Esas No
E. 2024/151
Karar No
K. 2024/151
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku
T. C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/151 - 2025/1072 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/10/2023

NUMARASI : 2021/760 Esas - 2023/949 Karar

DAVACI: ....
VEKİLİ: ....
DAVALI: ....

:....

VEKİLİ: ....
DAVA TÜRÜ: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/10/2021
KARAR TARİHİ: 30/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ: 25/06/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Halkbankası Genel Müdürlüğü tarafından basılan çek koçanları davacıya teslim edilmek üzere Halkbankası Sincan OSB şubesine gönderildiği esnada, banka şubesine dahi teslim edilmeksizin kaybolduğunu, işbu davaya konu olan Halkbankası Sincan OSB şubesine ait ... seri numaralı, 03.07.2021 keşide tarihli, 117.280,00 TL bedelli çek de bu esnada kaybolan çeklerden olduğunu, bu itibarla davaya konu edilen çek yaprağı müvekkiline, banka tarafından teslim edilmediğini, dolayısıyla fiziken kendisine teslim edilmeyen bu çek üzerindeki imza da müvekkiline ait olmadığını, dilekçeleri ekinde sunulan imza sirkülerinden ve vekaletnamedeki imzadan da çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı açıkça anlaşıldığını, çekin arka yüzüne banka tarafından "keşideci imzası tutmadığından işlem yapılamamıştır" kaydı düşülmüş olduğunu, salt bu hususun başlı başına çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını açıkça gösterdiğini, nitekim bu husus, tatbike medar imzalarla ve yargılama sırasında müvekkiline yazdırılacak yazı ve attırılacak imza ile yapılacak mukayese ve incelemeler sonucunda açıklığa kavuşacağını, bu itibarla çek üzerindeki imzaya itiraz ettiklerini, bu nedenlerle; öncelikle Gebze İcra Müdürlüğünün 2021/16806 E. sayılı dosyasında İİK'nın 72-(3) maddesi gereği icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir verilmesini, Halkbankası Sincan OSB şubesine ait ... seri numaralı, 03.07.2021 keşide tarihli, 117.280,00 TL bedelli çekten ve bu çek dayanak yapılarak başlatılan Gebze İcra Müdürlüğünün 2021/16806 E. sayılı dosyasından davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, takip alacaklısının çeke dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekin, bankaları müşterisi Tekir Mobilya Gıda Emlak Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından, 03.05.2021 tarihli çek tevdi bordrosu ile, kullandığı kredinin teminatı olarak temlik cirosu yapılmak suretiyle müvekkili bankaya teslim edildiğini, meşru hamili bulundukları ... seri numaralı, 03.07.2021 keşide tarihli, keşidecisi Öz Çelik Yapı İnşaat İmalat Makine Nakliye İthalat ve İhracat olan, dava konusu yapılan çekin, muhatap bankaya 05/07/2021 tarihinde ibraz edildiğinde "iş bu çek üzerindeki imza ile keşideci imzası uyuşmadığı bankası tarafından bildirilmiş olup işlemsiz olarak iade edilmiştir." şerhi ile işlem gördüğünü; çekin arka yüzüne herhangi bir mahkeme kararı, çekin ödeme yasağı v.b. olduğuna dair bir karar şerhi düşülmediğini, bankaların imza uyuşmazlığı nedeniyle karşılıksız olduğunu, işlemi yapmaktan imtina etmiş olmaları, çekin sıhhati konusunda bir delil olmadığından, çek takibi başlatıldığını, zira Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2019/35817 Esas sayılı kararında “karşılıksızdır” işleminin yapılmaması halinde ceza verilip verilemeyeceği hususundan önce bankalar tarafından “karşılıksızdır” işlemi yapılmasının zorunluluğu üzerinde durulduğunu, takiplerine vakıf olan davacının, çekin bankasınca kargoda kaybedildiğine dair sözlü uyarısı ve verdiği bilgiler öğrenildiğinde, derhal davacı Öz Çelikyapı İnş. İmal. Nak. İth. Ltd. Şti. yönünden 10/08/2021 tarihinde iyi niyet göstergesi olarak haciz taleplerinden vazgeçilmiş ve devamında davacı borçlu aleyhine hiçbir şekilde takip işlemi yapılmadığını, hatta 09/11/2021 tarihinde davacı Gebze İcra Müd. 2021/16806 E. Sayılı dosyaya teminat mektubu sunduğunu, hacizlerin fekkini talep ettiğini, ekte sunulan icra müd. karar tensip tutanağında da görüleceği üzere haciz olmadığından kasıtla bu talebi reddedildiğini ve takip davacı özelinde durdurulduğunu, bu nedenlerle davanın reddine; takibin başlatılmasında kusuru bulunmayan davalı banka aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...

1.Davanın KABULÜNE,

Davacının muhatabı Halk Bankası A.Ş. Ankara Sincan OSB Şubesi, keşide tarihi 03/07/2021, keşide yeri Ankara, keşidecisi Öz Çelikyapı İnşaat İmalat Makine Nakliye İthalat ve İhracat Limited Şirketi olan, ... seri numaralı, 117.280,00.-TL bedelli çekten kaynaklı olarak Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/16806 Esas sayılı dosyasında davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine,

2.Davalının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, davacının kötüniyet tazminat isteminin reddine, ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin kargo kurye yoluyla taşınması yasak olduğundan işbu davanın açılmasına davacının kendisi sebebiyet verdiğini, hal böyle iken harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hiçbir hakkaniyet kuralına uymadığını, nitekim davada Grafoloji uzmanı bilirkişi raporunu verdikten sonra itiraz edilmediğini ve davayı uzatacak hiçbir usuli işlem yapılmadığını, davalı bankanın, çekin dava dışı Tekir Mobilya Şirketine verilen kredinin teminatı olarak bu çeki alması, çekte davacı hariç 4 ciranta olması ve bunların imzalarının tek tek sıhhatinin kontrol edilmesinin imkansız-hayatın olağan akışına aykırı olması, davalı bankanın müşterisi dahi olmayan davacının imzasının incelenmesinin mümkün olmaması ve son olarak dava dilekçesinde görüleceği üzere kargoda taşıması yasak olan çeklerin kargoda kaybolduğu ya da çalınması gibi haller birleşince, davalı banka hakkında verilen karar son derece haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; sayın mahkeme, gerekçeli kararında sayın bilirkişinin değerlendirmesine yer vermiş, davalı bilirkişi raporuna itiraz etmemiş işbu değerlendirme sonucunda hüküm kurduğunu beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2023 Tarih - 2021/760 Esas - 2023/949 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davalı tarafından, davacı aleyhine Gebze İcra Dairesi'nin 2021/16806 esas sayılı dosyası ile Halk Bankası A.Ş. Ankara Sincan OSB Şubesinden verilmesi, keşide tarihi 03/07/2021, keşidecisi Öz Çelikyapı İnşaat İmalat Makine Nakliye İthalat ve İhracat Limited Şirketi olan, ... seri numaralı, 117.280,00.-TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmasına üzerine, davacı tarafından eldeki davanın açıldığı ve açılan davada bono nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz İİK'nın 170. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 68-(a) maddesinin dördüncü fıkrasında ise; “İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2.

3.ve 4. fıkraları ve 310.

311.ve 312. maddeleri hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447-(2) maddesinde yer alan “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır” düzenlemesi nedeniyle uygulanması gereken aynı Kanunun 211. maddesinde ise imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup, buna göre hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu göz ardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir (Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı).

Öte yandan, her hangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafoloji ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Dairemizin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır (HGK.nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararı).

