4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2011/5708 E. , 2011/5971 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 09/12/2010 gün ve 2010/224-2010/12649 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davacı tarafından satın alınan ve adına tescil edilen taşınmaz hakkında yapılan yeni kadastro çalışmaları sırasında, taşınmazın 2/B şerhi taşıdığı gerekçesi ile Hazine adına tescil edilmesi üzerine davacı tarafından açılan ve Hazine adına oluşturulan tapu kaydının iptali davasının reddi nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem, davaya konu işlemin kadastro işleminden kaynaklanmış olması nedeniyle MK'nun 1007. maddesinde yer alan şartların gerçekleşmediği gerekçesi ile dava reddedilmiş; davacı tarafından temyiz edilen karar Dairemizce davacının hiçbir kusuru olmadığı halde tapusunun iptali nedeniyle taşınmazın değeri kadar davacının zarara uğradığı, tapu kaydını yöntemine uygun tutmayan Hazinenin bu zarardan sorumlu tutulması gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuş, davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenmiştir.
Yerel mahkemece, davacının taşınmazı satın almasından sonra gerçekleşen kadastro işlemi ile taşınmazın hazine adına tescil edilmesi işleminin neden olduğu zarar gerekçe gösterilerek MK'nun 1007. maddesine dayalı olarak tazminat istenemeyeceğine ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de, dosya içerisindeki belge ve bilgilerden davaya konu taşınmaz üzerine 2/B şerhinin 27.06.1995 tarihinde konduğu, davacının ise bu taşınmazı 27.12.1996 tarihinde satın aldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacı, taşınmazı satın aldığı tarihte, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacak nitelikte olduğunu bilebilecek durumdadır. Buna karşın taşınmazı satın alan davacının artık bu nedenle hazineden tazminat isteme hakkının bulunduğunu kabul etmek mümkün olmadığından açılan davanın da bu nedenle reddi gerektiğinden yerel mahkemece verilen ret kararı gerekçesi itibarı ile olmasa da sonucu itibarı ile doğru olduğu anlaşılmakla, davalının bu yöne ilişkin karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin bozma kararı kaldırılarak yerel mahkemenin kararı yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmalıdır.