Aile Hukuku

Evlenmeye İzin Davası: Şartlar, Mahkeme ve Süreç

Evlenmeye izin davası, yasal evlenme yaşının altındaki küçüklerin mahkeme kararıyla evlenmesine olanak tanıyan çekişmesiz yargı işlemidir. Kısıtlılar ve gaip eşler söz konusu olduğunda da yasal temsilcinin izni yerine hâkim kararı devreye girer.

R Recep Karaca 14 dk okuma 29 görüntülenme
Evlenmeye İzin Davası: Şartlar, Mahkeme ve Süreç

Evlenmeye izin davası, Türk Medeni Kanunu'nun belirlediği olağan evlenme yaşının altında kalan küçüklerin mahkeme kararıyla evlenmesine imkân tanıyan çekişmesiz yargı işlemidir. Bunun yanı sıra kısıtlılar ile yasal temsilcisinin izin vermediği durumlarda da hâkimin müdahalesi söz konusu olur; gaiplik hâllerinde ise evliliğin sona erdirilmesi ve yeniden evlenme hakkı farklı bir yargısal süreçle güvence altına alınır. Bu makale; şartları, görevli mahkemeyi, emsal kararları ve sık yapılan hataları avukatlar için derlemektedir.

Evlenmeye İzin Nedir ve Hukuki Dayanağı Nedir?

Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 124/1'e göre erkek ve kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Bununla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrası, olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebebin varlığı hâlinde hâkime on altı yaşını doldurmuş bireylerin evlenmesine izin verme yetkisi tanır. Bu yetki, evlilik kurumunun olağandışı koşullarda da korunabilmesi için getirilmiş istisnai bir güvencedir.

Evlenmeye izin davası; hem küçüğün yasal temsilcisinin (ana, baba, vasi) rızasının alınamaması, hem de küçüğün kendisinin doğrudan mahkemeden izin talep etmesi biçiminde işleyebilir. TMK m. 128 ise yasal temsilcinin haklı bir sebep olmaksızın izin vermekten kaçındığı durumları ayrıca düzenler; bu hâlde hâkim bağımsız bir takdir yetkisiyle karar verir.

Kısıtlılar (vesayet altındakiler) açısından da evlilik için hâkim kararı zorunludur. Gaiplik söz konusu olduğunda ise mevcut evliliğin hukuki sona ermesi için gaiplik kararı ve ardından evliliğin feshi süreçlerinin takip edilmesi gerekir.

Evlenmeye İzin Davasının Şartları

Yaş Koşulu

İzne konu olan kişinin karar tarihi itibarıyla tam on altı yaşını doldurmuş olması zorunludur. Yargıtay bu sınırı son derece katı biçimde uygulamaktadır. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2014 tarihli bir kararında karar tarihinde 15 yaş 7 ay 6 günlük olan küçüğün evlenmesine izin verilemeyeceğini, çünkü henüz on altı yaşını tamamlamadığını açıkça vurgulamıştır. Başvuru anında değil, hâkimin karar verdiği gün yaşın tamamlanmış olması aranmaktadır.

Olağanüstü Durum ve Pek Önemli Sebep

Yaş koşulunun yanı sıra iki kümülatif şartın daha birlikte gerçekleşmesi gerekir: olağanüstü bir durumun varlığı ve pek önemli bir sebebin bulunması. Uygulamada hamilelik, uzun süreli birliktelik, aile baskısı veya sosyoekonomik zorunluluk bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak hâkim her somut olayı bağımsız biçimde değerlendirmek durumundadır; iki şartı da karşılamayan talepler reddedilmektedir.

Ana, Baba veya Vasinin Dinlenmesi

TMK m. 124/2'nin son cümlesi, olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasinin dinlenmesini zorunlu kılar. Bu usul güvencesi, yasal temsilcinin görüşünün kayıt altına alınmasını sağlar. Yasal temsilci dinlenilmeden kurulan karar, usul eksikliği gerekçesiyle bozulabilir.

Kısıtlılık Hâli

Vesayet altındaki kişilerin evlenebilmesi için vasinin rızası yeterli olmayıp ayrıca sulh hukuk mahkemesinin onayı şarttır. Vasi bu konuda bağımsız karar veremez; hâkimin denetimi zorunludur.

Gaiplik Hâli

Gaip ilan edilmek isteyen kişinin son bulunduğu yerden itibaren beş yıl geçmiş olması veya ölüm tehlikesi içinde kayboluşunun üzerinden bir yıl geçmiş bulunması gerekir. Gaiplik kararı kesinleştikten sonra hayatta olan eş, TMK m. 131-134 çerçevesinde evliliğin feshine başvurabilir ve bu kararın kesinleşmesiyle birlikte yeniden evlenme hakkı doğar.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Evlenmeye izin davası, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 382/2-b-1 uyarınca çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmaktadır. Bu nitelendirmenin doğal sonucu olarak HMK m. 383 gereğince görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.