Özetlemek gerekir ise, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medari tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celp edilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Dosya arasına alınan 12/07/2023 tarihli grafoloji bilirkişisi raporunda özetle; tetkik konusu 117.280,00.-TL bedelli çekte bulunan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ...’ın eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.

12/07/2023 tarihli grafoloji bilirkişisi raporunda özetle; Tetkik konusu 117.280,00.-TL bedelli çekte bulunan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ...’ın eli ürünü olmadığı sonucuna vardığını rapor etmiştir.

Eldeki davanın çözümüne katkı sunacağı değerlendirilen ve mahkemece dosya arasına getirtilen Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/22458 sayılı soruşturma dosyası üzerinde yapılan incelemede; muhatabı Türkiye Halk Bankası A.Ş. Sincan OSB Şubesi, ...-... seri numaralarındaki 25 adet çekin bulunduğu koçanın, Genel Müdürlük tarafından şubeye kargo şirketi aracılığı ile ile banka şubesine gönderilmesi esnasında kaybolduğunu, hırsızlık suçu şüphesi ile, Türkiye Halk Bankası A.Ş. Sincan OSB Şubesi tarafından şuç duyusunda bulunulduğu, 2020/25499 soruşturma sayılı dosyaya kaydedilerek 21/10/2020 tarihinde 2020/169 karar sayılı birleştirme kararı ile 2020/21599 soruşturma sayılı dosya ile birleştirildiği, 17/11/2020 tarihinde 2020/21599 soruşturma sayılı dosyanın 2020/1293 karar sayılı birleştirme kararı ile 2020/22458 soruşturma sayılı dosyası ile birleştirildiği; bu dosyada soruşturma yapıldığı ve 14/07/2023 tarihinde, "müştekilerin henüz ibraz edilmemiş, kullanılmamış çekler yönünden tedbiren ödeme yasağı kararı verilmesi ibrazlarında el koyma kararı verilmesi taleplerinin hukuki ihtilaf kapsamında bulunduğu anlaşıldığından" talepler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara karşı müşteki vekilleri tarafından itiraz ediliği, Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2023/6035 D. İş sayılı kararı ile, itirazın kabulüne ve KYOK'un kaldırılmasına soruşturmanın devamına karar verildiği görülmüştür. Eldeki davanın, rıza dışında elden çıkan ve sahte imzalı çeke ilişkin borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit istemli dava olduğu anlaşılmıştır.

Eldeki davada; davacının dava dilekçesinde, kendisine ait çek koçanının banka genel müdürlüğü tarafından şubesine gönderilirken kaybolduğunu, fiziken kendisine teslim edilmeyen dava konusu çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, bu çekten kaynaklı kendisinin herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek çekten borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalının ise; muhatap bankanın imzaya ilişkin verdiği bilginin çekin sıhhatine halel getiren bir unsur olmadığı kabul edilerek davacı ve lehtar hakkında takip başlatıldığını, davacının uyarısı üzerine dava hakkındaki haciz talebinden vazgeçildiğini ve devamında borçlu aleyhine hiç bir takip işlemi yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacıya ait olan çek koçanının kaybolması nedeniyle, davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, davacının çekten kaynaklı borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.

Lehtarın ya da cirantanın, çekten kaynaklanan alacak nedeniyle ve çeke dayalı olarak keşideciye müracaat edebilmesi için çekteki imzanın keşideciye ait olması gereklidir. Çekteki keşideci imzası keşideciye ait değilse ve harici kişiler tarafından taklit edilmek suretiyle oluşturulmuşsa, keşidecinin imzanın sahteliği iddiası mutlak def’i niteliğinde olup iyiniyetli hamil dahil olmak üzere herkese karşı ileri sürülebilir. Yüksek Yargıtay HGK'nin 22.6.2021 tarih, 2017/19-923 esas, 2021/815 karar sayılı ilâmı, yine yüksek Yargıtay kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 12.12.2011 tarih, 2011/5253 esas, 2011/15625 karar sayılı ilâmı, aynı yüksek Dairenin 14.5.2014 tarih, 2014/6801 esas, 2014/9145 karar sayılı ilâmı, yine aynı yüksek Dairenin 6.3.2014 tarih, 2013/18711 esas, 2014/4467 karar sayılı ilâmı bu yöndedir.

