7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/4983 E. , 2023/5699 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR DÜZELTME
Taraflar arasındaki beyanlar hanesindeki şerhin terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Adana ili, ... ilçesi, Şakirpaşa Mah., 11326 ada 2 parsel sayılı taşınmazda yer ... "zuhur edene 1.063 m²'lik fazlalık Hazine"ye aittir" şerhinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.09.2015 tarihli ve 2014/215 Esas, 2015/352 Karar sayılı kararı ile 2613 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde yer ... hükümetçe hudut üzerine yapılmış olan satışlarda hududun tecavüz suretiyle büyütülmediği anlaşılırsa miktara bakılmaksızın huduta itibar olunur, eğer satış miktarı üzerine yapılmış ise miktar muteberdir hükümetçe yalnız miktar üzerine ... ve kaydelerinde bu suretle gösterilmiş olan gayrimenkul malların miktarında zuhur edecek fazla kısım %10'u geçmiyorsa zilyeti namına parasız kaydolunur şeklinde düzenlemeye göre 953 ada 4 nolu parselde bulunan tapu kaydı sütunundaki zuhur eden 1063 m² fazlalık %10'u geçmemektedir, bu oranda zilyet adına parasız kayıt olması gerektiğinden davanın kabulü ile şerhin terkinine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
Bozma Kararı
1.Mahkemenin 11.09.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 20.12.2018 tarihli ve 2016/3922 Esas, 2018/9274 Karar sayılı kararıyla; tapudaki pay maliki ...’ın kim olduğu anlaşılamıyorsa adı geçene kayyım tayin edilmesi yönünde davacıya yetki ve süre verilmesi ve atanacak kayyım huzuruyla davanın görülmesi, aksi durumda ...’ın adresinin tapu sicil müdürlüğünden sorulması adreslerinin bulunmaması halinde tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin esas alınarak nüfus kayıt sisteminde kayıtlı adresleri olup olmadığı araştırılması burada da bir adres bulunmaması halinde yapılacak adres araştırması sonucu belirlenen adreslere, geçerli adres bulunmaması halinde ilan yoluyla tebligat yapılması suretiyle HMK'nın 27 nci maddesi uyarınca taraf teşkili sağlanarak yargılama yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/2446 E., 2020/3229 K. sayılı ilamı ile istemin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın geldisi olan Şakirpaşa Mahallesi, 953 ada 4 parsele ait kadastro tutanağı ve komisyon inceleme tutanağı incelendiğinde taşınmaza Mayıs 1935 tarih ve 75 numaralı tapu kaydı uygulanması neticesinde tapu senedindeki hudutların yerine uyduğu ve sınırlarına göre 14848 m² geldiği, ancak 1935 tarih ve 75 numaralı tapu kaydı miktarının 13785 m² olduğu, yapılan ölçüye nazaran 1063 m² fazlalık olduğu ve bu zuhur eden fazlalığın tapu kütüğü beyanlar hanesine 2613 Kanun'un 23 üncü maddesine göre işaret edilmesi şeklinde kadastro komisyon incelemesi karar verdiği ve 20.05.1949 tarih, 20.07.1949 tarihi arasında iki aylık ilana tabi tutulduğu, 2613 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde hükümetçe hudut üzerine yapılmış olan satışlarda hududun tecavüz suretiyle büyütülmediği anlaşılırsa miktara bakılmaksızın huduta itibar olunur, eğer satış miktar üzerine yapılmış ise miktar muteberdir, hükümetçe yalnız miktar üzerine ... ve kaydelerinde bu suretle gösterilmiş olan gayrimenkul malların miktarında zuhur edecek fazla kısım %10'u geçmiyorsa zilyeti namına parasız kaydolunur şeklinde düzenlendiğinden 953 ada, 4 No.lu parselde bulunan tapu kaydı sütunundaki zuhur eden 1063 m² fazlalık %10'u geçmediğinden bu oranda zilyet adına parasız kayıt olması gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulüne; Adana İli, ... İlçesi, Şakirpaşa Mahallesi, 11326 ada 2 parselde bulunan beyanlar hanesindeki "zuhur eden 1063 m2 fazlalık hazineye aittir ... hissesi" şeklindeki şerhin terkinine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2023/191 E., 2023/2801 K. sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 25.07.1949 tarihinde kesinleşmiş olması, davacının satış suretiyle 23.03.2010 tarihinde taşınmaza paydaş olduğu, taşınmazın davacı adına tapuda tescil edildiği