Genel Mahkemeden Kadastroya Devredilen Davalar
Kadastro çalışmaları sırasında genel mahkemelerde görülen taşınmaz davaları 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca kadastro mahkemelerine devredilir. Bu süreç kendine özgü usul kuralları, re'sen araştırma yükümlülüğü ve özel temyiz dairesi uygulamaları doğurur.
Bir taşınmaz üzerinde genel mahkemede dava görülürken kadastro çalışmaları o taşınmazı kapsıyorsa, dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi gereğince kadastro mahkemesine devredilir. Bu devir, davayı yalnızca görevli yargı yerine taşımakla kalmaz; re'sen araştırma ilkesini, özel usul kurallarını ve Yargıtay temyiz dairesi uygulamasını da birlikte getirir. Söz konusu sürecin doğru yönetilmemesi, davaların uzamasına ya da hükmün bozulmasına yol açabilir.
Genel Mahkemeden Kadastroya Devir Nedir?
Kadastro, taşınmaz mülkiyetinin ve sınırlarının devlet tarafından tespitini sağlayan resmi bir ölçüm ve sınırlandırma sürecidir. Bu süreç devam ederken aynı taşınmaz üzerinde genel mahkemelerde görülmekte olan mülkiyet, müdahalenin men'i, tescil veya benzeri taşınmaz davaları ortaya çıkabilir. İşte bu çakışma durumunda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi devreye girer.
Madde, sözü edilen çakışma hâlinde genel mahkemedeki davanın "olduğu gibi" kadastro mahkemesine aktarılmasını emreder. Devir yalnızca coğrafi bir yer değişikliği değildir; davanın usul çerçevesini de köklü biçimde dönüştürür. Genel yargılama usulünden farklı olarak kadastro mahkemesi, tarafların talepleri ile bağlı kalmaksızın taşınmazın gerçek hak sahibini belirlemek amacıyla re'sen araştırma yapmak zorundadır.
Hukuki dayanak: 3402 sayılı Kadastro Kanunu m. 27 (aktarma) ve m. 30/2 (re'sen araştırma ilkesi).
Devrin Şartları ve Koşulları
Hangi Davalar Devredilir?
Genel mahkemeden kadastroya devre konu olabilecek davalar taşınmaza ilişkin olmak zorundadır. Mülkiyet, ortaklığın giderilmesi, müdahalenin men'i, tapu iptali ve tescil, zilyetlik davaları bu kapsama girebilir. Buna karşın davanın taşınmazla yalnızca dolaylı bağı olan ya da kişisel alacak niteliği taşıyan davalar, kural olarak devir kapsamına girmez.
Çakışma Koşulu
Devir için temel koşul, kadastro çalışmalarının genel mahkemede görülen davanın konusu olan taşınmazı kapsamasıdır. Kadastro komisyonu, davanın görüldüğü mahkemeye bildirim yaparak dosyanın aktarılmasını talep eder. Bu bildirim üzerine genel mahkeme, yargı yetkisini yitirir ve dosya kadastro mahkemesine gönderilir.
Re'sen Araştırma Yükümlülüğü
Devir gerçekleştikten sonra kadastro mahkemesinin en kritik yükümlülüğü re'sen araştırmadır. 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi, kadastro mahkemesine tarafların delil sunup sunmadığından bağımsız olarak gerçeği araştırma görevi yükler. Bu, medeni usul hukukunun "taraflarca hazırlık ilkesi"nden önemli bir sapmayı ifade eder. Kadastro mahkemesi; tapu sicili, vergi kayıtları, keşif, bilirkişi incelemesi ve komşu parsel tespitleri gibi delillere tarafların talebini beklemeden başvurabilir.
