Esas No
E. 2014/5124
Karar No
K. 2015/23387
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

10. Ceza Dairesi         2014/5124 E.  ,  2015/23387 K.UYUŞTURUCU MADDE KULLANAN SANIK HAK. TCK 191-2.MADDE UYARINCA DOĞRUDAN DENETIMLI SERBESTLIK KARARI VERILMEK MÜMKÜN IKEN, BU SEÇENEK TARTIŞLIP NEDENLERI GÖSTERILMEDEN HAPIS CEZASINA MAHKUM EDILMESI.

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 7

ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN (5560) Madde 7

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62

"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık M. G. hakkında Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 19.12.2006 tarihinde 2006/574 esas ve 2006/1275 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.05.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla  cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine  hükmolunmuştur.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında; « Dosya kapsamına göre,19/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 7. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi değiştirilmiş ve bu madde uyarınca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yapılacak yargılama sonucunda mahkemelere seçenek sunulmuş olup, anılan maddenin 2. fıkrası gereğince hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, ayrıca doğrudan ceza hükmü kurulabileceği gibi ceza hükmü ile beraber tedavi veya denetimli serbestlik tedbirine karar verme takdir yetkisi tanındığı, ancak bu takdir yetkisini kullanırken de mahkemenin gerekçesini ortaya koyması gerektiği, somut olayda ise mahkeme doğrudan ceza hükmü kurmasının gerekçesini yeterli ve oluşa uygun tartışmadan karar vermesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, belirtilen hükmün bozulması istenmiştir.

28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin değiştirilmiş olması karşısında; Mahkemece, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca, sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirmesi mümkün görülmüştür.

19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560  sayılı  Kanun'la  değişik  5237 sayılı  Türk  Ceza   Kanunu'nun   191. maddesinde, uyuşturucu  veya  uyarıcı madde  satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında seçenekli uygulamalar öngörülmüştür. Mahkemece TCK'nın 191. maddesindeki seçenekli uygulamalardan biri tercih edilirken, yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi, gerekçenin sanığın kişilik özellikleri, davranışları ve mahkemenin gözlemine dayanması gerekmektedir. Mahkemece gerekçe gösterilmiş ise gösterilen gerekçenin yerinde olup olmadığı olağan yasa yolu incelemesinde denetlenebilir ise de, olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma isteği üzerine denetlenemez. Ancak Mahkemece seçeneklerden biri tercih edilirken hiç gerekçe gösterilmemiş ise bu durum kanun yararına bozma konusu yapılabilir. Diğer yandan, açıkça yasaya aykırı olan veya kendi içinde çelişen bir gerekçe, gerekçe sayılmaz.

Somut olayda; uyuşturucu madde kullanmadığı kabul edilen sanık hakkında,

TCK'nın 191/2 maddesi uyarınca doğrudan denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmesi mümkün iken, bu seçenek tartışılıp nedenleri gösterilmeden, yasal olmayan gerekçe ile hapis cezası seçeneğine göre hüküm kurulması kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görüldüğünden; Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 19.12.2006 tarihli, 2006/574 esas ve 2006/1275 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 02.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.