Esas No
E. 2014/5152
Karar No
K. 2015/23388
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

10. Ceza Dairesi         2014/5152 E.  ,  2015/23388 K.UYUŞTURUCU MADDE KULLANAN SANIK HAKKINDA HIÇBIR GEREKÇE GÖSTERILMEDEN DOĞRUDAN HAPIS CEZASINA HÜKMEDILMESI NEDENIYLE BOZMA.

ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN (5560) Madde 7

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62

"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir. Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık H. K. hakkında Kumluca Sulh Ceza Mahkemesi'nce 18.12.2013 tarihinde 2013/176 esas ve 2013/894 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.06.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla  cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında; «19/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 7. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi değiştirilmiş ve bu madde uyarınca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yapılacak yargılama sonucunda mahkemelere seçenek sunulmuş olup, anılan maddenin 2. fıkrası gereğince hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, ayrıca doğrudan ceza hükmü kurulabileceği gibi ceza hükmü ile beraber tedavi veya denetimli serbestlik tedbirine karar verme takdir yetkisi tanındığı, ancak bu takdir yetkisini kullanırken de mahkemenin gerekçesini ortaya koyması gerektiği, somut olayda ise mahkeme doğrudan ceza hükmü kurmasının gerekçesini yeterli ve oluşa uygun tartışmadan tayin ve takdir etmeyerek karar vermesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, belirtilen hükmün bozulması istenmiştir.

28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin değiştirilmiş olması karşısında; Mahkemece, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca, sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirmesi mümkün görülmüştür.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.05.2013 tarih ve 2013/280-250 sayılı, aynı tarih 2012/1536 esas, 2013/251 karar sayılı ve 01.10.2013 tarih ve 2013/444-402 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, uyuşturucu  veya  uyarıcı madde  kullanmış  olan sanık  hakkında, birinci fıkraya göre doğrudan hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği ya da altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine  hükmedilebileceği öngörülmüştür. 5560 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrasındaki ''karar verebilir'' ve 6. fıkrasının 1. cümlesindeki ''tâbi tutulabilir'' ibareleri dikkate alındığında, sanık hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verme, zorunlu olmaktan çıkarılarak hakimin takdirine bırakılmıştır. Uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında; belirtilen üç seçenekten biri uygulanırken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi, gerekçenin somut olgulara ve sanığın davranışlarına dayanması gerekmektedir.

Mahkemece belirtilen üç seçenekten biri uygulanırken gerekçe gösterilmiş ise gösterilen gerekçenin yerinde olup olmadığı olağan yasa yolu incelemesinde denetlenebilir ise de, olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma isteği üzerine denetlenemez. Ancak Mahkemece seçeneklerden biri tercih edilirken hiç gerekçe gösterilmemiş ise bu durum kanun yararına bozma konusu yapılabilir.

Somut olayda; Mahkemece uyuşturucu madde kullanan sanık hakkında, herhangi bir gerekçe gösterilmeden doğrudan hapis cezası seçeneğine göre hüküm kurulması yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görüldüğünden; Kumluca Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18.12.2013 tarihli 2013/176 esas ve 2013/894 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılarak, sonucuna göre gereken hükmün verilmesi için, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 02.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.