İş Hukuku

Sürekli İş Göremezlik Oranının Tespiti: Hukuki Rehber

Sürekli iş göremezlik oranının tespiti, iş kazası veya meslek hastalığına uğrayan sigortalının hak ettiği tazminat ve aylığın belirlenmesinde kilit adımdır. Bu rehber, tespit davasının açılış koşullarından Yargıtay içtihadına kadar tüm süreci avukat gözüyle ele almaktadır.

R Recep Karaca 13 dk okuma 23 görüntülenme
Sürekli İş Göremezlik Oranının Tespiti: Hukuki Rehber

Sürekli iş göremezlik oranının tespiti, iş kazası veya meslek hastalığına uğrayan sigortalının yaşam boyu alacağı gelir ve tazminatın temel taşıdır. Oran yükseldikçe hem SGK'dan bağlanan gelir hem de işverenden talep edilebilecek maddi tazminat artar; bu nedenle doğru ve hukuka uygun biçimde tespit edilmesi hem sigortalı hem de işveren açısından kritik öneme sahiptir. Bu rehber, tespite ilişkin dava türünü, başvuru koşullarını, süreç adımlarını ve Yargıtay'ın benimsediği ilkeleri meslektaşça bir dille aktarmaktadır.

Sürekli İş Göremezlik Oranı Nedir?

Sürekli iş göremezlik (maluliyet), sigortalının iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda çalışma gücünü belirli bir oranda kalıcı olarak yitirmesi hâlidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili maddeleri çerçevesinde belirlenen bu oran, sigortalıya bağlanacak sürekli iş göremezlik gelirinin hesaplanmasında doğrudan belirleyicidir. Oranın %10'un üzerinde olması durumunda sigortalı sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır; %100'e ulaşan durumlarda ise tam maluliyet söz konusu olur.

Hukuki dayanak açısından 5510 sayılı Kanun'un yanı sıra Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği de oranın nasıl hesaplanacağını düzenler. Yönetmelik, meslekte kazanma gücü kayıp oranlarını belirleyen cetvellerle birlikte uygulanır. Tespit sürecinde tıbbi bulgular bu cetveller üzerinden puanlandırılır ve sigortalının önceki mesleği, yaşı ile eğitim durumu gibi faktörler de hesaba katılır.

Tespite İlişkin Davanın Şartları ve Unsurları

Sürekli iş göremezlik oranının tespiti davası, iki temel çıkış noktasından açılabilir:

Sigortalının Açtığı Tespit Davası

SGK tarafından belirlenen oranın düşük olduğunu düşünen sigortalı, mahkemeye başvurarak bağımsız bir tespit yapılmasını isteyebilir. Bu davada davacının iş kazası veya meslek hastalığı geçirdiğini ispat etmesi ve SGK kararının kendisine tebliğ edilmiş olması aranır. Sigortalının mevcut sağlık durumuna ilişkin güncel tıbbi belgeler ile SGK sağlık kurulu raporunun dosyaya sunulması zorunludur.

İşverenin Açtığı İtiraz Davası

Belirlenen oranı aşırı yüksek bulan işveren de dava açabilir. Bu durumda işverenin aktif dava ehliyeti bulunduğunu ve oranın hukuka aykırı biçimde belirlendiğine dair somut iddiaları ortaya koyması gerekir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10898 K. 2026/82 T. 19.01.2026 tarihli kararında işverenin bu yola başvurma hakkını açıkça teyit etmiştir.

Birleşik Tazminat Davaları

Uygulamada tespit talebi çoğunlukla maddi ve manevi tazminat davalarıyla birlikte açılır. Bu hâlde mahkeme önce oranı tespit eder, ardından tespit edilen oran üzerinden tazminat hesabına geçer. Davanın bu şekilde açılması hem zaman hem de yargılama gideri bakımından avantaj sağlar.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin davalar, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca iş mahkemelerinde görülür. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme ise davalının ikametgâhı, işyerinin bulunduğu yer ya da iş kazasının meydana geldiği yer mahkemesidir; seçim hakkı davacıya aittir.

Davanın tarafı olarak SGK her zaman dâhil edilmelidir. Tazminat boyutu da varsa işveren ve varsa üçüncü kişiler de davaya dahil edilir. Arabuluculuk dava şartı açısından belirtmek gerekir ki sigortalının SGK'ya karşı açacağı saf tespit davaları zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında kalır; ancak işverene karşı açılan tazminat talepleri içeriyorsa arabuluculuk ön koşulunun sağlanması gerekip gerekmediği somut taleplere göre değerlendirilmelidir.

