T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
... "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize açılan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davalı tarafın ...
18.ASHM'nin 2017/4 Esas 2019/139 Karar sayılı davada, davalı ile müvekkili arasında 17/05/2013 tarihli düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin yükümlülüklerini ağır surette ihlal ettiğini, bu aşamadan sonra sözleşmeye konu ifanın gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, davalının haklı nedene dayalı fesih hakkının doğduğunu belirterek 17/05/2013 tarih ve 10918 yevmiye nolu sözleşmenin feshinin tespitine karar verilmesini talep ettiğini, bu davanın reddine karar verildiğini, kararın temyiz edildiğini ve ilk derece mahkemesinin kararının onandığını, kararın tebliği sonrasında müvekkili firmanın işe devam etmesi için vekaletname verilmesi hususunda davalı taraf ihtarname gönderildiğini, ihtarname cevabında yapılacak ilk genel kurul toplantısında gönderilen ihtarnamenin konu edileceğinin taraflarına bildirildiğini, taraflarına bu hususla alakalı herhangi bir geri dönüş sağlanmayınca aynı hususla alakalı bir ihtarnamenin daha gönderildiğini, bu ihtarnameye de herhangi bir cevap verilmediğini, davalı tarafça ...
32.ASHM'nin 2023/284 Esas sayılı dosyası ile sözleşmenin haklı nedenle feshi davası açıldığını, davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiğini ve kararın hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle taraflarınca istinaf edildiğini, müvekkili şirketin davalı şirket ile ...
23.Noterliğinin 17/05/2013 tarih ve 10918 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı ve bahse konu sözleşmede adı geçen 90160 ada, 5 parsel için de Mustafa Baştürk isimli şahıs ile de ...
23.Noterliğinin 20/02/2013 tarih ve 03772 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını, bahse konu taşınmazların imar durumunun sürekli olarak değişiklik arz ettiğini, taşınmazın sözleşme tarihinden itibaren ...
15.İdare Mahkemesinin 2013/1465 Esas 2014/1500 Karar ve 17/11/2014 tarihli karar iptali ve iptal kararına itiraz nedeniyle çoğu tarihte imara kapalı olduğunu, imara açık olan dönemde dahil olmak üzere arazi için gerekli olan tüm giderlerin müvekkili şirketçe ödendiğini, müvekkili tarafından yapılması gereken işlemler devam ederken davalı tarafça ...
23.Noterliğinin 24/01/2017 tarih ve 01945 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki azilname ile müvekkilini vekillikten azlettiğini, davalı tarafça taraflar arasında hiçbir çelişki mevzu bahis olmadan kabul edilen cezai şartı da ödemesi gerektiğini, davalının haksız ve hususa aykırı olarak fesih iradesi karşısında müvekkilinin mahrum kalınan kar bedelini de ödenmesi gerektiğini, davalı tarafça tüm ihtarlara rağmen vekaletname vermeyerek temerrüte düştüğünü, davalı kooperatif yönetiminin değiştiğini ve yönetimin değişmiş olması nedeniyle hisselerin tek elde toplanmaya çalışılıyor olması sebebi ile müvekkilinin ilerde hakkını elde etmesi zorlaşacağından davalı kooperatif adına kayıtlı davaya konu taşınmaz üzerinden ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz konulması gerektiğini belirterek müvekkili firmanın sözleşmeyi ifa gereği yapmış olduğu giderlerin Mahkemece yapılacak tespitten sonra arttırılmak kaydıyla fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak şimdilik 10.000,00 TL'nin belirtilen her gider için yapılan MASRAFLARIN; masrafın yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile davalı kooperatiften tahsili ile davacı müvekkile ödenmesini, sözleşmenin 6. Maddesinde yer alan "Taraflardan herhangi biri işbu sözleşmenin imzalanmasından sonra kısmen ya da tamamen cayamaz. Sözleşmeden cayan taraf, diğer tarafa cayma tazminatı olarak arsa rayiç bedelinin %50'si oranında cayma tazminatı ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmü gereğince müvekkili firmaya ödenmesi gereken arsa rayiç bedelinin yarısı için şimdilik 1.000,00 TL (bilirkişi marifetiyle arsa rayiç bedelinin tespitinden sonra arttırılmak kaydıyla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) CAYMA TAZMİNATININ davalı tarafa gönderilen ihtarnamede belirtilen sürenin son günü olan 30.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, 17.05.2013 tarihli ...
23.Noterliğinin 10918 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklindeki Taşınmaz Mal Satış Vaadi ve Kat Karşılığı inşaat sözleşmesinin davalı tarafça eylemli olarak gerçekleştirilen feshin (sözleşmeden dönme) haksızlığının tespiti ile haksız fesih sebebi ile KAR PAYI ALACAKLARIMIZDAN fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı tarafça müvekkili şirketin hakkını elde etmesini engellemek amacı ile davalı kooperatifin 91863 ada, 4 parsel ve uyap üzerinden sorgulanacak malvarlıklarına dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçecek olan sürede 3. Kişilere devrinin engellenmesi amacıyla uygun görülecek şekilde ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesine ve kayıtlara şerh edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilemesini talep ve dava etmiştir.
DAVA, Düzenleme Şeklindeki Taşınmaz Mal Satışı Vaadi ile Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklı Masraf, Cayma Tazminatı ve Kar Payı Alacağına ilişkin Alacak davasıdır. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinin (1.) fıkrası "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A. maddesinin (2.) fıkrasının son cümlesi "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Dava şartlarının incelenmesi başlığını taşıyan 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü, 115/2. maddesinin (1.) cümlesi "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükmünü içermektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 25/08/2023 tarihinde açılan davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, gerek dava dilekçesi içeriğinde, gerekse dava dilekçesi eklerinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi hükmü uyarınca arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir beyanın ve buna dair bir belgenin bulunmadığı tespit edilmesi üzerine 04/09/2023 tarihinde davacı vekiline arabuluculuk son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylı bir suretini (1) haftalık süresi içerisinde sunması hususunda e-muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın 09/09/2023 tarihinde e-tebliğ edildiği tespit edilmiş olup, (1) haftalık yasal süre içinde dava öncesine ait arabuluculuk son tutanağı davacı vekili tarafından dosyaya sunulmadığı tespit edilmiştir.
Bu hali ile davacı vekili tarafından dava şartı olan arabuluculuğa başvurma şartının yerine getirilmediği anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, ayrıca davacı tarafça dava şartı yerine getirilmemiş olduğundan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M ; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1.)Davanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2.son, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/2, 115/2. maddeleri uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
2.) Davacı tarafça dava şartı yerine getirilmemiş olduğundan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin REDDİNE;
3.) Harçlar Kanuna göre alınması gereken 269,85 TL ret karar harcının dava açılırken davacıdan peşin alınan harcı karşıladığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4.) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.)Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinden davacı vekili ile davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/09/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