Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/7331 E. , 2023/2882 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
2.… Genel Müdürlüğü
1.Davacı tarafından, ormanlık alanda yapılacak rüzgar enerji santrali için verilen kesin izne karşılık olarak alınan arazi izin bedeli, ağaçlandırma bedeli ve teminatın iadesi istemiyle yapılan 24/05/2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile;
2.Bu işlemin dayanağı olarak gösterilen Orman Kanununun 17/3 ve 18 inci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği'nin 12. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu bireysel işlem yönünden; Orman Kanununun 17/3 ve 18 inci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinde, verilen kesin iznin iptalinden bahsedildiği, İdare Mahkemesinde açılan davanın ise imar planlarının iptali için açıldığı, dolayısıyla söz konusu davada orman idaresinin taraf olmasının mümkün olmadığı, ancak orman izninin Mahkeme kararı ile değil, idare işlemiyle iptal edildiği, bu nedenle bedellerin iade edilmemesinin işlemi sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale getirdiği, planların iptal edilmesinde şirketlerinin bir kusuru bulunmadığı, orman iznine konu tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği, izin sahasında ağaç kesiminde bulunulmadığı, buna rağmen bedellerin iade edilmemesinin işlemi kamu yararı ve konu unsuru yönünden hukuka aykırı kıldığı, planların iptal edilmesine ilişkin Mahkeme kararının 28/06/2018 tarihinde verilmesine rağmen dava konusu bedellerin bu tarihten sonra, 24/09/2018 tarihinde tahsil edildiği, tahsilden önceki kararın tekrar kesin iznin iptaline gerekçe gösterildiği, her ne kadar, İdare Mahkemesindeki dava Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine açılmış ise de, iptal kararına rağmen tahsil edilen bedellerin iade edilmemesinin Anayasanın 123. maddesindeki idarenin bütünlüğü ilkesine aykırı olduğu, kesin izin iptal raporunda teminatın iadesinin öngörülmesine rağmen dava konusu işlemde aksine karar verildiği, dava konusu Yönetmelik hükmü yönünden ise; Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrasında geçen “iznin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde kesin izinde alınan bedeller iade edilmez.” hükmünün, Yönetmeliğin dayanağı olan Orman Kanunu’nun 17/3 ve 18. maddelerinde yer almadığı, bu hükmün idareye Kanunun üzerinde, sınırsız ve denetimsiz bir hareket kabiliyeti sağladığı, izin sahibinin hiçbir kusuru olmasa bile idarenin izni iptal ettiği durumlarda bedellerin iade alınamadığı ve bu düzenlemenin Anayasanın 36. maddesinde yer alan hak arama hürriyetini ihlal ettiği, bedellerin iade edilmemesinin Anayasanın 123. maddesi uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğuna ilişkin hükmü bertaraf ettiği, Yönetmeliğin 12. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinin de idarenin bütünlüğü ilkesine aykırı olduğu, izin sahibinin kusurlu davranışı nedeniyle 3. kişi tarafından orman idaresine karşı açılan davalarda verilen iptal kararı üzerine bedeller iade edilirken, izin sahibinin kusursuz olduğu durumlarda bedellerin iade edilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMALARI : DAVALI … BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak; davanın süre aşımı nedeniyle veya ehliyet yönünden reddi gerektiği belirtilmektedir.