Tespiti Etkileyen Tıbbi Belgeler ve Deliller

Oranın doğru belirlenmesi büyük ölçüde sunulan tıbbi belgelere bağlıdır. Avukatın dosyasına koyması gereken temel belgeler şunlardır:

  • İş kazası veya meslek hastalığı bildirimi ve SGK kayıt belgesi
  • Tedavi sürecine ait hastane kayıtları, ameliyat raporları ve epikriz belgeleri
  • SGK sağlık kurulu raporu ve varsa Yüksek Sağlık Kurulu kararı
  • Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu raporu (mahkeme tarafından istenebilir)
  • Sigortalının mesleğine, yaşına ve eğitimine ilişkin belgeler
  • Çelişkili raporlar varsa bunların karşılaştırmalı analizi

Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/587 K. 2012/14608 T. 13.09.2012 tarihli kararında, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu raporlarının birbirinden farklı oranlar (%27,2 ile %36,2) verdiği bir dosyada mahkemenin çelişkiyi gidermeksizin karar veremeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. Bu içtihat, çelişen tıbbi görüşlerin mutlaka giderilmesi gerektiğini güçlü biçimde yerleştirmiştir.

Süreç: Davanın Açılması ve İşleyişi

Tespit davası, dava dilekçesinin iş mahkemesine sunulmasıyla başlar. Dilekçede açıkça tespit talebine yer verilmeli, SGK kararının hangi yönüyle hukuka aykırı olduğu belirtilmelidir. Mahkeme önce SGK sağlık kurulu raporunu dosyaya aldırır; raporun yetersiz veya çelişkili olduğu durumlarda mahkeme re'sen ya da taraf talebiyle bilirkişi heyetine başvurur.

Bilirkişi heyeti genellikle Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'ndan oluşur. Heyet sigortalıyı muayene eder, tıbbi kayıtları inceler ve meslekte kazanma gücü kayıp oranını yönetmelik cetvelleri üzerinden hesaplar. Rapor dosyaya girdikten sonra taraflar itirazlarını sunar; mahkeme gerekirse ek rapor alır ya da raporla bağlı olmaksızın hüküm kurar.

Yargılama süresince sigortalının kontrol muayene tarihlerinin takip edilmesi büyük önem taşır. Nitekim Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/19787 K. 2016/15535 T. 26.12.2016 tarihli kararında, kontrol kaydı devam ettiği hâlde oranın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmaksızın kurulan hükmü bozmuş; kesinleşen maluliyet raporu beklenmeden tazminat hesabı yapılamayacağını vurgulamıştır.

Süreler: Zamanaşımı ve Kritik Başvuru Tarihleri

Hukuki Adım Süre / Açıklama
SGK sağlık kurulu kararına idari itiraz Tebliğden itibaren makul sürede; kesin süre yönetmelikte
İş mahkemesinde tespit davası Genel zamanaşımı 10 yıl (BK m. 146); SGK'ya karşı davada hak düşürücü süre uygulanmaz
İşverene karşı tazminat (kısa zamanaşımı) İş kazasını ve faili öğrenmeden itibaren 2 yıl; her hâlde olay tarihinden 10 yıl
Kontrol muayene tarihi Raporda belirtilen tarihe kadar oran kesinleşmez; dava bu tarih beklenerek açılabilir
Temyiz süresi İş mahkemesi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta (genel hüküm)

Zamanaşımının işlemeye başlama anı konusunda Yargıtay'ın tutarlı içtihadı, zararın ve fahrillerin tamamının öğrenildiği tarihi esas almaktadır. Geçici iş göremezlik dönemi sona erip sürekli iş göremezlik raporu kesinleşmeden dava açılmasında hukuki risk mevcuttur; avukatın bu noktayı dikkate alması gerekir.

Emsal Kararlar Işığında Sürekli İş Göremezlik Tespiti

Yargıtay'ın bu alandaki kararları, tespit sürecinin kritik dönüm noktalarını net biçimde ortaya koymaktadır. Aşağıdaki içtihatlar, emsal değer taşıyan ilkeleri somutlaştırmaktadır. Benzer kararlara İçtihat Pro'nun Anlamsal arama modu üzerinden "meslekte kazanma gücü kayıp oranı" gibi kavramsal ifadelerle ulaşabilirsiniz.

