22. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/05/2021
ESAS-KARAR NO : 2020/92 E 2021/365 K
VEKİLİ
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." markası altında faaliyet gösteren Alman menşeili bir firma olduğunu, davalı şirketin ise kozmetik ürünleri ithalatı yapan bir şirket olduğunu, diğer davalı ...'nin davalı şirketin tek ortağı ve yöneticisi olduğunu, borçlu şirketin 2019/Nisan'dan itibaren 50.000 Adet ... ürünü sipariş ettiğini, ürünlerin davalıya teslim edildiğini, sözleşmenin 5.ekinin 1. maddesine göre ödemenin sipariş tesliminden itibaren 60 gün içinde yapılması gerektiğini, bedelinin ihtara rağmen ödenmediğini, e-mail yazışmalarından anlaşılacağı üzere davalı şirketin içini kasıtlı olarak boşaltan davalı ...'nin zarardan sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının doğru olmadığını, müvekkili ...'nin davalı şirket müdürü olup davacı ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, dava dilekçesine ilişik tutulan e-mail yazışmalarının sözleşmesel olarak birbirine bağlı iki firmanın rekabet hukuku çerçevesinde yaptıkları konuşmalardan ibaret olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, sunulan gümrük ve taşıma belgeleri uyarınca dava konusu faturalardaki ürünlerin davalıya teslim edildiği, teslim konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen 11 adet faturanın davalı tarafça BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, taraflar arasında teati edilen e-posta yazışmalarında alacağın varlığının davalı tarafça inkar edilmediği, davalı şirket yönünden 145.437,97 Euro alacak yönünden davanın kabulü gerektiği, takip talebinde işlemiş faiz talep edildiği, ödemenin teslimden itibaren 60 gün içinde yapılacağına dair sözleşme hükmünün kesin vade içermediği ve temerrüdü sağlayıcı nitelikte olmadığı, temerrüdün 11/09/2019 tarihinde başladığı ve alacağa bu tarihten itibaren faiz talep edilebileceği temerrüt tarihinde Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizin %1,20 olduğu buna göre davacı tarafça talep edilecek işlemiş faiz tutarının (145.437,97 Euro x 18 gün x 1,20)/36500=86,06 Euro olduğu, davalı ... yönünden ise, davalının hukuki ilişkinin tarafı olmayıp doğrudan sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenle hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına, davalı ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir .
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ...' hakkında verilen husumetten red kararının yerinde olmadığını, davalı ...'nin davalı şirketin tek ortağı ve münferid idare ve temsile yetkili müdürü olduğunu, davalı şirketin içini boşalttığını, davalı şirketi paravan olarak kullanarak teslim aldığı ürünler için ödeme yapmadığını, elde edilen gelirleri kötüye kullanarak kasten ve doğrudan müvekkili şirketi zarara uğrattığını, e-postalardan bu hususun anlaşılmakta olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiğini, sözleşmeye göre ürünlerin zilyetliğinin devrinden itibaren 60 gün içinde ödeme yapılması gerektiğini, faturalarda 60 günlük vade süresinin yazılı olduğunu, 60 günlük vade tarihinden itibaren temerrüdün oluştuğunu, ödeme vadesinin belirlenmemiş olduğu düşünülse dahi TTK 1530/4 maddesinin dikkate alınması gerektiğini, 11/09/2019 tarihinden itibaren temerrüt faizinin hesaplanmasının yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının faturalardan kaynaklı davalılardan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle sözleşmede kesin vade bulunmamasına, faturalarda yer alan vade tarihinin kesin vade olarak kabul edilemeyecek olmasına,
TTK 1530/4 maddesinin uygulama şartlarının oluşmamasına, bu nedenle davalı şirket yönünden verilen kararın yerinde olmasına, davalı ... yönünden itirazın iptaline dayanak icra takibinin satım faturalarına dayalı olmasına, akdi ilişkinin tarafı davalı şirket olup faturaların da davalı şirket adına düzenlenmesi nedeniyle davalı şirket yetkilisi olarak davalı asile husumet yöneltilemeyecek olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6.Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1.maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 08/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."