Esasa ilişkin olarak; kesin iznin dayanağı olan imar planlarının Mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle iznin iptaline karar verildiği, izin iptal edilmesine rağmen bedellerin iadesi için süresi içinde müracaat yapılmadığından iadenin mümkün olmadığı, Yönetmeliğin 12. maddesinde sahada çalışmada bulunulmaması halinde bedellerin iadesine imkan verdiğinin görüleceği, ancak bunun için belli süre içinde başvuru yapılması gerektiği, sahada meydana gelen tahribat ağaçlandırma yapılarak giderilemeyeceğinden, Yönetmelik maddesinin iptal edilmesinin uygun olmadığı savunulmaktadır. DAVALI … GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak; davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
Esasa ilişkin olarak; kesin iznin dayanağı olan imar planlarının Mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle iznin iptaline karar verildiği, davacı tarafından, kesin iznin iptali edilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle yapılan başvurunun reddedildiği ve bu işleme karşı dava açıldığı, bedellerin iadesi için süresi içinde müracaat yapılmadığından iadenin mümkün olmadığı, davacı tarafından Yönetmeliğin 12. maddesinin iptali istenilmekte ise de, Yönetmeliğin 12. maddesi bütünüyle yorumlandığında, sahada çalışmada bulunulmaması halinde bedellerin iadesine imkan verdiğinin görüleceği, ancak bunun için belli süre içinde başvuru yapılması gerektiği, sahada meydana gelen tahribat ağaçlandırma yapılarak giderilemeyeceğinden, Yönetmelik maddesinin iptal edilmesinin uygun olmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemlerin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Ormanlık alanda rüzgar enerji santrali kurulması için 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen izin nedeniyle davacı şirket tarafından ödenen; arazi izin bedeli, ağaçlandırma bedeli ve teminatın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 17/3 ve 18 inci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği'nin 12. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrasında, "Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden bedel alınmaz. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Bu alanlarda Devletçe yapılanların dışındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Söz konusu tesisler Orman Genel Müdürlüğü veya Çevre ve Orman Bakanlığı ihtiyacında kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. İzin amaç ve şartlarına uygun olarak faaliyet gösteren hak sahiplerinin izin süreleri; yer, bina ve tesislerin rayiç değeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz yıla kadar uzatılabilir. Bu durumda devir işlemleri uzatma süresi sonunda yapılır. Verilen izinler amaç dışında kullanılamaz."; yine aynı Kanun'un Ek 5. maddesinin dava konusu Yönetmelik tarihinde yürürlükte bulunan halinde ise, "Bu Kanunun 2, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 31, 32, 33, 35, 40, 57, 63, 84, 112, 113, 114, 115, 116'ncı maddelerinin uygulanmasıyla ilgili şekil, şart ve esaslar ile orman alanlarından her türlü yararlanma karşılığı alınacak bedel miktarlarının tespiti ve tahsiline ilişkin hususlar için Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikler, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulur." kuralına yer verilmiş bulunmaktadır. 6831 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 17/3 ve 18 inci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ağaçlandırma bedelinin, izin verilen alan üzerinden bir defaya mahsus alınan bedeli; (b) bendinde arazi izin bedelinin, verilen izinlerden orman idaresince alınacak kullanım bedelini; (ö) bendinde kesin izinin, bu Yönetmelik hükümlerine göre Bakanlıkça amacı doğrultusunda kullanılmak üzere verilen izni; (u) bendinde ise ön izinin, kesin izinde istenen belgelerin hazırlanması için verilen ve sahada çalışma hakkı vermeyen izni ifade ettiği belirtilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, ormanlık alanlarda rüzgar enerji santralleri türbin alanları izinlerinde; 1/1000 ölçekli mevzi imar planının veya ilgili idareden alınacak imar planı gerektiren yapı ve tesislerden olmadığına dair yazının da talep yazısına ekleneceği;
7.maddesinin 1. fıkrasında, evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenleneceği;
4.fıkrasında, ormanlık alandan verilen iznin, müracaat sahibine tebliğ edileceği, tebligat tarihinden itibaren en geç üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi alınacağı, tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin yatırılmaması, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmayacağı, herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın iznin iptal edileceği;
8.maddesinin 1. fıkrasında, verilen ön izinlerde ön izin bedeli, kesin izinlerde ise; ağaçlandırma bedeli, arazi izin bedeli, orköy bedeli ve erozyon bedeli alınacağı;
9.maddesinin 3. fıkrasında, bu bedellerden arazi izin bedelinin her yıl, diğer bedellerin ise izin başlangıcında bir defaya mahsus defaten alınacağı;
11.maddesinin 1. fıkrasında da, teminatın iznin başlangıcında bir defa alınacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin "Teminat ve bedellerin iadesi" başlıklı 12. maddesinde ise, "İznin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde kesin izinde alınan bedeller iade edilmez. Teminat ise, taahhüt senedinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi durumunda iade edilir. Aksi halde alınan teminat idarece irat kaydedilir. Teminat borca mahsup edilmez. İzin sahibinin kesin izinden vazgeçtiğini ve faaliyetini durdurduğunu orman idaresine yazılı olarak bildirdiği durumlarda orman idaresince sahanın geri teslim alındığı tarihte tahakkuk eden bedellerin tamamı tahsil edilir, müteakip yıllara ait bedel tahakkuk ettirilmez. Ancak;
a)İzin sahibinin kesin izin başlangıç tarihinden itibaren bir yıl içinde vazgeçmesi nedeniyle iznin iptal edilmesi ve yatırılan bedellerin ve teminatın iptal tarihinden itibaren en geç üç ay içinde iadesinin talep edilmesi halinde; izin verilen saha içinde hiçbir noktada çalışma yapılmamış olması ve izin öncesi doğal yapının bozulmamış olmasının heyetçe düzenlenecek raporla tespiti ve bölge müdürlüğünün onayı ile arazi izin bedeli dışındaki bedeller ve teminat faizsiz olarak iade edilir.
b)Verilen kesin iznin Bakanlığın ve/veya Genel müdürlüğün taraf olduğu davalarda yargı kararı nedeniyle iptal edilmesi ve iptalini müteakip altı ay içinde izin sahibinin talep etmesi halinde; izin verilen sahada çalışma yapılmadığının, izin öncesi doğal yapının bozulmadığının heyetçe düzenlenecek raporla tespiti halinde, alınan tüm bedeller ve teminat faizsiz olarak iade edilir. Kesin izin verilen sahanın bir kısmı üzerindeki iznin iptal edilmesi halinde alınan bedeller iade edilmez. Ancak arazi izin bedeli ve teminat yeni duruma göre güncellenir. Ön izin bedeli iade edilmez." hükmüne yer verilmiştir.
İdari Dava Daireleri Kurulunun konuya ilişkin 25/06/2020 günlü ve 2020/221 sayılı sayılı Yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararında belirtildiği üzere; Dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrasında, iznin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde kesin izinde alınan bedellerin iade edilmeyeceği, teminatın ise, taahhüt senedinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi durumunda iade edileceği, aksi halde alınan teminatın idarece irat kaydedileceği şeklinde genel kurala yer verilmiş, diğer fıkralarda da, kesin izinde alınan bedellerin ve teminatın iadesine ilişkin istisnai durumlar düzenlenmiştir. Söz konusu istisnai durumlar ise, izin sahibinin kesin izinden vazgeçtiğini bildirmesi ve verilen kesin iznin Bakanlığın ve/veya Genel müdürlüğün taraf olduğu davalarda yargı kararı nedeniyle iptal edilmesi halleri olarak sayılmıştır.
