kararında netleştirilmiştir. 17. Ceza Dairesi, E. 2020/4497, K. 2020/5239 sayılı ve 10.06.2020 tarihli kararında; 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçu nedeniyle kolluk tarafından fiilen elkonulan bir otomobilin, yediemin tutanağıyla sanığa teslim edildiği durumda trafik siciline şerh yükümlülüğünün ne şekilde değerlendirileceğini incelemiştir. Benzer biçimde 8. Ceza Dairesi, E. 2017/15952, K. 2020/355 sayılı ve 08.01.2020 tarihli kararında aynı hukuki meselenin somut olgularla örtüşümünü ele almış; sicil şerhinin fiilî elkoymayla birlikte gerçekleştirilmesinin uygun uygulama yöntemi olduğunu ortaya koymuştur. 2021 tarihli güncel içtihatta ise 2. Ceza Dairesi, E. 2020/31937, K. 2021/13321 sayılı ve 29.06.2021 tarihli kararında yediemin sıfatıyla teslim meselesini ve sicil şerh zorunluluğunu aynı dosya kapsamında birlikte değerlendirmiştir.
7. Ceza Dairesi'nin E. 2021/8083, K. 2025/8534 sayılı ve 30.04.2025 tarihli güncel kararında da ulaşım araçlarına ilişkin CMK 128/4 hükmünün katalog suçlardaki uygulaması değerlendirilmiş; sicil şerhinin elkoymanın zorunlu unsuru olduğu bir kez daha vurgulanmıştır. Benzer kararları anlamsal arama yöntemiyle taramak, dosyada oluşturulacak emsal listesinin kapsamını önemli ölçüde genişletebilir.
Banka Hesapları, Hak ve Alacaklara Elkoyma
CMK 128/1-c,d,e bentleri kapsamında banka hesaplarına, hak ve alacaklara da elkoyma yapılabilir. Bu tür elkoymalar doğrudan ilgili kuruluşa (banka, noter, tapu müdürlüğü vb.) tebliğ yoluyla icra edilir ve hukuki sonuçları bakımından özellikle ticari faaliyetler üzerinde anlık etkiler doğurabilir.
Emsal Kararlar Işığında Elkoyma Uygulaması
Yargıtay'ın konuya ilişkin içtihadı, hem usul hem esas bakımından önemli ilkeler ortaya koymuştur. Aşağıdaki kararlar, uygulamada karşılaşılan temel hukuki sorunlara yanıt vermektedir.
7. Ceza Dairesi, E. 2021/419, K. 2021/2555, T. 22.02.2021
Bu kararda, kolluk tarafından yapılan elkoyma işleminin ardından CMK 127/3 uyarınca sulh ceza hâkimliğinden onay talep edilmesi üzerine hâkimliğin talebi reddettiği bir dosya incelenmiştir. Yargıtay, onay talebinin reddedilmesi hâlinde elkonulan mal varlığının iadesi gerektiğini; aksi yöndeki uygulamanın sanığın temel haklarını ihlal edeceğini hükme bağlamıştır. Karar, hâkim onayının yalnızca şeklî değil, tedbirin hukuken geçerli sayılmasının maddi koşulu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
2. Ceza Dairesi, E. 2020/31937, K. 2021/13321, T. 29.06.2021
Yargıtay bu kararında, kaçakçılık suçu nedeniyle kollukça fiilen elkonulan ve ardından sanığa yediemin sıfatıyla teslim edilen otomobil bakımından trafik siciline şerh yükümlülüğünün değerlendirilmesini ele almıştır. CMK 128/4 hükmünün ulaşım araçları için fiilî elkoyma ile sicil şerhini bir arada öngördüğü; yediemin teslimine karşın şerh yükümlülüğünün ortadan kalkmayacağı sonucuna varmıştır.