Orman Varlığı ve Hazine'nin Taraflığı
Çekişmeli taşınmazın sınırında orman bulunuyorsa ya da taşınmazın orman niteliği taşıdığına dair belirti mevcutsa Hazine'nin davaya dahil edilmesi zorunludur. Taşınmazın tutanağının "malikhanesi hukuken boş" olarak düzenlendiği durumlarda ise mahkeme, 3402 sayılı Kanun'un 30. maddesi çerçevesinde gerçek hak sahibini bizzat tespit etmek durumundadır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kadastro davaları için görevli mahkeme, uzmanlaşmış kadastro mahkemeleridir. Kadastro mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görevi asliye hukuk mahkemesi kadastro mahkemesi sıfatıyla üstlenir. Yetkili mahkeme ise çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer kadastro mahkemesidir; taşınmazın konumu kesin yetki kuralına tabidir ve taraflarca değiştirilemez.
Devredilen dava kadastro mahkemesine ulaştıktan sonra taraflar yargılama usulü itirazında bulunsa bile genel mahkemeye geri dönüş mümkün değildir; artık dava kadastro yargısı çerçevesinde sonuçlandırılmak zorundadır.
Devredilen Davada Süreç: Adımlar ve Belgeler
Genel mahkemeden kadastro mahkemesine devrin usul akışı birkaç temel adımdan oluşur. Her adımın doğru yönetilmesi, davanın hızlı ilerlemesi ve temyiz aşamasında bozmayla karşılaşılmaması açısından belirleyicidir.
- Bildirim: Kadastro komisyonu, taşınmazın çalışma kapsamına girdiğini genel mahkemeye bildirir. Bu aşamada çakışmanın tespiti önem taşır.
- Dosya gönderimi: Genel mahkeme, tüm dava dosyasını (dilekçeler, deliller, keşif tutanakları) yetkili kadastro mahkemesine iletir. Eksik gönderim yapılması ilerleyen aşamalarda gecikmelere neden olabilir.
- Tarafların bilgilendirilmesi: Kadastro mahkemesi, tarafları yeni yargı yeri ve duruşma tarih/saati konusunda bilgilendirir.
- Re'sen araştırma: Mahkeme, tapu sicil müdürlükleri, orman idaresi, belediye ve kadastro komisyonundan bilgi ve belge ister; gerekirse mahallinde keşif yapar.
- Hazine dahili (varsa): Orman ya da hazine taşınmazı ihtimali varsa ilgili kurum davaya dahil edilerek savunma hakkı tanınır.
- Birleştirme (varsa): Aynı taşınmaza ilişkin birden fazla dosya aktarılmışsa mahkeme bu davaları birleştirir.
- Hüküm ve tescil: Kadastro mahkemesi kararı kesinleşince tapu sicil müdürlüğüne tescil için bildirim yapılır.
Süreçte ihtiyaç duyulan başlıca belgeler şunlardır: tapu senedi veya sicil kayıtları, vergi kayıt belgesi, miras belgeleri (taraflardan biri mirasçıysa), komşu parsel maliklerinin ifadeleri, kadastro tutanakları ve varsa önceki davalara ait keşif raporları.
Süreler: Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
| Süre Türü | Süre | Açıklama |
|---|---|---|
| Genel mahkemede dava açma (müdahalenin men'i) | Zamanaşımı yok | Mülkiyet hakkına dayalı davalar zamanaşımına tabi değildir |
| Kadastro tespitine itiraz | 30 gün | Tutanağın askı süresi içinde itiraz; hak düşürücü süre |
| Kesinleşmiş kadastro kararına karşı dava | 10 yıl | Kesinleşme tarihinden itibaren; 3402 sayılı Kanun m. 12 |
| Devir sonrası kadastro mahkemesi karar itirazı (temyiz) | 2 hafta | Kararın tebliğ tarihinden itibaren |
| Orman tespitine itiraz | Askı süresince | İlan askısı boyunca; süre kaçırılırsa itiraz hakkı düşer |
Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, kadastro tespitine itiraz için tanınan 30 günlük hak düşürücü sürenin kaçırılmasıdır. Bu süre geçtikten sonra itiraz yolu kapandığından, askı ilanlarının yakından takip edilmesi büyük önem taşır.
