8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/3476 E. , 2024/241 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan açılan davanın reddine karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.01.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılmasına, sanığın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan hapisten çevrili 3.000,00 TL adli para cezası ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın aynı suçtan iki defa yargılandığına, suç işleme kastı olmadığına, kullanmaya devam ettiğine dair somut delil bulunmadığına, diğer halde de cezanın tayininde hata yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Dava konusu olay, sanığın Tepesidelik Köyü sınırları içerisinde bulunan 109 ada 62 sayılı mera parselinin toplam 31.545 m2 alanı sürüp ekmek suretiyle işgal ettiği iddiasına ilişkindir.
2.Mahkemece sanık hakkında aynı fiil nedeniyle daha önce Kırşehir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/125 sayılı dosyası ile yapılan yargılamada sanığın mahkumiyetine dair karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi nedeni ile atılı suçtan sanık hakkında açılan davanın 5271 sayılı Kanunu'nun 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dava konusu yere ilişkin hakkı olmayan yere tecavüz suçundan daha önceki iddianamenin düzenlenme tarihinin 24.02.2020 olup hukuki kesinti meydana gelmesi nedeni ile 17.07.2020 tarihinde aynı meraya tecavüz nedeni açılan kamu davasının mükerrer dava niteliğinde olmadığı, soruşturma aşamasında 13.07.2020 tarihli rapora göre sanığın 109 ada 62 nolu mera parselinin 18.261 m²+12.284 m² olmak üzere toplam 31.545 m² alana işgalinin bulunduğu, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 26.05.2021 tarihli ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda da, 12.557,00 m²'lik alanda sanığn merayı sürmek suretiyle tecavüzde bulunduğu, 7.250,00 m²'lik alanı evveliyatında sürmek ve tarımsal faaliyette bulunularak vasfını bozmak suretiyle toplam 19.807,00 m²'lik alanın tecavüzlü olduğu belirtilmesi nedeni ile sanığa yüklenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun tüm unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın Tepesidelik Köy Tüzel Kişiliğine ait 109 ada 62 sayılı mera parselinin toplam 31.545 m² alanı işgal ettiği ve keşif esnasında 12.557,00 m²'lik alanda tecavüzünün devam ettiği anlaşıldığından sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Bir kişi hakkında aynı fiil nedeniyle daha önceden açılmış dava ya da verilmiş bir karar var ise, mükerrerlik nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekecektir. Daha önce sanık hakkında aynı meraya tecavüz nedeni ile Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2020 tarihli iddianamesi ile açılan davada hukuki kesintisinin gerçekleştiği ancak sanığın bu kesintiden sonra tecavüze devam ettiğinin 13.07.2020 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmesi ve inceleme konusu davanın Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2020 tarihli iddianamesi ile açıldığı, sanığın suçu ikrar ettiği anlaşıldığından sanık müdafiinin sanığın aynı suçtan iki defa yargılandığına, sanığın suç işleme kastı olmadığına yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir. Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.01.2023 tarihli sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.