17. Ceza Dairesi, E. 2020/4497, K. 2020/5239, T. 10.06.2020
5607 sayılı Kanun kapsamındaki kaçakçılık suçu gerekçesiyle elkonulan bir taşıtın yediemine teslim sürecinde CMK 128/4 uyarınca sicil şerhi gerekliliği irdelenmiştir. Daire, sicil şerhinin araç üzerindeki tasarruf kısıtlamasını üçüncü kişilere karşı da hukuken geçerli kılacağını; şerhin atlanmasının tedbirin etkinliğini zayıflatabileceğini belirlemiştir.
8. Ceza Dairesi, E. 2017/15952, K. 2020/355, T. 08.01.2020
Bu davada da kaçakçılık suçuyla ilgili fiilî elkoyma sonrasında yediemine teslim edilen aracın sicil şerhi meselesi gündeme gelmiştir. 8. Ceza Dairesi, CMK 128/4'ün salt fiilî elkoymayla yerine getirilemeyeceğini; sicil şerhinin ayrı ve zorunlu bir icra adımı olduğunu netleştirmiştir. Bu içtihat, özellikle dosya kapsamında yalnızca fiilî elkoyma yapılıp şerh atlanması hâlinde sanık lehine itiraz argümanı oluşturmaktadır.
18. Ceza Dairesi, E. 2015/110, K. 2015/4209, T. 07.07.2015
CMK 128'in taşınmazlar ve hak/alacaklara ilişkin fıkrasının yorumlandığı bu kararda daire, soruşturma konusu suçun katalog kapsamında yer almasının yanı sıra mal varlığının suçtan elde edildiğine dair somut delile dayanan kuvvetli şüphenin elkoyma kararı için zorunlu koşul olduğunu vurgulamıştır. Soyut suç isnadının mal varlığına elkoyma için yeterli sayılamayacağı ilkesi burada belirgin biçimde ortaya konmuştur.
7. Ceza Dairesi, E. 2021/8083, K. 2025/8534, T. 30.04.2025
Dairenin 2025 tarihli bu güncel kararında, katalog suçlar kapsamında kaçakçılık gerekçesiyle ulaşım aracına uygulanan elkoymada CMK 128/4'ün uygulanma koşulları dosya bütünü içinde değerlendirilmiştir. Karar, sicil şerhi yükümlülüğüne ilişkin içtihadın 2025 yılı itibarıyla da değişmeksizin devam ettiğini ve önceki kararlarla tam uyum içinde olduğunu teyit etmektedir.
Elkoyma Kararına İtiraz ve Denetim Yolları
Elkoyma kararı, şüpheli, sanık veya eşyanın sahibi olan üçüncü kişi tarafından itiraz yoluyla denetlettirilebilir. İtiraz hakkı hem soruşturma hem kovuşturma aşamasında kullanılabilir; ancak mercii ve süre bakımından dikkatli bir değerlendirme gerektirir.
Soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimliğinin kararına karşı itiraz mercii asliye ceza mahkemesidir. Kovuşturma aşamasında ise davayı gören mahkemenin kararına karşı üst mahkemeye başvurulabilir. İtiraz dilekçesinde; elkoyma koşullarının gerçekleşmediği, tedbirin orantısız olduğu, kararın usule aykırı verildiği ya da sürenin aşıldığı gibi somut gerekçeler ileri sürülmelidir.
Özellikle kolluk tarafından yapılan hâkim onaysız elkoyma işlemlerinde, yirmi dört saatlik bildirim süresine uyulmadığını ya da hâkimin onayı reddettiği hâlde iade yapılmadığını tespit eden avukatlar, bu usul ihlalini itirazlarında açıkça belgeleyerek ciddi bir savunma argümanı oluşturabilir.
İtirazın yanı sıra tedbirin kaldırılması için de başvuru yolu mevcuttur. Soruşturma konusu suçun işlenmediğinin anlaşılması, tedbirin amacının ortadan kalkması veya yargılamanın sonuçlanması hâllerinde elkoymanın kaldırılması talep edilebilir. Eşyanın iadesi veya muhafaza altındaki mal varlığının serbest bırakılması, yazılı talep ve gerekçeyle ilgili hâkimlikten ya da mahkemeden istenebilir.