tarihte terkini istenen davaya konu şerhin mevcut olduğu, bu durumda; Kadastro Kanunu 12/3 üncü maddesi hükmü değerlendirildiğinde kadastro tutanağının kesinleştiği tarihten itibaren hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; mevzuatın yazılmasına izin vermediği bir belirtmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilebilme olanağı olmadığını, Tüzüğün 60 ıncı maddesinin mevzuatın öngördüğü hususların beyanlar hanesinde gösterileceği şeklindeki düzenlemesi ve Medeni Kanun'un 1012 nci maddesinin son fıkrasında sözü edilen ... kanun hükümlerinin saklı tutulması hükümleri karşısında, çapa bağlanan taşınmazlarda çıkacak miktar fazlasının Hazineye ait olacağına ilişkin kısıtlamanın tapunun beyanlar hanesinde gösterileceğine ilişkin bir yasal düzenlemeye rastlanmadığını, kadastro yasalarında miktar fazlasının değişken sınırdan kaynaklanmaması halinde 10 yıl geçmekle zilyedi adına tescil olunacağının düzenlendiğini, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nda öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde ve aynı yasanın geçici 4/3 üncü maddesindeki 1 yıllık sürede Hazine tarafından dava açılmadığı için şerhin hukuki dayanağının kalmadığını belirterek bozma ilamının kaldırılarak kararının onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, beyanlar sütununda yer ... miktar fazlası kaydının terkini istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.“Beyanlar” başlıklı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1012 nci madde hükmü “Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. ... kanun hükümleri saklıdır” şeklindedir. Yasa'nın sözü edilen bu hükmü uyarınca genellikle tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda umulan hukuki ilişki ve fiili durum şeklinde tarif edilen her beyanın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterebilme olanağı yoktur. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyanda” bulunulabilmesi için ya Medeni Kanun'da bir hüküm olması, veya ... kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi, yahut Tapu Sicil Tüzüğü'nde bir düzenleme yapılmış olması gerekir.
2.Türk Medeni Kanunun 1012 nci maddesine göre bir taşınmazın eklentilerinin malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılması mümkündür. Önceki Medeni Kanun'daki teferruat deyiminin karşılığı olarak ... Medeni Kanun'da kullanılan eklentiden maksat; asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel adetlere göre işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanımda birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. (Medeni Kanun'un m.856) Türk Medeni Kanun'u uyarınca beyanlar sütununda gösterilebilecek diğer haklar ise, yasanın 748 ... maddesinde sözü edilen geçit haklarından sürekli olanlar, 755 ... maddedeki toprağın iyileştirilmesi işlemi yapılmak üzere taşınmaz maliklerinin alacakları kararlar, 710 uncu maddedeki yetkili makamlarca belirlenmiş taşınmazın heyelan bölgesinde kaldığına dair beyanlardır.
3.Tapu Sicil Tüzüğü'nün 60 ıncı maddesi hükmünce kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar yazılabilir. Az yukarıdaki bölümlerde gerek Türk Medeni Kanun'un ve gerekse ... kanunların beyanlar sütununa nelerin yazımına cevaz verdiğinden söz edilmiştir. Tapu Sicil Tüzüğü'nün 61 ... maddesi uyarınca teferruatın mülkiyet hakkı sahibinin yazılı talebi üzerine beyanlar sütununda belirtilmesi olanaklıdır. Tüzüğün 62 nci maddesi Türk Medeni Kanunu'nun taşınmaz mal sicilleri ile ilgili hükümlerine göre kurulmaları artık mümkün olmayan ayni hakların, 63 üncü madde medeni hakların kısıtlanmasına ilişkin mahkeme kararlarının, 64 üncü madde ise, işçi ve yüklenicinin işe başlama tarihi, inşaat ile ilgili sözleşmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilmesine olanak sağlamaktadır. Medeni Kanun'da sözü edilen ... yasa hükümleri ve Tapu Sicil Tüzüğü'nün 60 ıncı maddesindeki düzenlemeden anlaşılan mevzuat hükümleri incelendiğinde, beyanlar sütununda nelerin yer alacağı aşağıdaki şekilde saptanmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/c maddesi uyarınca, taşınmazın tahdit ve tespiti yapılırken malikin ölü olduğu anlaşılır ve mirasçıları belirlenemezse, malik adına tespit yapılır ve malikin ölü olduğu beyanlar sütununda belirtilir. Yine aynı yasanın 19/Il nci maddesine göre, taşınmaz mal üzerinde paydaşlardan birisine veya üçüncü kişiye ait muhtesat var ise bu hususta beyanlar sütununa yazılır. 