Emsal Kararlar Işığında Genel Mahkemeden Kadastroya Devir
Yargıtay, genel mahkemeden kadastro mahkemesine devir sürecindeki usul uyuşmazlıklarına ilişkin zengin bir içtihat geliştirmiştir. Aşağıdaki kararlar bu alandaki temel ilkeleri somutlaştırmaktadır. Benzer davalarda emsal taraması yaparken İçtihat Pro'nun Anlamsal arama modu, kavramsal eşleşme yaparak bu tür usul meselelerini hızla bulmanızı sağlar.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2020/8473, K. 2022/1018, T. 27.01.2022
Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi gereğince genel mahkemeden kadastro mahkemesine aktarılan el atmanın önlenmesi davalarının temyiz incelemesi, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 2021 tarihli kararı uyarınca 5. Hukuk Dairesi'nde değil, 8. Hukuk Dairesi'nde yapılmaktadır. Bu karar, benzer nitelikteki devredilmiş davalarda hangi temyiz dairesine başvurulması gerektiğini netleştirmesi bakımından önemli bir usul referansıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/14010, K. 2022/1015, T. 09.02.2022
Aynı dava nedeniyle kadastro mahkemesine devredilen birden fazla taşınmaza ilişkin dosyalar birbirini doğrudan etkiler; bu nedenle mahkeme söz konusu dosyaları birleştirmek zorundadır. Tefrik edilmiş dava dosyasının birleştirilmeksizin ayrı görülmesi, çelişkili hüküm kurulması sonucunu doğuracağından usule aykırıdır ve bozma sebebi oluşturur.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/5602, K. 2013/5783, T. 28.05.2013
Genel mahkemeden kadastro mahkemesine aktarılan davada, taşınmazın sınırında orman bulunduğu ve Hazine'nin davada taraf olduğu anlaşıldığında mahkeme, 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca re'sen araştırma yapmak zorundadır. Yargıtay bu kararında aktarılmış davalarda re'sen araştırma ilkesinin vazgeçilmezliğini açıkça vurgulamıştır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/1908, K. 2014/2493, T. 13.03.2014
2014 tarihli bu kararda Yargıtay, orman sınırı yakınındaki taşınmazlara ilişkin genel mahkemeden devredilen davalarda Hazine'nin taraf kılınması ve orman araştırmasının yapılması gerektiğini bir kez daha teyit etmiştir. Söz konusu usul eksikliğinin giderilmemesi, kararın bozulması için yeterli görülmüştür.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/13080, K. 2016/7384, T. 22.09.2016
Genel mahkemeden aktarılan davada mahkemece taşınmazın bir kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi, orman araştırması yükümlülüğünü doğrudan gündeme getirmektedir. Yargıtay, orman meselesi gündeme geldiğinde araştırma eksikliğini kesin bozma gerekçesi olarak benimsemektedir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/117, K. 2010/4167, T. 10.06.2010
Tutanağın malikhanesi hukuken boş olan taşınmazlara ilişkin genel mahkemeden devredilen davalarda, taraflar arasındaki ihtilafın niteliği ne olursa olsun, kadastro mahkemesi 3402 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarınca gerçek hak sahibini re'sen araştırıp belirlemelidir. Bu yükümlülük dava dışı tutularak yalnızca tarafların iddiaları çerçevesinde karar verilemez.
Temyiz Dairesi Uygulaması ve Görev Uyuşmazlıkları
Genel mahkemeden devredilen kadastro davalarında hangi Yargıtay dairesinin temyiz incelemesi yapacağı, tarihsel süreçte birden fazla daire arasında kimi zaman görev uyuşmazlığına yol açmıştır. Bu uyuşmazlıklar Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun görev dağılımı kararlarıyla çözüme kavuşturulmuştur.