Somut uyuşmazlıkta, dava konusu çekteki imzanın grafoloji alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan incelemesi sonucunda; tetkik konusu 117.280,00.-TL bedelli çekte bulunan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ...’ın eli ürünü olmadığı sonucunun tespit edildiği görülmüştür.

Davacı tarafça, davaya konu çekle beraber kaybolan diğer birçok çek hakkında gerek hukuk mahkemelerinde dava açıldığı, icra takiplerine itiraz edildiği, gerekse davacının ve muhatap bankanın şikayeti üzerine soruşturmalar başlatıldığı görülmüştür. Eldeki davada; davacının, hırsızlık iddiasında, imza inkarında bulunduğu, davacının çekte keşideci olduğu, dava dışı Eko İş Makinaları ve Tic. A.Ş.'nin lehtar ve ilk ciranta, EY Kenanzade Mobilya Taşımacılık İnşaat Tekstil Gıda Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2. ciranta olduğu, Tekir Mobilya Gıda Emlak Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 3. ciranta, Emlak Katılım Bankası A.Ş. Kayseri Şubesi'nin 4. ciranta ve son hamil olduğu, Emlak Katılım Bankası A.Ş. Kayseri Şubesi tarafından "İşbu çek üzerindeki imza ile keşideci imzası uyuşmadığı bankası tarafından bildirilmiş olup işlemsiz olarak iade edilmiştir. HalkBank bankasına vekaleten Emlak Katılım Bankası-Kayseri Şubesi. 05/07/2021" şeklinde kaşe ve imzalı olarak şerh düşüldüğü; dava konusu çekin de için de bulunduğu çekler hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/25499 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığı, 21/10/2020 tarihinde 2020/169 karar sayılı birleştirme kararı ile 2020/21599 soruşturma sayılı dosya ile birleştirildiği, 17/11/2020 tarihinde 2020/21599 soruşturma sayılı dosyanın 2020/1293 karar sayılı birleştirme kararı ile 2020/22458 soruşturma sayılı dosyası ile birleştirildiği; bu dosyada soruşturma yapıldığı ve 14/07/2023 tarihinde, "müştekilerin henüz ibraz edilmemiş, kullanılmamış çekler yönünden tedbiren ödeme yasağı kararı verilmesi ibrazlarında el koyma kararı verilmesi taleplerinin hukuki ihtilaf kapsamında bulunduğu anlaşıldığından" talepler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara karşı müşteki vekilleri tarafından itiraz edildiği, Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2023/6035 D. İş sayılı kararı ile, itirazın kabulüne ve KYOK'un kaldırılmasına soruşturmanın devamına karar verildiği; sonuç olarak dava konusu çekin de içinde bulunduğu çeklerin çalındığı, hırsızlık olayının sabit olduğu, soruşturma ve ceza dosyasının akıbetinin bu dosya için beklenmesinin bu haliyle gerekli olmadığı, mahkemece imza incelemesine ilişkin grafoloji bilirkişisinden 12/07/2023 tarihli tarihli rapor alındığı, raporun denetime ve hükme elverişli olduğu dikkate alınarak çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ...’ın eli ürünü olmadığı, alınan rapor sonucunda davacının imza sahibi olmaması nedeniyle çekten dolayı sorumluluğunun bulunmadığı ve davalıya borçlu olmadığı, işbu davanın açılmasından davacının hukuki yararının bulunduğu değerlendirilerek mahkemece davanın kabulüne şeklinde karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 8.011,39 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.002,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 6008,54 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

3.İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

4.İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

5.İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,

6.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7.Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

8.Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2025 ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog