9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/10059 E. , 2024/481 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mağdure ... vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi ...'ın şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2012/531 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ''Sanık ... hakkında mağdur ...'a 2010 yılı içerisinde cinsel istismarda bulunduğu ve hürriyetinden yoksun bıraktığından bahisle açılan dava üzerine yapılan yargılamada;
Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, beş yıldır abisinin yanında kuaför kalfası olarak çalıştığını beyan etmiş, müşteki ... kızının iki-üç yıl önce sanığın kendisine tecavüz ettiğini söylediğini, bunun üzerine kızını muayene ettiğini, herhangi bir şey görmeyince iftira atmak istemediğini, şikayetçi olmadığını beyan etmiş, mağdur ... ilkokul birinci sınıfa gittiğinde sanığın kendisiyle ilişkiye girdiğini, kimseye söylememesi için tehdit ettiğini, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
Buna göre sanık savunması, müşteki ve mağdur beyanları, dosya kapsamında bulunan tüm belge ve raporlardan, her ne kadar mağdur sanığın kendisine zorla cinsel istismarda bulunduğunu beyan etmiş ise de, mağdurun olayın olduğunu iddia ettiği tarihe ilişkin aşamalarda değişen beyanlarda bulunduğu, yine olayın olduğunun iddia edildiği tarihten çok uzun zaman sonra şikayetçi olduğu gibi mağdur ... müşteki anlatımlarının birbirlerini doğrulamadığı, müştekinin kızının olaydan bir iki gün sonra olaydan bahsettiğini muayene ettiğini ancak bir şey göremediğine yönelik beyanda bulunduğu, tanıkların olayla ilgili görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, bu suretle mağdurun soyut iddiaları dışında sanığın savunmasının aksine üzerine atılı cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanık hakkında şüphe bulunduğu, ceza yargılamasının temel ilkelerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak sanığın üzerine atılı cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından ayrı ayrı beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi olan ...'ın, İlk Derece Mahkemesinde verdiği 22.03.2013 tarihli duruşma ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Mağdure ...
Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2012/531 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2012/531 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi. ...