41 ... madde uyarınca yapılan düzeltmelerde beyanlar sütununda gösterilecek bir diğer husustur. 21 Mart 1995 tarihli Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenileme Yönetmeliğin 11 ... maddesine göre yenilemeye tabi olacak taşınmazların beyanlar sütununa yenilemeye tabi olduğu yazılır. Yenileme işlemleri yapıldıktan sonra askı ilanı süresinde kadastro mahkemesine dava açıldığında da beyanlar sütununa yenileme sebebiyle dayalı olduğu belirtilir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 11 ... maddesi uyarınca umumi hizmetlere ayrılan, 18 ... maddesine göre imar düzenlemesine alınan, imar planına göre tescile tabi olan, imar sebebiyle sayfası kapatılan ve malik hanesi açık olan taşınmazların anılan nitelikleri beyanlar hanesinde gösterilir. Oluşan imar parselleri üzerine kadastro parselinde bulunana beyanlar da aktarılır. Yine imar sırasında uygulanan kat mülkiyeti ve imar parseli üzerindeki binaların sahipleri ve parsel üzerindeki geçici yapılarda beyanlarda yer alır. 3083 sayılı Kanun 13 üncü maddesindeki sulama alanlarında kalan taşınmazlar ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 24 üncü maddesi uyarınca toplulaştırmaya alınan taşınmazlar beyanlar hanesinde belirtilir. 2981 sayılı imar Affı Kanunu'na göre de, tapu tahsisi belgeleri, bu belgelerin iptaller ve kat irtifakı, kat mülkiyeti belirlemesi beyanlar sütununa yapılır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca, her bağımsız bölüme ait eklentiler, arsa paylan, yönetim planı veya yönetim planında sonradan yapılan değişiklikler ve Kat Mülkiyeti Kanunun 41 ... maddesi gereğince yapılan işlemler, devremülk esasına tabi taşınmazlarda devremülk hakkı, harap olan bağımsız bölüm beyanlar hanesinde işaret edilir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında kamulaştırma kararı ve bunların terkini (m.7) beyanlara yazılır. 2924 sayılı Orman Köylüsünün Desteklenmesine dair Kanun'un 7 nci maddesine göre orman sınırı dışına çıkartılıp mülkiyeti kişilere devir edilen arazilerdeki mülkiyet takyitleri ve bu ... bir araziyi zilyed olarak tasarruf edenlerin adları beyanlar hanesinde gösterilir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun değişik 7 nci maddesine göre korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenen taşınmazların bu niteliği beyanlarda yer alır. 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun l0. ve 12 nci maddesinde öngörülen kıyı şeridinde kalan parsel ve yapılar yapılan yapıların durumu beyanlar sütununa yazılır. 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanun'un 8 ... maddesine göre Finansal Kiralama sözleşmesine konu taşınmaz mala ilişkin sözleşmeler beyanlar sütununda gösterilir. 6326 sayılı Petrol Kanunu'nun 37 nci maddesine göre tasfiyehane ve boru hatlarına ilişkin belirlemeler, 3303 sayılı Kanun'a göre de taşkömürü sahalarında maliklere getirilen kısıtlamalar beyanlarda yer alır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15 ... maddesi uyarınca bir taşınmaza bağlı kooperatif ortaklığının cuz’i haleflere intikal edeceği hususu da beyanlar hanesine yazılır. Tapu Sicil Tüzüğü'nün 8, 26, 36, 77, 85 ve 104 maddeleri uyarınca yapılan işlemlerinde beyanlar hanesinde gösterilmesi olanağı vardır. Ticaret Sicili Tüzüğü'ne göre ticari işletme rehninin de beyanlara yazılma olanağı vardır. Açıklanan yasal düzenlemeler dışında yasal düzenlemelerdeki belirsizlikler nedeniyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgeleri ile açıklayıcı nitelikteki, bina yapılamaz beyanı, yıkım kararları, uygulanamayan mahkeme ilamları, orman içi binalar, da beyanlar sütununa işaretlenebilir.
4.Birbirinden farklı konularda beyanlar sütununa yapılan kayıtların bazıları, üçüncü kişilerin iyi niyetini bertarafa yararken, bazıları ilgilisi yararına karine yaratır, bazıları ise taşınmaza bağlı bir ayni hakkı yada şahsi hakkı açıklarken bazı beyanlarda kamu hukukundan kaynaklanan kısıtlamaları açıklar. Bir diğer anlatımla, beyanın niteliğine göre beyana bağlanan sonuç değişmektedir. Gerek metni yukarda yazılan Türk Medeni Kanun'un 1012. ve gerekse Tapu Sicil Tüzüğü'nün 60 ıncı maddelerinden görülmektedir ki, mevzuatın yazılmasına izin vermediği bir belirtmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilebilme olanağı yoktur.
5.Taşınmazın tapu sicilindeki kaydının beyanlar sütununa miktar fazlalığının Hazineye ait olduğuna ilişkin kaydın konulduğu tarihteki yasal düzenlemeler ve daha sonraki mevzuat incelendiğinde de miktar fazlasına ilişkin düzenlemeler aşağıdaki şekilde yer almıştır.
6.22.03.1934 tarihinde yürürlüğe giren 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahrir Kanunu'nun 23 üncü maddesi ise “Hükümetçe hudut üzerinden yapılmış olan satışlarda hududun tecavüz suretiyle büyütülmediği anlaşılırsa miktarına bakılmaksızın hududa itibar olunur. Eğer satış miktar üzerinden yapılmış ise miktar muteberdir. Hükümetçe, yalnız miktar üzerinden ... ve kayıtlarda bu suretle gösterilmiş olan gayrimenkul malların miktarında zuhur edecek fazla kısım yüzde onu geçmiyor ise zilyedi namına parasız kaydolunur. Yüzde onu geçiyorsa ihale veya tefviz tarihinden itibaren tasarruf müddeti on seneye varmamış ise fazlası için rayice göre değer pahası takdir edilerek zilyedi teklif ve kabul ederse kendisine borç kaydolunur. Ancak, mübadil, muhacir ve mültecilere ve 1341 senesi Muvazenei Umumiye Kanununun 23. maddesinin (A) fıkrası mucibince topraksız halka tevzi ve tefviz ve temlik edilmiş gayrimenkul mallarda zuhur eden fazlalık bu hükümlerden müstesna olup, bilmesaha taayyün edecek fazla miktar 1331 ve 1771 ve 1866 numaralı kanunlara göre muamele görmek üzere zilyedleri namına kaydolunur...” hükmünü içermektedir.
7.14.06.1934 tarihinde kabul edilen İskanen verilen tapulara ilişkin düzenlemelerin yer aldığı 2510 sayılı İskan Yasa'sında bu tapulardaki miktar fazlalarına ilişkin bir düzenleme yoktur. Ancak, 23/1 ... maddesinde “Bu kanun hükümlerine göre muhacirlere, mültecilere, göçebelere, naklolunanlara ve yerlilere dağıtılan yapı ve toprakların temlikine vali ve kaymakamlar salahiyetlidirler. Dağıtış defter veya kararlarının altı vali veya kaymakamlarca tasdik edilmesi, temliktir. Tasdikli defterlerdeki veya kararlardaki miktarlar muteberdir.” hükmünü içermekte, kayıtların miktarı ile geçerli olduğu belirtilmektedir. Yasa'nın getirdiği ... kısıtlama 30/1 ... maddede “Hükümetçe iskan edilenlere borçlu veya borçsuz olarak iskan yoluyla verilen gayrimenkuller on yıl süre ile hiç bir suretle satılamaz, bağışlanamaz, terhin edilemez, haciz olunamaz. Tapularına o yolda kayıt düşürülür.” hükmü yer almıştır.
8.766 sayılı Tapulama Kanunu'nun “Kayıt ve Belgelerin Kapsamının Tayini” başlıklı 42 nci maddesinin ilk fıkrası “Değişmez ve genişletilmeye elverişli olmayan sınırlı tapu kayıtları ile diğer belgelerin muhtevasını tayinde, kayıt ve belgelerde yazılı miktara itibar olunur. ... Kanun'ların kayıt ve belgelerde yazılı miktara itibar edilmesini göz önünde tuttuğu haller saklıdır. Ancak, Hazinece ... kanunları hükümlerine göre satılan, tefviz veya tahsisi edilen veya parasız dağıtılan arazide çıkan fazlalık, satış, tefviz, tahsisi veya dağıtım tarihinden başlayarak on yıl geçmemiş ise, miktar fazlası hakkında 5618 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükmünün kayıt sahibi lehine uygulanıp uygulanmayacağı en büyük mülkiye amirinden sorularak alınacak karşılık uyarınca işlem yapılır.” şeklindedir. 42/son madde ise “Bu maddede yazılı gayrimenkullerde husule gelen miktar fazlalıklarında da şartları uygun bulunduğu takdirde 33 üncü madde hükmü uygulanır.” hükmünü içermektedir.
9.5618 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesinde ise iskanen verilen taşınmazlarda miktar fazlalarının zilyetlerine verilme koşullarını düzenlemektedir.
10.3402 sayılı Yasa'nın “Kayıt ve belgelerin kapsamını tayin” başlıklı 20 nci maddesinin D bendinde de “Hazinece, ... kanunlar hükümlerine göre değişmez ve genişlemeye müsait olmayan sınırlarla miktar üzerinden satılan, tefviz veya tahsis veya parasız dağıtılan taşınmaz mallarda çıkan fazlalık, taşınmaz malla birlikte satış, tefviz, tahsis ve dağıtım tarihinden itibaren on yıl geçmiş ise, miktarına bakılmaksızın kayıt sahibi adına tespit edilir.” hükmü yer almaktadır. Anılan yasal düzenlemeler ve kadastro yasaları tasfiye niteliğinde olup bir defaya mahsus uygulanıp, tutanakların kesinleşmesinden sonra ise Medeni Kanunu'nun hükümleri uygulama alanına girer (... ...-... ..., 3402 sayılı Kadastro Kanunu Şerhi 1995 Ankara, s.1322)
3.Değerlendirme
1.Beyanlar hanesinde bulunabilecek kayıtlara ilişkin yukarıda belirtilen açıklamalara baktığımızda, gerek Tüzüğün 60 ıncı maddesinin mevzuatın öngördüğü hususların beyanlar hanesinde gösterileceği şeklindeki düzenlemesi, gerekse Medeni Kanun'un 1012 nci maddesinin son fıkrasında sözü edilen ... kanun hükümlerinin saklı tutulması hükümleri karşısında, çapa bağlanan taşınmazlarda çıkacak miktar fazlasının Hazineye ait olacağına ilişkin kısıtlamanın tapunun beyanlar hanesinde gösterileceğine ilişkin bir yasal düzenlemeye rastlanmamaktadır. İncelenen kadastro yasalarındaki düzenlemeler de, miktar fazlasının değişken sınırdan kaynaklanmaması halinde 10 yıl geçmekle zilyedi adına tescil olunacağına ilişkindir. 2613 sayılı Yasa'da dava için bir süre öngörülmemekle birlikte, 1964 tarihinde yürürlüğe giren 766 sayılı tapulama Kanunu'nda 10 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüş (m.31) 3402 sayılı Yasa'da da aynı düzenleme yer almıştır (12/3). 2613 sayılı yasadan ve 766 sayılı Yasa'dan kaynaklanan haklar için 3402 sayılı Yasa'nın geçici 4/3 üncü maddesine göre ek bir yıllık süre tanınmıştır. Miktar fazlası paylı mülkiyete konu edilmeden iskan ve daha sonra kadastro tapusu içinde hak sahibi kullanımına terk edilmesindeki amacın, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu yerlerin 10 yıl kullanılması halinde hak sahibinin mülkiyetine geçeceğinin kabul edilmesi olduğu açıktır.
2.Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazların imar parseli olup; evvelinin 953 ada 4 parsel sayılı taşınmaz olduğu, bu parsellerin kadastro tutanağının 25.07.1949 tarihinde kesinleştiği, 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu'nun 23 üncü maddesi uyarınca dava konusu taşınmazlardaki tapu kaydının beyanlar hanesine 1063 m2 fazlalığın Hazine'ye ait olduğuna dair şerh düşüldüğü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nda öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde ve aynı yasanın geçici 4/3 üncü maddesindeki 1 yıllık sürede Hazine tarafından dava açılmadığı, şerhin hukuki dayanağının kalmadığı açıktır. Bu durumda, yasal dayanağı kalmadığı için beyanlar hanesinde gösterilen bu kaydın terkini istemli davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
3.Anılan bu husus karar düzeltme incelemesi sırasında tespit edildiğinden bozma ilamının kaldırılarak davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne, yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 05.12.2022 tarihli ve 2022/3852 Esas, 2022/7439 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
Yukarıda belirtilen nedenle hükmün gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.