Ceza Hukuku

Karşılıklı Hakaret ve Haksız Fiile Tepki (TCK 129)

Karşılıklı hakaret veya haksız bir fiile tepki olarak işlenen hakaret suçunda TCK 129. madde devreye girer; yargıç cezayı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir. Bu makale avukatlara ve taraflara emsal kararlar eşliğinde konuyu kapsamlı biçimde açıklamaktadır.

R Recep Karaca 15 dk okuma 25 görüntülenme
Karşılıklı Hakaret ve Haksız Fiile Tepki (TCK 129)

Karşılıklı hakaret ya da haksız bir fiilin yarattığı öfkeyle söylenen ağır sözler, Türk ceza hukukunda sıradan hakaret suçundan farklı bir yerde durur. TCK 129. madde; hakaretin haksız bir fiile tepki olarak ya da karşılıklı biçimde işlenmesi halinde hâkime cezayı indirme veya tamamen kaldırma yetkisi tanımaktadır. Bu hükmü doğru uygulamak; sanığın ve müştekinin akıbetini büyük ölçüde belirlemekte, yanlış nitelendirmek ise doğrudan bozma nedeni oluşturmaktadır.

TCK 129 Nedir? Karşılıklı Hakaret ve Haksız Fiilin Hukuki Çerçevesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 129. maddesi, hakaret suçunun belirli koşullar altında işlenmesi halinde uygulanacak ceza indirimi ve vazgeçme hallerini düzenlemektedir. Madde üç fıkradan oluşmaktadır. Birinci fıkra, hakaretin bir haksız fiile tepki olarak işlenmesini; ikinci fıkra, haksız fiilin kendisinin de hakaret niteliği taşıması halini; üçüncü fıkra ise her iki tarafın birbirine karşılıklı olarak hakaret etmesini kapsarmaktadır.

Söz konusu düzenlemenin temel amacı, kişinin kendisine yönelik haksız bir eylem karşısında anlık öfkeyle hareket etmesini ya da iki tarafın da birbirine hakaret ettiği durumlarda eşit ve tutarlı biçimde değerlendirme yapılmasını sağlamaktır. Kanun koyucu bu durumların tamamında hâkime geniş bir takdir alanı tanımış; ceza indirimi ile ceza vermekten vazgeçme seçeneklerini bir arada öngörmüştür. TCK 129, hakaret suçunun genel düzenlemesi olan 125-131. maddeleri arasında yer almakta olup bu hükümler birlikte değerlendirilmelidir.

TCK 129'un Uygulama Şartları ve Unsurları

Haksız Fiile Tepki Olarak Hakaret (TCK 129/1)

Bu fıkranın uygulanabilmesi için öncelikle mağdurun ya da bir yakınının tarafından gerçekleştirilmiş bir haksız fiilin varlığı gerekmektedir. Haksız fiil kavramı geniş yorumlanmakta; fiziksel bir saldırı, mülke zarar verme, ağır bir söz veya başka bir hukuka aykırı davranış bu kapsamda değerlendirilebilmektedir. Önem taşıyan nokta, hakaretin bu haksız fiilin doğrudan tetikleyicisi konumunda bulunması ve tepkinin anlık öfke ile bağlantılı olmasıdır. Öfkenin sonradan sakinleşip planlanmış bir saldırıya dönüşmesi halinde bu hükmün uygulanma alanı daralır.

Karşılıklı Hakaret (TCK 129/3)

Her iki tarafın da birbirine hakaret ettiğinin sabit olduğu hallerde hâkim, her iki sanık hakkında da ceza vermekten vazgeçebilir. Bunun için karşılıklılığın maddi gerçek olarak tartışmasız biçimde ortaya konması gereklidir; mahkeme ikrar veya tanık beyanı gibi delillerle bu durumu tespit etmelidir. Salt iddia üzerine hüküm kurulması mümkün değildir. Ayrıca üçüncü fıkra bir zorunluluk değil takdir yetkisi içermekte; hâkim koşulları değerlendirerek her iki sanığa da ceza verebilir ya da cezayı kaldırabilir.

Ceza Vermekten Vazgeçme ile Beraat Ayrımı

Özellikle dikkat edilmesi gereken husus şudur: CMK 223/4 kapsamında "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi, sanığın suçu işlemediğinin kabulü anlamına gelmez. Bu karar beraatten farklıdır; sanık fiili işlediğini kabul etmekte, ancak kanunun tanıdığı istisnadan yararlanmaktadır. Yargıtay, mahkemelerin bu ayrımı karıştırarak "ceza vermekten vazgeçilmesine" kararı verdiğini pek çok emsal kararında bozma nedeni olarak saymıştır.

Görevli Mahkeme ve Şikâyet Koşulları

Hakaret suçu kural olarak şikâyete tabi bir suçtur; bu nedenle mağdurun şikâyeti olmaksızın kamu davası açılamaz. Şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır. Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Karşılıklı hakaret halinde her iki tarafın birbirine karşı şikâyetçi olması çok yaygın bir tablodur; bu durumlarda davaların birleştirilmesi usul ekonomisi açısından tercih edilmektedir.

Hakaret suçunda uzlaştırma zorunlu bir ön aşamadır. Cumhuriyet Savcılığı iddianameyi düzenlemeden önce tarafları uzlaştırmacıya yönlendirmek zorundadır. Uzlaştırma sürecinin sonuçsuz kalması durumunda dava aşamasına geçilir. Karşılıklı hakaret davalarında her iki tarafın birbirini şikâyet etmesi nedeniyle uzlaştırma masasında iki ayrı suçun eş zamanlı müzakeresi söz konusu olabilmektedir; bu sürecin avukat eşliğinde yürütülmesi müvekkil açısından kritik önem taşır.

Dava Süreci: Nasıl İşler, Belgeler ve Adımlar

Hakaret suçunda süreç, mağdurun kolluğa ya da Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyetiyle başlar. Olayın tanıkları, mesaj kayıtları, sesli ya da görüntülü kayıtlar, sosyal medya içerikleri ve kamera görüntüleri delil olarak sunulabilir. Karşılıklı hakaret iddiasında her iki taraf da aynı anda şikâyetçi sıfatı kazanabileceğinden dosyalar birleştirilmektedir.

Savcılık soruşturmasında şüphelinin ifadesi alınır; karşılıklı hakaret iddiasında her iki tarafın da birbirlerine hakaret ettiklerini ikrar edip etmediği, olaya ait tanıkların beyanları ve fiziksel deliller ayrıntılı biçimde değerlendirilir. İddianamenin düzenlenmesinin ardından dosya Asliye Ceza Mahkemesine devredilir. Yargılamada hâkim, TCK 129. madde kapsamında değerlendirme yapabilmek için karşılıklılık veya haksız fiilin varlığını somut delillerle saptamak durumundadır.

Dikkat edilmesi gereken bir husus, bazı hakaret eylemlerinin kasten yaralama, tehdid ya da mala zarar verme gibi suçlarla birlikte işlenmesidir. Bu durumlarda fikri içtima veya gerçek içtima hükümleri devreye girer; hâkim her suç için ayrıca değerlendirme yapar.

Süreler: Şikâyet, Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Süre Türü Süre Başlangıç Noktası
Şikâyet süresi 6 ay Fiilin ve failin öğrenildiği tarih
Dava zamanaşımı (TCK 66) 8 yıl Suçun işlendiği tarih
Uzlaştırma süreci 30 gün (+ 20 gün uzatma) Uzlaştırmacıya atama
Temyiz süresi (istinaf sonrası) 15 gün Kararın tebliği
İstinaf süresi 7 gün Kararın açıklandığı oturum

Şikâyet süresinin kaçırılması davanın düşmesine yol açar. Bu hak düşürücü niteliktedir ve herhangi bir mücbir sebep ileri sürülse dahi süre yeniden işlemeye başlamaz. Avukatların, karşılıklı hakaret davalarında her iki tarafın şikâyet sürelerini ayrı ayrı takip etmesi gerekmektedir.

Emsal Kararlar Işığında Karşılıklı Hakaret

Yargıtay'ın bu alandaki içtihadı son yıllarda netleşmiş ve tutarlı bir çizgiye oturmuştur. Aşağıdaki kararlar, avukatların dilekçe hazırlarken ve mahkemelerin hüküm kurarken doğrudan başvurabileceği emsal niteliğindeki içtihatları yansıtmaktadır.

18. Ceza Dairesi, E. 2015/9888, K. 2017/7365, T. 07.06.2017

Yargıtay bu kararında, karşılıklı hakaretin sabit olması halinde mahkemenin CMK'nın 223/4. maddesi uyarınca "ceza verilmesine yer olmadığına" karar vermesi gerektiğini, bunun yerine "ceza vermekten vazgeçilmesine" kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu ince fark —hangi formülün kullanılacağı— uygulamada sıklıkla atlanmakta ve bozma nedeni doğurmaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

3. Ceza Dairesi, E. 2019/14927, K. 2020/820, T. 15.01.2020

Sanığın katılanla karşılıklı hakaret ettiğini ikrar ettiği bu davada Daire, tanığı bulunmayan ve iki tarafın da birbirine hakaret ettiği açıkça anlaşılan olayda ilk haksız hareketin kime ait olduğunun aydınlatılmasının belirleyici olduğuna hükmetmiştir. Kasten yaralama ve hakaret suçlarının bir arada bulunduğu bu dosya, karmaşık içtima durumlarında TCK 129 uygulamasının nasıl ele alınacağına ilişkin önemli bir kılavuz sunmaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

13. Ceza Dairesi, E. 2013/5850, K. 2014/9707, T. 18.03.2014

Bu kararda Daire, sanığın komşusunun gazetesini sürekli ortadan kaldırması ve olay günü bahçeye fırlatması üzerine "terbiyesiz adam" demesinin TCK 129/1 kapsamında değerlendirilebileceğini kabul etmiş; ancak sanığın ardından sarf ettiği "ahlaksız, it oğlu it, köpekler" gibi ağır ve çoğaltılmış hakaret ifadelerinin orantılılık sınırını aştığını ve karşılıklı hakaret kapsamı dışında kalabileceğini vurgulayarak alt mahkemenin bu ayrımı net biçimde yapması gerektiğine işaret etmiştir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

18. Ceza Dairesi, E. 2015/6984, K. 2015/11978, T. 25.11.2015

Daire bu kararında, eylemin haksız bir fiile karşı gerçekleştiğinin sabit olması halinde TCK 129/1'in uygulanması gerektiğini, karşılıklılık koşulu aranmaksızın haksız fiil gerekçesiyle ceza indirimine ya da kaldırılmasına gidilebileceğini belirlemiştir. Yerel mahkemenin 129/3 fıkrasını doğrudan uygulaması bozma gerekçesi olmuş; hüküm, fıkra ibaresi düzeltilerek onanmıştır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

4. Ceza Dairesi, E. 2020/10064, K. 2020/14697, T. 02.11.2020

Birden fazla suçun birlikte yargılandığı bu davada Daire, karşılıklı hakaret nedeniyle TCK 129/3 uyarınca hüküm kurulması gerekirken 129/1 uygulanmasının hatalı olduğuna karar vermiştir. Hangi fıkranın uygulanacağı sorusunun yalnızca teorik değil, hükmün esasını doğrudan etkileyen pratik bir mesele olduğunu somut biçimde ortaya koymaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

4. Ceza Dairesi, E. 2021/16234, K. 2023/23189, T. 25.10.2023

2023 tarihli bu güncel içtihatta Daire, sanığın babasına yönelik hakaretin muhatabı farklı bir kişi olduğu için karşılıklı hakaret kapsamına girmediğini; eylemin yalnızca haksız fiile tepki olarak değerlendirilebileceğini açıkça ortaya koymuştur. Karşılıklılık ile haksız fiile tepki kavramlarının farkını net çizgilerle belirlemesi bakımından son dönemin en önemli emsal kararlarından birini oluşturmaktadır. Benzer nitelendirme sorunları yaşayan dosyalarda İçtihat Pro'nun Anlamsal arama özelliğiyle bu tür içtihatları hızla bulabilirsiniz.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Suçun Unsurları: Maddi ve Manevi Boyut