Süreçte Dikkat Edilmesi Gereken Süreler
Elkoyma tedbiri bakımından belirlenmiş süreler, hak düşürücü nitelik taşımamakla birlikte tedbirin hukuken geçerliliği ve itiraz hakkının kullanılması açısından kritik öneme sahiptir.
| Süre | Kapsam | Dayanak |
|---|---|---|
| 24 saat | Hâkimsiz elkoymada savcıya bildirim | CMK 127/3 |
| 24 saat | Savcıdan sulh ceza hâkimliğine bildirim | CMK 127/3 |
| 7 gün | Elkoyma kararına itiraz süresi (öğrenme tarihinden) | CMK genel itiraz hükümleri |
| Yargılama sonuna kadar | CMK 128 kapsamında tedbirin devamı (katalog suçlar) | CMK 128/6 |
| Derhal | Hâkim onayı reddi hâlinde iade yükümlülüğü | CMK 127/3 |
Yargılama uzadıkça tedbirin süresi de uzar; ancak savunma avukatları belirli aralıklarla tedbirin devamının zorunlu olup olmadığını sorgulayabilir ve koşulların değişmesi hâlinde kaldırma talep edebilir.
Sık Yapılan Hatalar
- Katalog suç kontrolünü atlamak: CMK 128 kapsamında mal varlığına elkoymanın yalnızca maddede sayılan katalog suçlar için mümkün olduğu gözden kaçırılmaktadır. Katalog dışı suçlarda yapılan elkoyma kararları usulsüzdür ve itirazda etkili bir argümana dönüşür.
- Sicil şerhini ihmal etmek: Taşıt veya taşınmaz bakımından fiilî elkoyma yapıldıktan sonra sicil şerhinin atlanması, Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre tedbirin tam anlamıyla icra edilmediği sonucunu doğurabilir; itirazda bu eksiklik ileri sürülebilir.
- 24 saatlik bildirimi kaçırmak: Savcılık ve kolluk birimlerinin hâkimsiz elkoymada bildirim yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemesi, tedbirin onaylanmasını imkânsız kılar. Savunma için güçlü bir usul itirazı zemini oluşturur.
- Soyut şüpheyi kuvvetli şüphe saymak: Özellikle CMK 128 başvurularında "somut delillere dayanan kuvvetli şüphe" standardının karşılanmadığı durumlarda verilen kararlar itirazla kaldırılabilir. Yargıtay bu standardı sıkı tutmaktadır.
- Üçüncü kişi mal varlığını atlamadan elkoymak: Kararın kapsamının şüpheli/sanığa ait mal varlığının ötesine geçtiği hâllerde üçüncü kişilerin itiraz yollarını kullanması gerekir; bu yol çoğunlukla ihmal edilmektedir.
- Tedbirin kaldırılmasını talep etmemek: Yargılama uzadıkça koşulların değişip değişmediği gözden geçirilmeli; gerekirse tedbirin kaldırılması yazılı olarak talep edilmelidir. Pasif bekleyiş, avukatın müvekkili adına kullanabileceği bir hakkı fiilen ortadan kaldırır.
- Madde numarasını yanlış belirtmek: Özellikle itiraz dilekçelerinde CMK 123 ile 128'in karıştırılması, dilekçenin hukuki dayanak açısından zayıflamasına yol açar. Hangi maddenin uygulandığını kararda tespit ettikten sonra itirazı ilgili hükme göre kurgulayın.
Emsal Tarama ile Elkoyma Savunmasını Güçlendirin
Elkoyma kararlarına yönelik başarılı itiraz ve savunma dilekçelerinin neredeyse tamamında güçlü bir emsal altyapısı belirleyici rol oynamaktadır. Hangi sicile şerh düşüleceği, somut delil standardının ne ölçüde karşılanması gerektiği veya bildirim sürelerinin hak düşürücü etkisi gibi meselelerde Yargıtay dairelerinin zaman içinde geliştirdiği içtihat tablosunu eksiksiz kavramak, dilekçeyi doğrudan belirler.
