4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2011/7907 E. , 2012/13680 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ...tarafından, davalı ... aleyhine 10/06/2010 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı taraflar temyiz etmişlerdir. Davacılar destek Halil Oral'a davalının aracıyla çarpması sonucu ölümü nedeniyle manevi tazminat istemişlerdir.
Davalı taraf zamanaşımı def'inde bulunmuş ve istemin fahiş olduğunu savunmuştur.
Yerel mahkeme davacıların ceza davası görülürken manevi tazminat istediklerini ceza davasının bozularak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile bu istem yönünden hukuk mahkemesinde dava açmakta muhtariyet kararı verildiğini bu kararın gelişen durum olarak nitelendirilmesi gerektiğini, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi ile gelişen durumun sona erdiğini ve davanın yasal sürede açıldığını gerekçe yaparak istemi kısmen kabul etmiştir.
Dosyadaki belgelerden, dava konusu haksız fiil nedeniyle ceza davasının olduğu davacıların ceza davasına müdahil olarak manevi tazminat istedikleri ve ilk kararla hüküm altına alındığı, daha sonraki Yargıtay bozması üzerine verilen kararda hüküm açıklanmadığından tazminat konusunda hukuk mahkemesinde dava açılmasında muhtariyete hükmolunduğu anlaşılmaktadır. Gerekçede yer alan gelişen durum meydana gelen zararın tam olarak belli olmaması ve zaman içinde artmasını ifade eden bir hukuki terimdir. Somut olayda dektek öldüğünden, ölüm olayı ile zarar gerçekleşmiş ve sona ermiş olduğundan gelişen durumdan söz edilemez. Ne var ki, ceza yargılaması sırasında tazminat konusu irdelenmiş miktar açıklanmış, hatta hüküm altına dahi alınmış olmakla, sonradan hüküm verilememesi nedeniyle tazminatın hukuk mahkemesinde görülmesi yönünde davacılara hak tanınmıştır. Şu durumda davacıların ceza mahkemesi kararı kesinleştikten sonraki 1 yıllık kısa zamanaşımı süresi içinde bu davayı açmış olması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığından söz edilemez. Yerel mahkeme kararı sonucu itibariyle doğru ise de kararın gerekçesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438.maddesi gereğince kararın gerekçesinin yukarıdaki biçimde düzeltilerek kararın onanması gerekmiştir.