Hakaret suçunun maddi unsuru; bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide etmeye yönelik somut bir fiil veya söz biçiminde gerçekleşen eylemdir. Bu eylem yüze karşı yapılabileceği gibi gıyapta da gerçekleşebilir; gıyapta hakaret için en az üç kişinin duyması veya öğrenmesi koşulu aranır. TCK 129 kapsamındaki değerlendirmede ise fiilin haksız bir eylemin hemen akabinde ve bu eylemle nedensellik bağı içinde gerçekleşip gerçekleşmediği belirleyicidir.

Manevi unsur açısından kast zorunludur; sanığın mağduru küçük düşürmeyi bilinerek ve isteyerek amaçlaması gerekmektedir. TCK 129'un uygulandığı hallerde kastın varlığı tartışma götürmez; sorun kastta değil, fiilin sınıflandırılmasında yatmaktadır. Mahkeme, kastı zaten sabit kabul etmekte; ardından bu kastın TCK 125'in genel hükmü mü yoksa 129'un özel indirimi mi çerçevesinde değerlendirileceğini sorgulamaktadır.

Cezanın Belirlenmesi ve İndirim Hesabı

Hakaret suçunun temel cezası TCK 125 uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapis ya da adlî para cezasıdır. Alenen işlenmesi, kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle işlenmesi, cumhurbaşkanına hakaret gibi nitelikli hallerde bu sınırlar yükselir. TCK 129 kapsamında ceza indiriminde ise hâkime "1/3'e kadar indirim" yetkisi tanınmakta; vazgeçme halinde ceza tamamen kaldırılabilmektedir. Bu takdir yetkisinin kullanılması zorunlu değildir; hâkim, koşulları değerlendirerek indirim yapmayı reddedebilir.

Mahkemenin önünde birden fazla suç varsa —örneğin kasten yaralama ile birlikte hakaret— her suç ayrı ayrı değerlendirilmeli, TCK 129 yalnızca hakaret suçu bakımından uygulanmalı, diğer suçlara genel hükümler uygulanmaya devam etmelidir. Bu ayrımı yapamamak, karmaşık dosyalarda yaygın hatalardan birini oluşturmaktadır.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Karşılıklılık ile haksız fiile tepkiyi karıştırmak: TCK 129/1 ve 129/3 farklı olgusal temellere dayanır. Yargıtay, hangi fıkranın uygulandığının hükümdeki gerekçede açıkça belirtilmesini aramaktadır.
  2. Yanlış hüküm formülü kullanmak: Karşılıklı hakaret halinde "ceza vermekten vazgeçilmesine" değil, "ceza verilmesine yer olmadığına" kararı verilmelidir. Bu fark, bozma nedenidir.
  3. Orantılılık sınırını göz ardı etmek: Haksız fiilin yarattığı öfkeyle söylenen birkaç söz ile sonradan eklenen ve çoğaltılan hakaret ifadeleri aynı kefeye konulamaz. Mahkeme, tepkinin orantılı olup olmadığını delilleriyle birlikte değerlendirmelidir.
  4. Karşılıklılığı ikrar üzerine sabit saymak: Sanığın "ikimiz de birbirimize küfrettik" demesi tek başına yeterli değildir. Mahkeme, ifadeyi destekleyen bağımsız delil aramalıdır.
  5. Uzlaştırmayı atlamak: Şikâyete tabi hakaret suçunda uzlaştırma zorunludur. Bu aşama tamamlanmadan açılan kamu davasında usul hatası doğar.
  6. Muhatabı karıştırmak: Haksız fiilin faili ile hakaretin yöneldiği kişinin aynı kişi olması gerekir. Sanığın babasına yönelik hakarette karşı tarafın eşini muhatap almak, 2023 tarihli Yargıtay kararında olduğu gibi TCK 129/3'ün dışında kalır.
  7. Nitelikli halleri gözden kaçırmak: Hakaretin alenen işlenmesi veya kamu görevlisine yönelik olması durumunda temel ceza yükselmektedir; bu durumda TCK 129 hâlâ uygulanabilir olsa da indirim tabanı farklılaşır.