Dava konusu Yönetmelik maddesinde, izin sahibinin kesin izinden vazgeçtiğini bildirmesi halinde bile alınan bedellerin ve teminatın iadesine ilişkin düzenleme yapılmasına karşın, izin sahibinin kusur ve/veya ihmali bulunmamasına rağmen iznin iptal edildiği durumlar ile ilgili olarak herhangi bir düzenleme yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda, izin sahibinin kusur ve/veya ihmali bulunmamasına rağmen iznin iptal edildiği durumlar göz önünde bulundurulmaksızın yapılan dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığın, dava konusu bireysel işleme ilişkin kısmına gelince;
Dosyanın incelenmesinden; Muğla ili, Bodrum ilçesinde kurulacak olan Güllük Rüzgar Enerji Santrali(RES) için, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından davacı şirkete üretim lisansı verildiği, söz konusu tesisin kurulacağı yerin ormanlık alana isabet etmesi nedeniyle, davacı şirket tarafından davalı Bakanlığa başvurulduğu ve 6831 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 3. fıkrası uyarınca izin verilmesinin istenildiği, davacı şirketin başvurusu üzerine, kesin izin düzenlenebilmesi için gerekli olan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların hazırlanması amacıyla davacı şirkete iki yıl süreli ön izin verildiği, verilen ön izin süresi içinde hazırlanan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylandığı, planların onaylanması üzerine davalı Bakanlıkça kesin izin verildiği, daha sonra, İdare Mahkemesi kararıyla, kesin izne esas teşkil eden 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların iptaline karar verildiği, bu karardan sonra, kesin izin için ödenmesi gereken; arazi izin bedeli, ağaçlandırma bedeli ve teminatın, davacı şirket tarafından davalı idarenin hesabına yatırıldığı, 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca bildirilmesi üzerine de, davalı Bakanlıkça kesin iznin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, kesin izne esas teşkil eden ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların İdare Mahkemesi kararıyla iptal edilmesi nedeniyle davalı idarece kesin iznin iptal edildiği anlaşılmakta olup, söz konusu kesin iznin iptal edilmesinde davacı şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı görülmektedir. Diğer taraftan, davalı idare görevlilerince düzenlenen 17/12/2018 tarihli izin iptal raporunda, izin verilen sahada davacı şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığı ve ağaç kesilmediği belirtilmektedir.
Bu durumda, kesin iznin iptal edilmesinde davacı şirkete yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, izin verilen sahada çalışma yapılmadığı ve izin öncesi doğal yapının da bozulmadığı anlaşıldığından, düzenleyici işlemin hukuka aykırılık sebeplerine bağlı olarak dava konusu bireysel işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 17/3 ve 18 inci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği'nin 12. Maddesinin ve bu madde uyarınca tesis edilen, arazi izin bedeli, ağaçlandırma bedeli ve teminatın iadesi istemiyle davacı tarafından davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY :
Muğla İli, Bodrum ilçesinde kurulacak olan Güllük Rüzgar Enerji Santrali(RES) için, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından davacı şirkete 09/05/2012 tarihinde üretim lisansı verilmiştir. Söz konusu tesisin kurulacağı yerin ormanlık alana isabet etmesi nedeniyle, davacı şirket tarafından davalı Bakanlığa başvurulmuş ve 6831 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 3. fıkrası uyarınca izin verilmesi istenilmiştir.
Davacı şirketin başvurusu üzerine, kesin izin düzenlenebilmesi için gerekli olan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların hazırlanması amacıyla davacı şirkete 14/05/2015 tarihinde iki yıl süreli ön izin verilmiştir. Verilen ön izin süresi içinde hazırlanan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanmıştır. Planların onaylanması üzerine de, davalı Bakanlıkça 06/06/2018 tarihinde kesin izin verilmiştir. Daha sonra, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, kesin izne esas teşkil eden 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların iptaline karar verilmiştir.
Bu karardan sonra, kesin izin için ödenmesi gereken; arazi izin bedeli, ağaçlandırma bedeli ve teminat, davacı şirket tarafından 24/09/2018 tarihinde davalı idarenin hesabına yatırılmıştır. 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca bildirilmesi üzerine, davalı Bakanlıkça 25/12/2018 tarihinde kesin iznin iptaline karar verilmiştir.