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/12852, K. 2012/7413, T. 07.05.2012

İş kazası sonucu yaralanan sigortalının sürekli iş göremezlik oranı mahkemece %14,3 olarak tespit edilmiş; bu tespit hem maddi hem manevi tazminat hesabının temeline oturtulmuştur. Karar, tespit talebinin tazminat talepleriyle birlikte aynı davada görülebileceğini ve belirlenen oranın tazminat miktarını doğrudan etkilediğini somutlaştırmaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

21. Hukuk Dairesi, E. 2012/10704, K. 2013/1373, T. 28.01.2013

İş kazası sonrası açılan davada mahkeme sürekli iş göremezlik oranını tespit etmiş; Yargıtay bu kararda hem tespit hem de maddi-manevi tazminata ilişkin ilkeleri bir arada değerlendirerek alt mahkemelere yol göstermiştir. Karar, oran tespitini tazminat hesabından bağımsız ele alan yaklaşımların yetersiz olduğuna işaret etmektedir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/587, K. 2012/14608, T. 13.09.2012

Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu raporlarının birbirinden farklı oranlar ortaya koyduğu bu davada mahkeme çelişkiyi gidermeksizin karar vermiş, Yargıtay bu hükmü bozmuştur. İçtihat, raporlar arasında çelişki bulunması hâlinde yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmadan karar kurulamayacağını kesin biçimde ortaya koymaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

10. Hukuk Dairesi, E. 2025/601, K. 2025/8975, T. 27.05.2025

SGK tarafından %57 olarak belirlenen iş göremezlik oranına işverenin itiraz etmesiyle açılan bu davada, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi işverenin dava açma ehliyetini teyit etmiş ve oranın bağımsız yargısal denetimden geçirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu güncel içtihat, SGK kararlarının kesin olmadığını ve her iki tarafça yargısal yola taşınabileceğini açıkça ortaya koymaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10898, K. 2026/82, T. 19.01.2026

İşverenin açtığı bu davada, sigortalının iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının yeniden tespiti talep edilmiştir. Yargıtay, oranın bağımsız bilirkişi incelemesiyle yeniden belirlenmesi gerektiğine hükmederek işverenin bu yolu kullanma hakkını en güncel içtihatla bir kez daha pekiştirmiştir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

21. Hukuk Dairesi, E. 2015/19787, K. 2016/15535, T. 26.12.2016

Sağlık kurulunun davacı için %12,1 oranı belirlediği ve kontrol muayenesinin devam ettiği bu davada Yargıtay, oranın henüz kesinleşip kesinleşmediği araştırılmaksızın hüküm kurulmasını hatalı bulmuştur. Kontrol kaydı olan sigortalılarda kesinleşme beklenmeden tazminat hesabı yapılmasının bozma gerekçesi oluşturduğu bu kararla bir kez daha tescillenmiştir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Sık Yapılan Hatalar

  1. Kontrol kaydı devam ederken dava açmak: Maluliyet oranı henüz kesinleşmemişken açılan davalarda mahkeme süreç tamamlanana kadar bekletici karar verebilir ya da eksik tespit üzerinden kurulan hüküm Yargıtay'ca bozulabilir.
  2. Tıbbi belgelerin eksik sunulması: SGK sağlık kurulu raporu tek başına yeterli olmayabilir. Tedavi sürecine ait tüm hastane kayıtlarının dosyaya eklenmemesi bilirkişi değerlendirmesini doğrudan etkiler.
  3. Çelişkili raporları itiraz konusu yapmamak: Yargıtay içtihadı çelişen raporların giderilmesini zorunlu kılmaktadır. Avukatın bu çelişkiyi dilekçeyle mahkemeye bildirmemesi sonucu olumsuz etkileyebilir.
  4. SGK'yı davadan dışarıda bırakmak: Tespit davasında SGK zorunlu taraftır. SGK'nın davaya dahil edilmemesi usul hatası oluşturur ve dava süresini uzatır.
  5. Mesleğe ve yaşa ilişkin belge sunmamak: Meslekte kazanma gücü kaybı hesaplanırken sigortalının önceki mesleği, yaşı ve eğitim düzeyi belirleyici rol oynar. Bu belgelerin eksik kalması oranın düşük hesaplanmasına yol açabilir.
  6. İşverenin itiraz hakkını görmezden gelmek: Sigortalı tarafındaki avukatlar işverenin dava açabileceğini göz ardı edebilir. İşveren itirazıyla başlayan bir süreç, daha uzun yargılama ve oran tartışmasını beraberinde getirir; müvekkile bu olasılığın önceden anlatılması gerekir.
  7. Zamanaşımı hesabında iş kazası tarihini tek başına esas almak: Tazminatta kısa zamanaşımı zarar ve failin öğrenildiği tarihten işler. Oranın geç kesinleştiği durumlarda zamanaşımı başlangıcı buna göre şekillenebilir; yanlış hesap hem hak kaybına hem de boş davaya yol açar.