Yukarıda incelenen 2022 tarihli karar, Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi kapsamındaki el atmanın önlenmesi davalarının 8. Hukuk Dairesi'nce inceleneceğini ortaya koymaktadır. Orman tarafının yer aldığı devir davalarında ise farklı dönemlerde verilen Başkanlık Kurulu kararları belirleyici olmuştur. Avukatların bu ayrımı dikkatle takip etmesi ve temyiz dilekçesini doğru daireye hitaben düzenlemesi gerekir; aksi takdirde dosyanın görevli daireye gönderilmesi ek zaman kaybına neden olur.
Görev uyuşmazlığı ihtimaline karşı en güvenli yöntem, dava açılmadan önce yürürlükteki Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu kararlarını incelemektir. Bu kararlar, ilgili Yargıtay dairelerinin güncel içtihat veri tabanlarında yer almaktadır.
Sık Yapılan Hatalar
- Re'sen araştırma talebini ihmal etmek: Avukatlar zaman zaman genel mahkemedeki alışkanlıkla, kadastro mahkemesinden yalnızca tarafların sunduğu delillerle karar vermesini bekler. Oysa mahkemenin re'sen araştırma yükümlülüğü söz konusudur; avukatın bu yükümlülüğü gündemin önüne taşıması, eksik araştırmaları usul itirazıyla kayıt altına alması önem taşır.
- Orman tarafını gözden kaçırmak: Taşınmazın sınırında orman bulunduğunu veya orman şüphesi taşıdığını fark etmeden yargılamaya devam etmek, ilerleyen aşamada bozmayla sonuçlanır. Devir sonrasında ilk iş olarak komşu parseller ve orman kadastro durumu araştırılmalıdır.
- Hazine'yi davaya dahil etmemek: Orman varlığı ya da hazine taşınmazı şüphesi hâlinde Hazine'nin davaya dahil edilmemesi, Yargıtay içtihadına göre kesin bozma sebebidir. Bu adımı savsaklamamak gerekir.
- Birleştirme yükümlülüğünü atlamak: Aynı taşınmazla bağlantılı birden fazla dosya kadastro mahkemesine devredilmişse bunların birleştirilmesi zorunludur. Tefrik hâlinde ayrı yargılama yapılması, çelişkili kararlar doğurabilir.
- Temyiz dairesini yanlış belirlemek: Hangi Yargıtay dairesinin inceleme yapacağı, Birinci Başkanlık Kurulu'nun kararlarına göre değişkenlik gösterir. Güncel görev dağılımı araştırılmadan dilekçe hazırlanması zaman kaybı yaratır.
- Kadastro itiraz süresini kaçırmak: Genel mahkemeden devir beklentisiyle asıl kadastro tutanağına itiraz için öngörülen 30 günlük hak düşürücü süreyi gözden kaçırmak, müvekkil aleyhine telafi edilemez sonuçlar doğurabilir.
- Eski tutanak ile güncel durumu karıştırmak: Kadastro mahkemesine devredilen davada taşınmazın güncel tapu ve kadastro durumunun araştırılmaması, yanlış talep belirlenmesine yol açar. Devir öncesi ve sonrası tescil durumunun ayrı ayrı belgelenmesi gerekir.
Emsal Araştırması ve İçtihat Pro ile Davaları Güçlendirme
Genel mahkemeden kadastro mahkemesine devredilen davalar, Yargıtay daire uygulaması ve re'sen araştırma ilkesi bakımından oldukça nüanslı bir içtihat zeminine sahiptir. Dilekçenize güçlü emsal eklemek; hem müvekkil güveni hem de mahkeme nezdinde sonuç almak açısından belirleyici bir fark yaratır.