İçtihat Pro'nun 10,8 milyonun üzerindeki karar arşivinde Yargıtay 8,75 milyonu aşkın kararla temsil edilmektedir; bu sayının büyük bölümü ceza ve ceza muhakemesi hukukuna aittir. Klasik tam metin aramanın yanı sıra yapay zekalı arama modu, doğal dil sorgularıyla spesifik hukuki meselelere odaklanmanızı sağlarken anlamsal arama modu kavramsal yakınlığa dayalı kararları bir arada sunar. Pro Yıllık planı KDV dahil yılda 2.866 TL'ye (aylık 199 TL'ye karşılık gelir) sunulmaktadır; Haziran 2026 itibarıyla yerleşik içtihat platformlarının yıllık 34.200–48.000 TL, yapay zeka odaklı platformların ise 60.000–80.000 TL aralığındaki fiyatlarıyla kıyaslandığında bu rakam, yoğun ceza dosyası hacmi olan her büronun yeniden hesaplamasını gerektirir.
Elkoyma itirazlarınızda ve müsadere hükümlerine karşı savunmalarınızda içtihat arşivini etkin biçimde kullanmak için İçtihat Pro'ya ücretsiz kayıt olun; geniş arama kotasına sahip Pro planını 30 gün deneme seçeneğiyle değerlendirin.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için alanında uzman bir avukattan destek almanız önerilir. Mevzuat değişiklikleri ve yeni Yargıtay içtihatları nedeniyle güncel hukuki düzenlemeleri daima birincil kaynaklardan teyit ediniz.
Sık Sorulan Sorular
Elkoyma kararına itiraz etmek için süre ne kadardır?
CMK'nın ilgili hükümleri uyarınca elkoyma kararına karşı itiraz yolu açıktır; itiraz, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. İtiraz mercii, sulh ceza hâkimliğinin kararına karşı asliye ceza mahkemesidir. İtiraz dilekçesinde hukuki dayanak ve somut itiraz gerekçeleri açıkça belirtilmelidir.
Hâkim kararı olmaksızın elkoyma mümkün müdür?
Evet, CMK'nın 127. maddesi uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlisi hâkim kararı olmaksızın elkoyma işlemi gerçekleştirebilir. Ancak bu işlem yirmi dört saat içinde Cumhuriyet savcısına, savcı tarafından da en geç yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimliğine bildirilmeli ve onaya sunulmalıdır; hâkim onaylamadığında elkoyma kaldırılır.
Taşınmaza uygulanan elkoyma nasıl icra edilir?
CMK 128. maddesi kapsamında taşınmazlara uygulanan elkoyma kararı, tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle icra olunur. Bu şerh, taşınmazın devrinin önüne geçmez; ancak üçüncü kişileri sonraki tasarruflar konusunda uyarır ve müsadere kararının sonuçlarını güvence altına alır.
Araç (taşıt) için verilen elkoyma kararı ne şekilde uygulanır?
Kara, deniz ve hava ulaşım araçlarına ilişkin elkoyma kararı, ilgili aracın kayıtlı bulunduğu sicile (trafik sicili, gemi sicili, sivil havacılık sicili gibi) şerh verilmek suretiyle icra edilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre bu sicil şerhi, fiilî elkoymanın yanı sıra alternatif bir icra yöntemi olarak da kabul görmektedir.
Elkoyma ile müsadere arasındaki fark nedir?
Elkoyma, yargılama süresince uygulanan geçici bir koruma tedbiridir; mülkiyet el değiştirmez, sadece tasarruf yetkisi kısıtlanır. Müsadere ise mahkûmiyet kararıyla birlikte hükmedilen ve mal varlığının devlet adına kalıcı olarak devredilmesini sağlayan bir yaptırımdır. Elkoyma olmadan müsadere mümkün olsa da elkoyma, müsadereyi hukuken güvence altına almanın en etkin aracıdır.