4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2010/4038 E. , 2011/5804 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vd vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 10/11/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/12/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı ... vekili ve davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24/05/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacılar, dava dilekçesinde saklı tuttukları fazlaya ilişkin maddi tazminat haklarını 21.12.2009 günlü ıslah dilekçesi ile artırarak olay tarihi olan 16.09.2006 gününden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödetilmesini istemişlerdir. Yerel mahkemece, ıslah dilekçesi ile arttırılan maddi tazminat tutarına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür. Tazminat hukuku ilkeleri gereğince haksız eylemden ... zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda zarar olay gününde gerçekleştiğinden, istek bulunması durumunda, kabul edilecek tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, ıslah edilen tutara ıslah gününden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.