Uygulamada görev uyuşmazlıkları sık karşılaşılan bir sorun olmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin iki ayrı kararında, asliye hukuk mahkemesi ile sulh hukuk mahkemesinin birbirini görevsiz sayarak dosyayı gönderdiği ve Yargıtay'ın yargı yeri belirlenmesi yoluyla sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu hükme bağladığı görülmektedir. Bu nedenle başvurunun doğrudan sulh hukuk mahkemesine yapılması hem zaman hem de usul riski açısından kritik önem taşır.

Yetki bakımından ise HMK'nin çekişmesiz yargıya ilişkin genel kuralı uygulanır; küçüğün veya kısıtlının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Arabuluculuk dava şartı bu dava türünde söz konusu değildir.

Dava Nasıl Açılır ve Süreç Nasıl İşler?

Evlenmeye izin davası, küçüğün bizzat veya kanuni temsilcisi aracılığıyla sulh hukuk mahkemesine sunacağı dilekçeyle başlatılır. Yasal temsilcinin izin vermediği hâllerde ise küçük kendi başına dava açabilmektedir (TMK m. 128).

Dilekçede bulunması gereken unsurlar şunlardır:

  • Başvuranın ve evlenmek istediği kişinin nüfus kayıt örnekleri
  • Olağanüstü durumu ve pek önemli sebebi ortaya koyan belgeler (sağlık raporu, hamilelik belgesi vb.)
  • Yasal temsilcinin bilgi ve iletişim bilgileri (dinlenilmek üzere)
  • Yargı harçları ve gider avansı

Mahkeme, dilekçeyi aldıktan sonra re'sen araştırma ilkesi çerçevesinde gerekli incelemeyi yapar. Ana, baba veya vasiyi duruşmaya davet ederek dinler; gerekli gördüğünde sosyal inceleme raporu isteyebilir. Dava çekişmesiz yargı niteliğinde olduğundan karar genellikle tek celsede ya da kısa süreçte sonuçlanır. İzin verilmesine ilişkin karar nüfus idaresine bildirilir ve medeni hâl kaydına işlenir.

Süreler: Zamanaşımı ve Başvuru Süresi

Durum Süre / Koşul Dayanak
Erken evlilik izni başvurusu 16 yaşın tamamlanması şartıyla her zaman TMK m. 124/2
Yasal temsilci izin vermeme hâli Evlenme niyetinden sonra makul sürede TMK m. 128
Gaiplik bildirimi Son haberden itibaren 5 yıl (genel) / 1 yıl (ölüm tehlikesi) TMK m. 32
Gaiplik kararı sonrası evliliğin feshi Gaiplik kararının kesinleşmesinden itibaren TMK m. 131
İzinsiz evliliğin iptali Evlilikten haberdar olunan günden itibaren 6 ay / her hâlde 5 yıl TMK m. 147

Evlenmeye izin davasının kendine özgü bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır; ancak başvurunun küçüğün on sekiz yaşını doldurmadan önce sonuçlandırılması gerekir. On sekiz yaşın dolmasıyla birlikte dava konusu kalmaz. Ayrıca mahkeme kararı verilmeden önce küçüğün on yedi yaşını doldurması hâlinde, olağan evlenme yaşına gelinmiş olabileceğinden talep şeklen dönüşebilir; bu durum dilekçede ayrıca değerlendirilmelidir.

Emsal Kararlar Işığında Evlenmeye İzin

Yargıtay'ın konuya ilişkin içtihadı, uygulamada karşılaşılan pek çok soruna yol göstermektedir. Aşağıda verilen kararların tamamı doğrulanmış kaynaklara dayanmaktadır ve İçtihat Pro arşivinde tam metinleriyle erişilebilir durumdadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/1695, K. 2011/3559, T. 02.03.2011

Bu kararda Daire, TMK m. 124/2 kapsamındaki "yaş gerekçeli" izin talebiyle TMK m. 128 kapsamındaki "yasal temsilcinin haklı sebepsiz reddi" durumunu birbirinden net biçimde ayırt etmiştir. Mahkemece verilen kararın yasal temsilcinin iznine gerek kalmaksızın evlenmeye izin verilmesi niteliğinde olduğu tespiti yapılmış ve bu iki hâlin farklı hükümler çerçevesinde ele alınması gerektiği vurgulanmıştır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/20482, K. 2014/5005, T. 10.03.2014