Emsal Araştırmasını Avantaja Çevirmek: İçtihat Pro ile Güçlü Dilekçe

Sürekli iş göremezlik oranının tespiti davası, tıbbi bilirkişilik kadar hukuki içtihat bilgisini de gerektiren bir alan. Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinden karar düzeltme talebine kadar her aşamada güçlü emsal, mahkeme üzerindeki ikna gücünü artırır. Yerleşik içtihat platformları Haziran 2026 itibarıyla yıllık 34.200–48.000 TL, yapay zeka odaklı platformlar ise 60.000–80.000 TL düzeyinde fiyatlandırılırken İçtihat Pro, 10,8 milyonu aşkın kararı (Yargıtay 8,75M, Yerel 853K, Danıştay 755K, İstinaf 451K, KYB dahil) üç farklı arama moduyla —Klasik, Yapay Zekalı ve Anlamsal— Pro Yıllık pakette aylık 199 TL'ye sunmaktadır.

"Kontrol muayenesi kesinleşmeden tazminat hesabı", "çelişkili maluliyet raporları" veya "işveren iş göremezlik itiraz davası" gibi kavramsal ifadeleri Anlamsal arama ile çalıştırarak tek bir aramada onlarca ilgili karara ulaşabilirsiniz. Ücretsiz kayıt ile başlayın, ihtiyaç duydukça Pro'ya geçin: İçtihat Pro'ya kayıt ol →

Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir iş hukuku avukatına danışmanız önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Sürekli iş göremezlik oranı kim tarafından belirlenir?

Oran öncelikle SGK'nın yetkilendirdiği sağlık kurulları tarafından belirlenir. Sigortalı veya işveren bu orana itiraz ederse dava yoluyla mahkeme bilirkişi atayarak bağımsız bir tespit yaptırır; nihai oran mahkeme kararıyla kesinleşir.

İş göremezlik oranına itiraz için süre var mı?

SGK'nın oran kararına karşı idari itiraz yolu ve ardından dava açma imkânı mevcuttur. Genel iş mahkemesi davaları için zamanaşımı süresi on yıl olmakla birlikte, SGK kararının tebliğinden itibaren makul sürede dava açılması hak kayıplarını önler; gecikmeden kaçınmak için avukata başvurulması önerilir.

Maluliyet oranı tespitinde hangi tıbbi kurumlar yetkilidir?

Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulları, Yüksek Sağlık Kurulu ve SGK'nın yetkilendirdiği sağlık kurulları rapor düzenleyebilir. Mahkemeler çelişkili raporlarda genellikle Adli Tıp Kurumu görüşüne üstünlük tanır; Yargıtay da bu yaklaşımı pek çok kararında benimsemiştir.

Oranın kesinleşmemiş olması tazminat davasını etkiler mi?

Evet, kesinleşmemiş (kontrol kaydı devam eden) maluliyet oranı üzerinden hesaplanan tazminat doğru sonuç vermeyebilir. Yargıtay, kontrol kaydının devam ettiği durumlarda oranın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmasını zorunlu görmektedir; aksi hâlde karar bozulmaktadır.

İşveren, sigortalı lehine belirlenen orana itiraz edebilir mi?

Evet. İşveren, SGK tarafından belirlenen oranın gereğinden yüksek olduğunu düşünüyorsa mahkemede tespit davası açabilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu tür işveren itirazlarını esastan incelemekte ve bağımsız bilirkişi raporu alınmasına hükmetmektedir.

Paylaş: Twitter Facebook LinkedIn WhatsApp