İçtihat Pro, 10,8 milyonu aşkın karardan oluşan arşivi ile bu alandaki tüm Yargıtay dairelerinin kararlarına erişim sağlar. Yargıtay'dan 8,75 milyon, Danıştay'dan 755 bin, İstinaf mahkemelerinden 451 bin ve yerel mahkemelerden 853 binden fazla karar tek platformda bir arada bulunur. Kadastro mahkemesi kararları söz konusu olduğunda, yalnızca esas/karar numarasıyla değil, dava konusu ve hukuki ilkeyle arama yapmanın önemi büyüktür. Bu amaçla Yapay Zekalı Arama modu doğal dil sorgulamanızı anlayıp eşleştirir; Anlamsal mod ise kavramsal benzerlikleri yakalayarak ilgili içtihadı geniş bir havuzdan süzer.
Haziran 2026 itibarıyla yerleşik içtihat platformları yıllık 34.200–48.000 TL, yapay zeka odaklı platformlar 60.000–80.000 TL aralığında fiyatlandırılırken İçtihat Pro, Pro Yıllık planıyla ayda 199 TL'ye (2.866 TL/yıl, KDV dahil) aynı derinlikte arşiv ve üç arama modunu bir arada sunar. Ücretsiz kayıt ile başlayarak arşivi keşfedebilir, ardından Pro planına geçerek sınırsız emsal araştırması yapabilirsiniz: İçtihat Pro'ya ücretsiz kaydolun →
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her davanın kendine özgü koşulları gözetilerek bir hukuk uzmanına danışılması önerilir.
Sık Sorulan Sorular
Genel mahkemede görülen bir taşınmaz davası kadastro mahkemesine ne zaman devredilir?
Kadastro çalışmaları, genel mahkemede görülmekte olan bir taşınmaza ilişkin davayı kapsıyorsa, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca dava, o yer kadastro mahkemesine devredilir. Devir kararı, kadastro komisyonu veya mahkemenin tespit aşamasından itibaren gündeme gelebilir; devir gerçekleştikten sonra genel mahkemenin o dosya üzerinde yargı yetkisi sona erer.
Devredilen dava kadastro mahkemesinde sıfırdan mı görülür?
Hayır. Devredilen dava, genel mahkemede elde edilen delillerle birlikte kadastro mahkemesine gelir; dava yeniden başlatılmaz, mevcut dosya üzerinden devam edilir. Ancak kadastro mahkemesi, 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereğince re'sen araştırma yapmak zorundadır; yani tarafların sunmadığı delilleri de resen toplaması gerekir.
Genel mahkemeden devredilen davada Hazine taraf değilse ne olur?
Hazine başlangıçta taraf olmasa bile kadastro mahkemesi, çekişmeli taşınmazın sınırında orman bulunduğunu ya da taşınmazın orman niteliği taşıyabileceğini tespit ederse Hazine'yi davaya dahil etmek zorundadır. Yargıtay içtihadı bu durumu zorunlu taraflık kuralı çerçevesinde değerlendirmektedir.
Devredilen davanın temyiz incelemesini hangi Yargıtay dairesi yapar?
Bu sorunun yanıtı, davanın niteliğine ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun güncel kararlarına bağlıdır. Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi kapsamındaki el atmanın önlenmesi niteliğindeki davalar 2021 tarihli karar uyarınca 8. Hukuk Dairesi'nde incelenirken; orman tarafının yer aldığı kadastro devir davaları farklı dönemlerde verilen görev dağılımı kararlarına göre yine 8. Hukuk Dairesi'nde sonuçlanmaktadır.
Aynı taşınmaza ilişkin birden fazla dava genel mahkemeden kadastroya devredilmişse ne yapılır?
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, aynı dava nedeniyle kadastro mahkemesine devredilen taşınmazlara ait birden fazla dosyanın birbirini doğrudan etkileyeceğini ve bu nedenle birlikte görülmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bu durumda mahkeme, tefrik edilmiş davaları birleştirmekle yükümlüdür; aksi hâlde çelişkili hüküm kurulması riski doğar.