9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/4978 E. , 2023/7807 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2014/293 Esas, 2014/469 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun;
1.Mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2.Mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3.Mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çoçuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 31.07.2014 tarihli bilirkişi raporunda suça sürüklenen çocuğun on beş yaşında olduğunun belirtildiği ancak suç tarihindeki yaşının belirtilmediğine, suça sürüklenen çocuğun suçun vasıf ve mahiyetini anlayabilecek yaşta ve olgunlukta olmadığına, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunmadığına, mağdurelerin ruh sağlığının bozulduğuna dair raporun mağdurelerin yaşları dikkate alındığında yerinde olmadığına, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kaldığına, mütalaada da giysilerin üzerinden elleyerek cinsel istismarda bulunduğunun belirtildiğine ve bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure ...
Vekilinin Temyiz İstemi Usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Mağdure ...
Vekilinin Temyiz İstemi Usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, "...Suça sürüklenen çocuğun olay günü babasının işlettiği markette yalnız olarak bulunduğu sırada mağdureler ..., ... ve ...'nın alışveriş yapmak için markete geldikleri, suça sürüklenen çocuğun önce mağdur ...'yi tezgahın arkasına götürerek elbiselerinin içinden cinsel organını okşadığı, daha sonra mağdure ...'i aynı yere götürerek arkasından sarılıp sürtünerek cinsel organını ellediği bu sırada markete gelen katılan ...'in durumu görerek müdahale edip her üç mağduru götürdüğü, işyeri güvenlik kamera kayıtları,sanık savunması, mağdure ve katılan beyanları ve dosya kapsamında bulunan diğer tüm delillerle sabit olmakla mahkememizin bu kabul şekline göre; Suça sürüklenen çocuğun mağdureler ... ve ...'e karşı işlediği sabit olan çocuğun cinsel istismarı suçundan eylemlerine uyan ve lehine olan 6545 sayılı yasa ile değişik TCK 103/1, 31/3, 62 ve 63 maddeleri uyarınca iki kez cezalandırılmasına, Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdure ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK. 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ..." şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdure ...'ya Yönelik Eylemi Uyarınca Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdure ...
ve Mağdure ... ...'e Yönelik Eylemleri Uyarınca Kurulan Hüküm Yönünden
1.Dosyada 31.07.2014 tarihli raporda suça sürüklenen çocuğun suç tarihindeki yaşı belirtilmediğinden suça sürüklenen çocuğun yaş tespitine esas olmak üzere kemik yaşı raporuna esas grafilerinin hastaneden temin edilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak suç tarihindeki yaşının bilimsel olarak tespit edilmesinden sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi, suça sürüklenen çocuğun suç tarihindeki yaşının on beşten küçük olması halinde çocuğun sarkıntılık suretiyle cinsel istismarı ve çocuğun cinsel istismarı suçları ile ilgili fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı ve cezai sorumluğunun bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınması gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Adli Tıp Kurumu uygulamalarına göre mağdur çocuklarda Ruh sağlığının bozulup bozulmadığı ile ilgili raporun, olayın üzerinden 6 ay geçtikten sonra alınabileceğinin kabul edildiği, somut olayda suç tarihinin 13.05.2014 olduğu, ruh sağlığı konusundaki raporların 6 aylık süre dolmadan 25.09.2014 tarihinde alındığı anlaşılmakla, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31 inci maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastane heyetlerinden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mağdureler ... ve ... ... hakkında rapor alındıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Kabul ve uygulamaya göre de; tüm dosya kapsamı ve oluşa uygun kabule göre, suça sürüklenen çocuğun mağdure ...'ye yönelik elbiselerinin üzerinden kalçasına dokunmak şeklindeki eyleminin; ani, kısa süreli ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel istismar suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdure ...'ya Yönelik Eylemi Uyarınca Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2014/293 Esas, 2014/469 Karar sayılı kararında katılan mağdure ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdure ...
ve Mağdure ... ...'e Yönelik Eylemleri Uyarınca Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2014/293 Esas, 2014/469 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.