Emsal Karar Taramasında İçtihat Pro

Karşılıklı hakaret dosyalarında dilekçeye yerleştirilen her isabetli emsal karar, mahkemenin oluşturacağı kanaati doğrudan etkiler. Yargıtay dairelerinin hangi fıkrayı hangi olgusal tabloya uyguladığına, hangi hüküm formüllerinin bozmayla karşılaştığına dair güncel içtihata ulaşmak ise ciddi arşiv ve arama kapasitesi gerektirmektedir.

İçtihat Pro, 10,8 milyonu aşkın kararıyla (Yargıtay 8,75M, Yerel 853K, Danıştay 755K, İstinaf 451K) Türkiye'nin en kapsamlı hukuk kararları arşivine sahip platformlardan biridir. Klasik anahtar kelime aramasının yanı sıra doğal dil sorgusuna dayalı Yapay Zekalı Arama ve kavramsal benzerliği taşıyan Anlamsal Arama modları, "TCK 129 karşılıklı hakaret ceza verilmesine yer olmadığı" gibi spesifik sorularda daire kararlarına hızla ulaşmanızı sağlar. Haziran 2026 itibarıyla yerleşik içtihat platformlarının yıllık 34.200–48.000 TL, yapay zeka odaklı platformların 60.000–80.000 TL ücret talep ettiği ortamda İçtihat Pro'nun Pro aboneliği yıllık 2.866 TL (KDV dahil, aylık 199 TL'ye gelir) ile erişilebilir bir seçenek sunmaktadır. Ücretsiz kayıtla sınırlı arama yapabilir, ihtiyacınıza göre Pro'ya geçebilirsiniz: İçtihat Pro'ya ücretsiz kayıt olun →

Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için alanında uzman bir avukattan destek almanız önerilir. Mevzuat değişikliklerini takip etmek için güncel kaynaklara başvurunuz.

Sık Sorulan Sorular

Karşılıklı hakaret durumunda her iki taraf da cezalandırılır mı?

TCK 129/3 uyarınca her iki tarafın birbirlerine karşılıklı hakaret ettiği sabit olursa, hâkim her iki taraf hakkında da ceza vermekten vazgeçebilir. Bu tamamen mahkemenin takdirindedir; aynı zamanda sadece birinin hakaret ettiği tespit edilirse yalnızca o kişi cezalandırılır.

Haksız bir fiilin ardından hakaret edersem ceza alır mıyım?

TCK 129/1 kapsamında, haksız bir fiilin hemen ardından öfke ile hakaret edilmesi durumunda hâkim cezayı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için tepkinin anlık ve orantılı olması, kasıtlı bir saldırıdan değil, fiilî tetikleyiciden kaynaklanması gerekir.

Karşılıklı hakaret davasında "ceza verilmesine yer olmadığına" kararı ne anlama gelir?

CMK 223/4 kapsamında verilen bu karar, sanığın suç oluşturan fiili işlediği kabul edilmekle birlikte cezalandırılmadığı anlamına gelir. Bu karar beraatten farklıdır; sanık suçsuz ilan edilmez, yalnızca ceza uygulanmaz.

Karşılıklı hakaret davası hangi mahkemede görülür?

Hakaret suçu kural olarak Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Şikâyete tabi olmakla birlikte birden fazla suç birlikte söz konusu olduğunda (örneğin kasten yaralama ile hakaret) tek mahkemede birleştirilebilir.

TCK 129/1 ile 129/3 arasındaki fark nedir?

TCK 129/1, hakaretin bir haksız fiile tepki olarak işlenmesi durumunu; 129/3 ise her iki tarafın birbirine karşılıklı hakaret etmesi halini düzenler. Birinci fıkrada indirme veya kaldırma takdire bağlıdır; üçüncü fıkrada ise karşılıklılık sabit ise her iki sanık için ceza kaldırılabilir.

Paylaş: Twitter Facebook LinkedIn WhatsApp