Bu karar üzerine, davacı şirket tarafından davalı Orman Genel Müdürlüğüne başvurularak kesin izin nedeniyle yatırılan bedellerin ve teminatın iadesi istenilmiştir. Söz konusu başvuru, dava konusu … tarih ve … sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, söz konusu işlem ile dayanağı Yönetmelik maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esası incelendi. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın 169. maddesinde, "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz." hükmü yer almaktadır. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrasında, "Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden bedel alınmaz. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Bu alanlarda Devletçe yapılanların dışındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Söz konusu tesisler Orman Genel Müdürlüğü veya Çevre ve Orman Bakanlığı ihtiyacında kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. İzin amaç ve şartlarına uygun olarak faaliyet gösteren hak sahiplerinin izin süreleri; yer, bina ve tesislerin rayiç değeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz yıla kadar uzatılabilir. Bu durumda devir işlemleri uzatma süresi sonunda yapılır. Verilen izinler amaç dışında kullanılamaz." hükmü kurala bağlanmıştır. 6831 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesinin dava konusu Yönetmelik tarihinde yürürlükte bulunan halinde ise, "Bu Kanunun 2, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 31, 32, 33, 35, 40, 57, 63, 84, 112, 113, 114, 115, 116'ncı maddelerinin uygulanmasıyla ilgili şekil, şart ve esaslar ile orman alanlarından her türlü yararlanma karşılığı alınacak bedel miktarlarının tespiti ve tahsiline ilişkin hususlar için Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikler, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulur." hükmüne yer verilmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 17/3., 18. ve Ek 5. maddelerine dayanılarak çıkarılan ve 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 17/3 ve 18 inci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ağaçlandırma bedelinin, izin verilen alan üzerinden bir defaya mahsus alınan bedeli; (b) bendinde arazi izin bedelinin, verilen izinlerden orman idaresince alınacak kullanım bedelini; (ö) bendinde kesin izinin, bu Yönetmelik hükümlerine göre Bakanlıkça amacı doğrultusunda kullanılmak üzere verilen izni; (u) bendinde ise ön izinin, kesin izinde istenen belgelerin hazırlanması için verilen ve sahada çalışma hakkı vermeyen izni ifade ettiği belirtilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, ormanlık alanlarda rüzgar enerji santralleri türbin alanları izinlerinde; 1/1000 ölçekli mevzi imar planının veya ilgili idareden alınacak imar planı gerektiren yapı ve tesislerden olmadığına dair yazının da talep yazısına ekleneceği;
7.maddesinin 1. fıkrasında, evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenleneceği;
4.fıkrasında, ormanlık alandan verilen iznin, müracaat sahibine tebliğ edileceği, tebligat tarihinden itibaren en geç üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi alınacağı, tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin yatırılmaması, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmayacağı, herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın iznin iptal edileceği;
8.maddesinin 1. fıkrasında, verilen ön izinlerde ön izin bedeli, kesin izinlerde ise; ağaçlandırma bedeli, arazi izin bedeli, orköy bedeli ve erozyon bedeli alınacağı;
9.maddesinin 3. fıkrasında, bu bedellerden arazi izin bedelinin her yıl, diğer bedellerin ise izin başlangıcında bir defaya mahsus defaten alınacağı;
11.maddesinin 1. fıkrasında da, teminatın iznin başlangıcında bir defa alınacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin "Teminat ve bedellerin iadesi" başlıklı 12. maddesinde ise, "İznin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde kesin izinde alınan bedeller iade edilmez. Teminat ise, taahhüt senedinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi durumunda iade edilir. Aksi halde alınan teminat idarece irat kaydedilir. Teminat borca mahsup edilmez. İzin sahibinin kesin izinden vazgeçtiğini ve faaliyetini durdurduğunu orman idaresine yazılı olarak bildirdiği durumlarda orman idaresince sahanın geri teslim alındığı tarihte tahakkuk eden bedellerin tamamı tahsil edilir, müteakip yıllara ait bedel tahakkuk ettirilmez. Ancak;
a)İzin sahibinin kesin izin başlangıç tarihinden itibaren bir yıl içinde vazgeçmesi nedeniyle iznin iptal edilmesi ve yatırılan bedellerin ve teminatın iptal tarihinden itibaren en geç üç ay içinde iadesinin talep edilmesi halinde; izin verilen saha içinde hiçbir noktada çalışma yapılmamış olması ve izin öncesi doğal yapının bozulmamış olmasının heyetçe düzenlenecek raporla tespiti ve bölge müdürlüğünün onayı ile arazi izin bedeli dışındaki bedeller ve teminat faizsiz olarak iade edilir.
b)Verilen kesin iznin Bakanlığın ve/veya Genel müdürlüğün taraf olduğu davalarda yargı kararı nedeniyle iptal edilmesi ve iptalini müteakip altı ay içinde izin sahibinin talep etmesi halinde; izin verilen sahada çalışma yapılmadığının, izin öncesi doğal yapının bozulmadığının heyetçe düzenlenecek raporla tespiti halinde, alınan tüm bedeller ve teminat faizsiz olarak iade edilir. Kesin izin verilen sahanın bir kısmı üzerindeki iznin iptal edilmesi halinde alınan bedeller iade edilmez. Ancak arazi izin bedeli ve teminat yeni duruma göre güncellenir. Ön izin bedeli iade edilmez." hükmüne yer verilmiştir.
Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:
Dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrasında, iznin herhangi bir sebeple sona ermesi durumunda kesin izinde alınan bedellerin iade edilmeyeceği, teminatın ise, taahhüt senedinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi koşuluyla iade edileceği, aksi halde alınan teminatın idarece irat kaydedileceği yönündeki genel kurala yer verilmiştir. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, izin sahibi tarafından kesin izinden vazgeçildiğinin bildirilmesi ve Bakanlığın ve/veya Genel Müdürlüğün taraf olduğu uyuşmazlıklarda verilen yargı kararıyla söz konusu verilen kesin iznin iptal edilmesi hallerinde kesin izinde idarece alınan bedellerin ve teminatın iade edileceği öngörülerek, kesin izne ilişkin istisnai durumlar belirlenmiştir.
Yönetmelikte, izin sahibince kesin izinden vazgeçildiğinin bildirilmesi hali dahi göz önünde bulundurularak, bu durumun gerçekleşmesi halinde, alınan bedellerin ve teminatın iade edileceğine dair düzenleme yapılmasına karşın, izin sahibinin herhangi bir kusuru ve/veya ihmali bulunmamasına rağmen iznin iptal edilmesinin söz konusu olması durumunda yapılacak işlemler ile ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiş olduğu görüldüğünden, bu durum dikkate alınmaksızın yapılan dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamıştır. Daire kararının dava konusu bireysel işleme ilişkin kısmına gelince;
Dosyanın incelenmesinden; Muğla ili, Bodrum ilçesinde kurulacak olan Güllük Rüzgar Enerji Santrali(RES) için, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından davacı şirkete üretim lisansı verildiği, söz konusu tesisin kurulacağı yerin ormanlık alana denk gelmesi nedeniyle davacı şirket tarafından davalı Bakanlığa başvurularak 6831 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 3. fıkrası uyarınca izin verilmesinin istenildiği, bu başvuru üzerine, kesin izin düzenlenebilmesi için gerekli olan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların hazırlanması amacıyla davacı şirkete iki yıl süreli ön izin verildiği, ön izin süresi içinde hazırlanan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanması üzerine davalı Bakanlık tarafından davacı şirkete kesin izin verildiği, bu sırada kesin izne esas teşkil eden 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesince dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, anılan kararın verildiği tarihten sonra, kesin izin için ödenmesi gereken arazi izin bedeli, ağaçlandırma bedeli ve teminatın, davacı şirket tarafından davalı idarenin hesabına yatırıldığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının davalı idareye bildirilmesi üzerine kesin iznin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı şirkete verilen kesin izne esas teşkil eden ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların yargı kararıyla iptaline karar verilmesi gerekçesiyle iznin iptal edildiği anlaşılmakta olup, iznin iptal edilmesinde davacı şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur veya ihmalin söz konusu olmadığı görülmektedir. Diğer taraftan, davalı idare görevlilerince düzenlenen, iznin iptaline ilişkin 17/12/2018 tarihli raporda, izne konu sahada davacı şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığı ve ağaç kesilmediğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, kesin iznin iptal edilmesinde davacı şirkete yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, izin verilen sahada davacı şirket tarafından çalışma yapılmadığı, dolayısıyla iznin öncesinde mevcut bulunan doğal yapının da zarar görmediği anlaşıldığından, hukuka aykırılık gerekçesi yukarıda ortaya konulan düzenleyici işleme bağlı olarak tesis edilen dava konusu bireysel işlemde de bu nedenlerle hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin İPTALİNE,
2.Orman Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin İPTALİNE,
3.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.