Daire bu kararında on altı yaş sınırının karar tarihi itibarıyla fiilen tamamlanmış olması gerektiğini, başvuru tarihinin belirleyici olmadığını açıkça hükme bağlamıştır. Karar tarihinde 15 yaş 7 ay 6 günlük olan küçük için henüz on altı yaşını tamamlamamış olması sebebiyle evlenme talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu içtihat, yaş hesabında gün hassasiyetiyle hareket edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/3242, K. 2022/3103, T. 28.02.2022

Bu 2022 tarihli güncel içtihatta Daire, TMK m. 124/2 metnini ve HMK'nin çekişmesiz yargı hükümlerini birlikte değerlendirerek henüz evlenme yaşında olmayanların evlenmesine izin verilmesi istemlerindeki usul çerçevesini netleştirmiştir. Ana ve baba ile vasinin olanak bulundukça dinlenmesi yükümlülüğünün usul güvencesi niteliğinde olduğu bir kez daha teyit edilmiştir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Görev uyuşmazlıkları da uygulamada önemli bir sorun kaynağı olmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, iki ayrı dosyada bu uyuşmazlığı kesin biçimde sulh hukuk mahkemesi lehine çözüme kavuşturmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/9530, K. 2013/10512, T. 02.07.2013

Daire, HMK m. 382/2-b-1 ve m. 383 hükümleri ışığında evlenmeye izin davasının çekişmesiz yargı işi olduğunu ve bu nedenle sulh hukuk mahkemesinin görevli bulunduğunu hükme bağlamıştır. Asliye hukuk mahkemesince verilen görevsizlik kararı doğru bulunmuş; dosyanın sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/6487, K. 2012/11666, T. 31.10.2012

Asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemelerinin birbirini görevsiz sayarak dosyayı karşılıklı gönderdiği bu uyuşmazlıkta Yargıtay, yargı yeri belirlenmesi yoluyla evlenmeye izin davasında sulh hukuk mahkemesinin münhasıran görevli olduğunu karara bağlamıştır. Çift taraflı görevsizlik kararlarının yol açtığı mağduriyeti önlemeye yönelik bu içtihat bugün de geçerliliğini korumaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/3269, K. 2012/11848, T. 02.11.2012

Sulh hukuk mahkemesinde görülen bu davada Daire, TMK m. 124/2'deki "olağanüstü durum ve pek önemli sebep" koşullarının somut olayda nasıl değerlendirileceğine ilişkin yol gösterici tespitler yapmış; hâkimin takdir yetkisini kullanırken bu iki şartın birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğini ayrıntılı biçimde irdelemesi gerektiğini vurgulamıştır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Benzer davalardaki emsal kararları İçtihat Pro'nun Anlamsal arama moduyla kavramsal olarak tarayabilir, özellikle "evlenmeye izin" ve "kısıtlı evlenmesi" arama terimlerini içtihat havuzuna karşı test edebilirsiniz.

Kısıtlılık ve Gaiplik Hâllerinde Özel Değerlendirme

Kısıtlılık (vesayet altında olma) hâlinde evlenme, TMK m. 124/2 kapsamında değerlendirilmekte ve sulh hukuk mahkemesinin onayını gerektirmektedir. Vasinin rızası, mahkeme onayının yerini tutmaz. Mahkeme; kısıtlının evlilik için gerekli irade yeterliliğine sahip olup olmadığını, ayrıca olağanüstü durum ile pek önemli sebep koşullarının varlığını bağımsız biçimde araştırmak durumundadır.

Gaiplik hâli ise farklı bir yargısal süreçle ele alınmaktadır. Gaip ilan edilmek istenen kişi için öncelikle asliye hukuk mahkemesine gaiplik kararı başvurusunda bulunulur (TMK m. 32-35). Gaiplik kararının kesinleşmesinin ardından hayatta olan eş, evliliğin mahkemece feshine karar verilmesini talep eder. Bu iki aşamalı sürecin tamamlanmasıyla birlikte yeniden evlenme hakkı kazanılır. Gaiplik davalarında tanıklık ve belgeler özellikle önem taşır; kişinin son nerede ve ne zaman görüldüğüne dair delillerin eksiksiz sunulması gerekmektedir.

