Esas No
E. 2023/392
Karar No
K. 2024/15666
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2023/392 E.  ,  2024/15666 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/922 E., 2021/1598 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/922 Esas, 2021/1598 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 02.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.10.2022 tarihli ve 2022/11828 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139821 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139821 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanık hakkında 28.03.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak eylemi sebebiyle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2021 tarihli ve 2021/103837 Soruşturma, 2021/34665 Esas, 2021/27146 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, sanık hakkında tayin olunan temel ceza üzerinden, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda birden fazla eylem gerçekleştirdiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un zincirleme suç hükümlerine ilişkin 43 üncü maddesi uyarınca artırım uygulanmış ise de, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.06.2021 tarihli iddianamede 28.03.2021 tarihli tek eyleme yönelik açıklamalara yer verilmek suretiyle kamu davası açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 28.03.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2021 tarihli ve 2021/103837 Soruşturma, 2021/34665 Esas, 2021/27146 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılmıştır.

B. İstanbul Anadolu 27.

Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.11.2021 tarihli ve 2021/922 Esas, 2021/1598 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, hüküm istinaf edilmeksizin 02.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleşmiştir.

C. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinde yer alan;

"Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir" şeklindeki düzenleme karşısında; hangi fail ve fiil hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiil hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir, mahkeme dava edilmeyen bir fiil hakkında yargılama yapamaz ve hüküm veremez. İddianamede gösterilen fiil hakkında hüküm kurulur. Davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturur.

Somut olayda; sanık hakkında 28.03.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında tayin olunan temel ceza üzerinden, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda birden fazla (17.02.2020 ve 18.07.2020 tarihlerinde) eylem gerçekleştirdiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un zincirleme suç hükümlerine ilişkin 43 üncü maddesi uyarınca artırım uygulanmış ise de, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.06.2021 tarihli iddianamede 28.03.2021 tarihli tek eyleme yönelik açıklamalara yer verilmek suretiyle kamu davası açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi;

"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kararda sadece 28.03.2021 tarihli eylemin sübutuna ilişkin gerekçeye yer verildiği de gözetilerek kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/922 Esas, 2021/1598 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin ikinci paragrafının hükümden çıkarılmasına,

Hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan "2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin çıkarılarak yerine "1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.