T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı asilin dava dilekçesi özetle; Davacının kendi adına Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... Esas ve ... esas sayılı dosyaları ile tarafına ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olmaksızın tarafına başlatılan ilamsız icra takibi ile kendisinin mağdur edildiğini, hiçbir imzasının olmaması ve tarafına yapılan bu takip hakkında kendisinin sorumlu tutacak bir belge gösterilmemesi sebebi ile de şahsına yapılan icra takibinin İİK ye aykırı olduğunu, takibe konu olan evrak ve icraya gerek olan borcun da babası ... ( T.C. NO: ... ) numaralı kişiye ait borç olduğunu ve bu sebep ile kendisinin sorumlu tutulamayacağını, borcun kişinin şahsi durumu olduğunu ve ölümü halinde de reddi miras yapılabileceğini, bu nedenle de şahsının imzasının yer almadığı, bir belge ile de sorumlu olamayacağını, bu sebepten dolayı imzalamadığı ve borcun oluş tarihi itibari ile de 18 yaşından küçük olması sebebi ile de sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, öncelikle şahsının daha fazla mağdur olmaması için, ekte sunulan takibe konu icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine, davacının Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas ve ... Esas dosyasından ve takibe konu edilen borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Menfi tespit davaları zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan, mahkememizin 02/02/2024 tarihli muhtıra gereğince; Davacıya, 6102 s. TTK'nin 5/A maddesi ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesine göre, "arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın" aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için tensip zaptının tebliğinden itibaren 1 hafta kesin süre verildiği, aksi takdirde davalarının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilebileceğinin kendilerine ihtarına karar verildiği, ilgili muhtıranın 16/02/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ticari satımdan kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde; Davacının kendi adına Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... Esas ve ... esas sayılı dosyaları ile tarafına ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olmaksızın tarafına başlatılan ilamsız icra takibi ile kendisinin mağdur edildiğini, hiçbir imzasının olmaması ve tarafına yapılan bu takip hakkında kendisinin sorumlu tutacak bir belge gösterilmemesi sebebi ile de şahsına yapılan icra takibinin İİK ye aykırı olduğunu, takibe konu olan evrak ve icraya gerek olan borcun da babası ... ( T.C. NO: ... ) numaralı kişiye ait borç olduğunu ve bu sebep ile kendisinin sorumlu tutulamayacağını, borcun kişinin şahsi durumu olduğunu ve ölümü halinde de reddi miras yapılabileceğini, bu nedenle de şahsının imzasının yer almadığı, bir belge ile de sorumlu olamayacağını, bu sebepten dolayı imzalamadığı ve borcun oluş tarihi itibari ile de 18 yaşından küçük olması sebebi ile de sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, öncelikle şahsının daha fazla mağdur olmaması için, ekte sunulan takibe konu icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine, davacının Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas ve ... Esas dosyasından ve takibe konu edilen borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun 5/A-1. maddesinde;"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde, yine 7155 sayılı Kanun'un 23.maddesi ile eklenen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-1.ve 2. Maddesinde;"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde, 6100 sayılı HMK'nun 114/2.maddesinde;" (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde,
HMK'nun 115/1.ve 2. maddesinde;" (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenlemeler yapılmıştır. 05/04/2023 Tarihli 32154 Sayılı Kanun'un Geçici 1. Maddesi; "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır." dikkate alındığında,
Dosya incelendiğinde; davacı tarafça dava açarken arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin eklenmediği, mahkememizce davacıya 02/02/2024 tarihli muhtıra ile arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmak üzere bir haftalık kesin süre verildiği, bu kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkememize sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği hususunun ihtar edildiği, ilgili muhtıranın 16/02/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacının dosyaya sunmuş olduğu arabuluculuk tutanağının başvuru tarihinin 02/02/2024, dava açılış tarihinin ise; 21/01/2024 tarihli olduğunun anlaşıldığı, 6102 Sayılı TTK'nun 5/A/1.maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmanın dava şartı olduğu,
HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince tamamlanabilir dava şartı olmadığı (Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 20/12/2022 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) anlaşıldığından davanın HMK'nun 115. Ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir
1.Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2.Harç peşin yeteri kadar alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
5.Davalı kendisini vekille temsil ettirmediğinden, bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
6.Taraflarca depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
7.Tensip tutanağının bilgi mahiyetinde taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s.
HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığı'na sunulmak üzere Mahkememize ya da başka yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 27/02/2024 Katip ... Hakim ...