Uygulamada görülen bir diğer sorun, gaiplik kararı alınmadan doğrudan nüfus müdürlüğüne başvurulmasıdır. Bu yol hukuken mümkün değildir; yargısal sürecin atlanması halinde yapılan evlilik iptale konu olabilir.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Görevli mahkemeyi karıştırmak: Davayı asliye hukuk mahkemesine açmak, görevsizlik kararı ve yeniden dilekçe aşamaları nedeniyle hak kaybına yol açar; sulh hukuk mahkemesine doğrudan başvurun.
  2. Yaş hesabını gün bazında yapmamak: Yargıtay, on altı yaşın karar tarihinde tamamlanmış olmasını aramaktadır. Başvuru sırasında on altı yaşında olan küçüğün karar tarihinde hâlâ on beş yaşında olması ihtimalini göz ardı etmeyin.
  3. Olağanüstü durum ve pek önemli sebebi belgelememek: Bu iki şartın yalnızca beyanla değil somut belgelerle ortaya konması gerekir; sağlık raporu, bilirkişi beyanı veya sosyal inceleme raporu talep etmeyi ihmal etmeyin.
  4. Yasal temsilciyi duruşmaya davet ettirmemek: Ana, baba veya vasinin dinlenilmemesi usul hatası oluşturur ve kararın bozulmasına zemin hazırlar.
  5. Gaiplik davası ile evlenmeye izin davasını karıştırmak: Eşin gaip olması durumunda önce gaiplik kararı, ardından evliliğin feshi gerekmektedir; bunlar evlenmeye izin davasının konusu değildir.
  6. Kısıtlı için sadece vasinin rızasıyla yetinmek: Vasinin onayı sulh hukuk mahkemesinin izninin yerini tutmaz; mutlaka mahkeme kararı alınmalıdır.
  7. On sekiz yaşını doldurmadan önce sonuçlandırmamak: Küçüğün davası sürerken on sekiz yaşını doldurması hâlinde talep konusuz kalır; süreci hızlandırmak için duruşma tarihlerini yakından takip edin.

Emsal Tarama ve Sonuç: Doğru İçtihatla Güçlü Dilekçe

Evlenmeye izin davaları görece kısa ve çekişmesiz yargı süreçleri gibi görünse de görevli mahkeme hatası, yaş hesabındaki yanlışlıklar ve olağanüstü durum koşulunun yetersiz belgelenmesi nedeniyle sık ret veya bozmayla karşılaşılan dosyalar arasındadır. İlgili Yargıtay kararlarına dilekçede atıfta bulunmak, hâkimin takdir yetkisini doğru yönde kullanmasını kolaylaştırır.

İçtihat Pro'nun 10,8 milyonu aşkın karar arşivi; Yargıtay 2. ve 17. Hukuk Dairesi'nin evlenmeye izin ve gaiplik kararlarını, sulh hukuk mahkemelerine ait yerel kararlara kadar kapsamlı biçimde içermektedir. Klasik arama ile daire numarasına veya kanun maddesine göre tarayabilir; Yapay Zekalı arama ile doğal dil sorgusu ("kısıtlının evlenmesi için mahkeme izni") çalıştırabilir; Anlamsal arama ile kavramsal olarak benzer içtihatları keşfedebilirsiniz. Haziran 2026 itibarıyla yerleşik içtihat platformları yıllık 34.200–48.000 TL, yapay zeka odaklı platformlar ise 60.000–80.000 TL aralığında ücret alırken İçtihat Pro Pro Yıllık paketini aylık 199 TL'ye (2.866 TL/yıl KDV dahil) sunmaktadır.

Ücretsiz kayıt ile arşivi deneyimleyebilir, Pro üyelikle sınırsız arama ve tüm emsal kararlara tam erişim sağlayabilirsiniz: İçtihat Pro'ya ücretsiz kaydolun →

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukattan profesyonel destek almanız önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Evlenmeye izin davası hangi mahkemede açılır?

Evlenmeye izin davası çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan HMK m. 383 uyarınca sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Asliye hukuk mahkemesine yapılan başvurular görevsizlik kararıyla sulh hukuk mahkemesine gönderilmektedir.

Kaç yaşında evlenmeye izin verilebilir?

TMK m. 124/2 uyarınca hâkim, ancak olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. 16 yaşın altındaki küçükler için bu izin mümkün değildir.

Yasal temsilci izin vermezse ne yapılır?

Yasal temsilci (ana, baba veya vasi) haklı bir sebep olmaksızın izin vermekten kaçınıyorsa küçük, TMK m. 128 uyarınca sulh hukuk mahkemesine başvurarak izinsiz evlenmesine karar verilmesini talep edebilir. Hâkim, yasal temsilciyi dinleyerek takdir yetkisini kullanır.

Kısıtlının evlenmesi için ne gerekir?

Kısıtlıların (vesayet altındaki kişilerin) evlenmesi TMK m. 124/2 kapsamında hâkim iznine tabidir. Vasinin izni tek başına yeterli değildir; ayrıca sulh hukuk mahkemesinin onayı alınması gerekir.

Eşin gaip olması evlilik işlemlerini nasıl etkiler?

Eşin gaip ilan edilmesi veya uzun süreli ortadan kaybolması halinde diğer eş, TMK m. 131-134 çerçevesinde önce gaiplik kararı, ardından evliliğin feshi yoluna başvurabilir. Gaiplik kararı kesinleştikten sonra evlilik hukuken sona erer ve yeniden evlenme hakkı doğar.

Paylaş: Twitter Facebook LinkedIn WhatsApp