4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2010/14888 E. , 2011/5807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...aleyhine 05/12/2008 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 21/10/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24/05/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, haksız el atma nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, pay sahibi olduğu 54 parsel sayılı yere davalının el atmasının önlenmesine karar verildiğini, el atılarak karşılık ödenmeksizin kullanılan yer bedelinin mülkiyet sahibine ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, davalının maddi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, dava konusu taşınmazda pay sahibi olduğu 366,6 m²ye karşılık gelen yerin ancak 250,21 m²sini kullanabildiğini belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının payına el atmanın önlenmesine karar verildiği ve eylemli kullanım biçimi oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; dava konusu 54 parsel sayılı taşınmazın tapuda bağ yeri niteliği ile kayıtlı olduğu, taşınmazda davanın tarafları dışında başka birçok paydaş bulunduğu, davacının payının 798,05 m²’ye, davalının payının ise 366,65m²’ye karşılık geldiği, davalı Şirket'in dava konusu parselin bitişiğindeki kendine ait olan 3 parsel sayılı taşınmaza akaryakıt istasyonu kurarken dava konusu 54 parsel sayılı yerin 250,21 m²’lik kısmını da akaryakıt istasyon sahasına kattığı, uyuşmazlık konusu olan yerin bu 250,21 m²’lik yer olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; Gaziantep Asliye 1. Hukuk Hakimliği'nin 25.06.2007 gün ve 2007/56-301 kararıyla; davalının 54 parsel sayılı taşınmazdaki payının karşılığı 366,65 m² olmasına rağmen, işgal ettiği 250,21 m²’lik kısım üzerinde davacı ve diğer paydaşların da hakkı olduğu, bu yeri davalının tek başına kullanım alanına alması ve faydalanmasının paylı mülkiyete ilişkin düzenlemelere aykırı olduğu gerekçesiyle davalının dava konusu yere el atmanın davacının payı oranında önlenmesine karar verilmiş, yıkım istemi ise reddedilmiş ve karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 03.04.2008 günlü kararıyla onanmıştır. Medeni Yasa'nın 688 ve izleyen maddeleri gereğince paydaşlar, paylı maldan faydalanırlar, onu birlikte yönetirler ve tüm paydaşları kapsayan eylemli bir kullanım biçimi oluşmamışsa her paydaşın hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.
Tarafların paydaş oldukları çekişmeli taşınmazın kullanımına ilişkin tapu dışı bir taksim sözleşmesi veya parsel planı olmadığı, davacının eylemli olarak kullandığı belirli bir yerin bulunmadığı, tüm paydaşları kapsayan nitelikte eylemli bir kullanım biçimi oluşmadığına göre davalının kullandığı yerde, kendisi ile birlikte davacı ve dava dışı bütün paydaşların hakkı bulunduğu kabul edilmelidir.
Kesinleşen el atmanın önlenmesi davasında eylemli kullanım biçiminin oluşmadığı gerekçesiyle ve mülkiyetin niteliği gereğince davalı paydaşın el atmasının önlenmesine karar verilmiş olması, diğer paydaşa taşınmaz bedelini isteme hakkı tanımaz. Varsa zararın diğer dava yolları ile giderilmesini isteyebilir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, paylı mülkiyet kurallarına ve dosya içeriğine uymayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.