Aramaya Dön

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/32
Karar No
K. 2024/97
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/32 Esas
KARAR NO: 2024/97
DAVA: İtirazın İptali (Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/01/2023
KARAR TARİHİ: 06/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 04.09.2018 tarihli Yurtdışı Aracılık Sözleşmesi uyarınca taraflar ... isimli proje içerisinde yer alan taşınmazların satışından dolayı oluşacak hizmetin karşılığında davacı tarafından acenteye aracılık bedeli ödenmesi konusunda anlaştıklarını, söz konusu projede yer alan 305 numaralı dairenin satışı nedeniyle davacı şirket tarafından acenteye ödeme gerçekleştirildiğini, davacı şirket davalıya 30.01.2020 tarihli ... fatura numaralı faturasına göre 147.470,74 TL ödeme gerçekleştirdiğini, bu ödeme dava dışı ... ile yapılan ... numaralı dairenin satışına istinaden davalı şirkete yapılan komisyon bedeline ait ödeme olduğunu, lakin dava dışı ... ile yapılan ... numaralı dairenin satışının daha sonra alıcı tarafından iptal edilmesi üzerine davalı yana ödenen komisyon bedellerinin davacıya iade edilmesi gerektiğini, davalı tarafa 29.09.2022 tarihli ihtarı keşide edildiğini, davalı cevap vermediğini, bu borca karşı davacı tarafından ...

22.İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafça icra dosyasına itiraz edilerek takibin durdurulduğunu iddia ederek; ...

22.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu talep zamanaşımına uğradığını, dava dışı 3. Kişi ile yapılan satış sözleşmesi dosyaya sunulmadığını, her ne kadar satışın 3. Kişi tarafından iptal edildiği iddia edilmiş ise de iptal tarihi ve sebebi, dava dışı kişi bakımından haklı nedenle fesih olup olmadığının ve davacının kusuru ile iptale sebebiyet verip vermediğinin denetlenebilmesi için iptale ilişkin belgeler, varsa tahsil edilen bedellerden iade yapılıp yapılmadığı açıklanmadığını, mezkur aracılık sözleşmesi davalı şirket yetkilisi tarafından imza edilmediğini, imza incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davalının iptal sebebi ile iadeden sorumlu tutulamayacağını, davalı şirket kayıtlarında bulunan mezkur fatura açıklamasında danışmanlık ve hizmet bedelinin 350 nolu daire için tahsil edildiği görüldüğünü, davalının tahsil ettiği fatura bedeli bir başka gayrimenkulün satışı sebebiyle hak edilen komisyon bedeli olduğunu savunarak; davanın esastan reddine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

...

22.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasında akdedilen 04.09.2018 tarihli Yurtdışı Aracılık Sözleşmesi, ...

20.Noterliğinin ... tarih ve ... sayılı ihtarnamesi, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 382 Ada,33 Parsel adresinde bulunan 305 numaralı bağımsız bölümün tapu kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 04/09/2018 tarihli yurtdışı aracılık sözleşmesi uyarınca "..." isimli proje içerisinde yer alan ... numaralı dairenin satışı nedeniyle aracılık bedelinin davalıya ödendiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5.1 maddesine göre acentenin ücrete hak kazanabilmesinin taşınmazın satışına bağlandığını, sözleşmenin 5.3 maddesine göre herhangi bir nedenle satışın iptal edilmesi halinde davacının talebi ile 30 gün içerisinde ödenen ücretin iade edileceğinin kararlaştırıldığını, dairenin satışının davalının aracı olduğu kişi ile yapılmaması sonucunda davalı tarafından ücretin iade edilmesi gerektiğini, davalı tarafa gönderilen ihtarnameye rağmen ücretin iade edilmediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine borçlu davalının haksız itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının daire satışının 3. Kişi tarafından iptal edildiğine ilişkin olarak belgeleri dosyaya sunamadığını, davacı tarafça sunulan komisyon/simsarlık sözleşmesinin müvekkili tarafından imzalanmadığını, müvekkili tarafından simsarlık hizmetinin ifa edildiğini, uyuşmazlığa simsarlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 4 yılı aşkın süreden sonra dava dışı 3. Kişi tarafından satışın iptal edildiği iddiası ile ödenen bedelin iadesinin talep edilemeyeceğini, davacı ile 3. Kişi arasında yaşanan uyuşmazlıklardan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını bu nedenle davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 22/12/2022 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.

Davalı vekili zamanaşımı definde bulunmuşsa da dava konusu alacağın simsarlık sözleşmesinden kaynaklandığı ve 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan davalı vekilinin zamanaşımı definin reddine karar verilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.

Davacı tarafından davalı tarafa keşide edilen ... 20. Noterliğinin ...tarihli ... numaralı ihtarname ile 305 numaralı dairenin satışının iptal edilmesi üzerine toplam 147.470,74 TL komisyon bedelinin en geç 30 gün içerisinde ödenmesi hususunun ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 30/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 31/10/2022 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. ... 22. İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde;

davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 147.470,74 TL asıl alacak ve 2.648,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.118,85 TL borcun ödenmesi amacıyla 07/11/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 18/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 18/11/2022 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını Mahkememizce belirlenen inceleme gününde sunması için ihtaratlı tebligat yapıldığı ancak davalının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi tarafından 02/01/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacının 2020 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre; davalı ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı yan tarafından davacı adına düzenlenen 30.01.2020 tarihli ... numaralı 147.470,74 TL bedelli faturanın davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu fatura bedelinin aynı gün 30.01.2020 tarihinde davacı tarafından ödendiği, davacı yanın takip tarihi (08.11.2022) itibariyle davalı yan ile borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, davalı yan tarafından davacı adına tanzim edilen faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, söz konusu faturanın davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu ve aynı gün fatura bedelinin davacı tarafından ödendiği, ödeme konusunda taraflar arasında çekişme bulunmadığı, faturanın akdedilen sözleşme kapsamında komisyon bedeli olarak düzenlendiği, satışa konu dairenin ... numaralı daire olmasına rağmen fatura açıklamasında 350 nolu daire olarak yazıldığı, davacı ticari defterlerinde davalı tarafından düzenlenmiş başkaca bir fatura görülmediği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tek faturadan oluştuğu, davalı yan her ne kadar cevap dilekçesinde “davalı şirket kayıtlarında bulunan mezkur fatura açıklamasında danışmanlık ve hizmet bedelinin ... nolu daire için tahsil edildiği görüldüğünü, davalının tahsil ettiği fatura bedeli bir başka gayrimenkulün satışı sebebiyle hak edilen komisyon bedeli olduğunu…” ifade etmişse de herhangi bir ticari defter ve belge ibraz edilmediği, yine davalı tarafça dava konusu daire dışında başka bir satıştan tahsil edilen komisyon bedeline ilişkin düzenlenen herhangi bir faturanın da ibraz edilmediği gözetildiğinde dava konusu faturanın açıklamasının sehven yanlış yazılmış olabileceği kanaati ile davalı yanın bu yöndeki iddialarının ispata muhtaç olduğu kanaati hasıl olduğu, neticeten davalı yan tarafından davacı adına düzenlenen 30.01.2020 tarihli ... numaralı 147.470,74 TL bedelli faturanın davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu fatura bedelinin aynı gün 30.01.2020 tarihinde ödendiği, ödemeye ilişkin dekontun dosyada mübrez olduğu, davacı tarafından dava dışı ... ile akdetmiş olduğu 04.11.2019 tarihli Satış Sözleşmesini dosyaya sunduğu, bu sözleşmede dava dışı üçüncü kişinin imzasının görülmediği, dava konusu dairenin ... numaralı daire olup davalı tarafından düzenlenen komisyon bedeli faturasında açıklama kısmında “... nolu daire” yazdığı, raporun fatura incelemesi bölümünde açıklanan sebeplerle bu hususun yazım hatası olduğu değerlendirildiği, celp edilen tapu kayıtlarına göre davacının bedelini ödediği komisyon bedeline konu dairenin hiçbir zaman dava dışı ... adlı kişiye satışı yapılmadığı, söz konusu dairenin 25.05.2022 tarihinde dava dışı ... adlı kişiye satışı yapılmış olduğu görüldüğü, Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, davacı yan tarafından davalı yana ödenen komisyon bedelinin iadesi yönünden davacının takip tarihi (08.11.2022) itibariyle davalı yandan 147.470,74 TL asıl ve 487,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 147.958,61 TL alacaklı olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.

Davalı vekili tarafından davacı tarafa verilen bilirkişi ücretinin kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeniyle bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması yönünde itirazda bulunmuşsa da bilirkişi ücretine ilişkin duruşma ara kararı tarihinin 21/11/2023 tarihi olduğu, davacı vekili tarafından bilirkişi ücretinin UYAP üzerinden 24/11/2023 tarihinde yatırıldığı, bu nedenle süresi içerisinde yatırıldığından bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından davacının ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmesine yönelik talebinin 2 haftalık kesin süreden sonra olduğu ve bu nedenle raporun hükme esas alınmaması yönünde itirazda bulunmuşsa da Mahkememizin 21/11/2023 tarihli ara kararı ile yerinde inceleme talebi için verilen sürenin kesin nitelikte olmadığı ve davacı tarafın ticari defter inceleme gününde yerinde inceleme talebinde bulunduğu ve yargılamayı uzatmadığından itirazının reddine karar verilmiş ve bilirkişi raporu raporu hükme esas alınmıştır.

TBK'nın 520. maddesi uyarınca; simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı bir sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Simsarlık sözleşmesi simsar ile sözleşme yapan arasında kurulur. Simsarlık sözleşmesi yapılabilmesi için malikin rıza ve simsara yetki vermesine gerek yoktur. Simsarlık ücretini talep hakkı, hemen simsarlık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz.

TBK'nın 521. maddesi gereğince; simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Şu halde simsarın, simsarlık ücretini isteyebilmesi için simsarlık sözleşmesinde sözü edilen taşınmaz satışının simsarın aracılığıyla ve çalışması ile gerçekleşmiş olması gerekir.

Davacı taraf taraflar arasında düzenlenen 04/09/2018 tarihli yurtdışı aracılık sözleşmesi uyarınca "..." isimli proje içerisinde yer alan ... numaralı dairenin satışı nedeniyle aracılık bedelinin davalıya ödendiğini, ancak ... numaralı dairenin satışının davalının aracı olduğu kişi ile yapılmaması sonucunda davalı tarafından ücretin iade edilmesi istemiyle icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde icra takibine itiraz edildiği, davacı tarafça davalının kaşe ve imzasının imzasının yer aldığı fotokopi niteliğindeki sözleşme metni sunulmuş olup, davalı tarafından sözleşmedeki imzanın inkar edildiği, dosyada bulunan fotokopi sözleşme metni imza incelemesine elverişli bir belge niteliğinde olmadığından davacı vekiline sözleşme aslını sunması için ihtaratlı kesin süre verildiği, ancak kesin süre içerisinde sözleşme aslının sunulmaması nedeniyle sözleşme hükümlerinin somut olayda uygulanmayacağı Mahkememizce kabul edilmiştir.

Davalı taraf cevap dilekçesi ile simsarlık hizmetini ifa ettiğini ve dava dışı üçüncü kişi tarafından iptal edilmesi nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, ücretin iadesi koşullarını ileri sürdüğü anlaşılmakla davalı tarafça hizmet ilişkisi kabul edilmiştir. Davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen 30/01/2020 tarihli "gayrimenkul ve danışmanlık hizmet bedeli-... no lu daire" açıklamasıyla 147.470,74 TL bedelli fatura düzenlenmiş olup faturaya istinaden davacı tarafça 147.470,74 TL ödeme yapılmıştır. Davalı tarafça söz konusu faturanın taraflar arasındaki başka bir aracılık faaliyeti için düzenlendiği hususu ispat edilememiştir. Davacı ticari defter ve kayıtlarının incelemesinde davalı tarafından düzenlenmiş başkaca bir fatura görülmediği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tek faturadan oluştuğu anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunun 521. Maddesi gereğince simsarlık ücretini talep hakkı, hemen simsarlık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz. Türk Borçlar Kanunun 521. Maddesi gereğince simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarın, simsarlık ücretini isteyebilmesi için simsarlık sözleşmesinde sözü edilen taşınmaz satışının simsarın aracılığıyla ve çalışması ile gerçekleşmiş olması gerekir ve madde düzenlemesiyle bu konuda ispat yükü davalı taraf üzerinde olmakla söz konusu dairenin satışının davalı simsar aracılığıyla ve çalışması ile gerçekleştirdiğini ispat edemediğinden davacının ücret iadesi konusunda talebi haklı olduğundan davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın başlattığı ...

22.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 147.470,74 TL asıl alacak ve 445,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 147.916,18 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve belirli olduğundan asıl alacağın %20'si (29.494,15 TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Faiz yönünden; 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda, istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekte olup, davacı vekili tarafından icra takip talebinde TTK 1530. Maddesine dayalı olarak temerrüt faizi talebinde bulunulduğu ancak somut olayda mal tedarik sözleşmeleri bulunmadığından hizmet ilişkisine dayalı talep söz konusu olduğundan TTK 1530. Maddesine dayalı olarak talepte bulunulamayacağı, talep edilen temerrüt faizi oranından daha az miktarda olan avans faizi uygulanacağı Mahkememizce kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunda TTK 1530. Maddesine dayalı olarak işlemiş faiz hesabı yapılmış olup Mahkememizce işlemiş faiz hesaplamasına ve temerrüt tarihine itibar edilmemiş olup usul ekonomisi ilkesi gereğince avans faizi oranında işlemiş faiz yönünden hesaplama Mahkememizce yapılmış olup yeniden bilirkişiden ek rapor alınmamıştır. Davacı tarafından davalı tarafa keşide edilen ...

20.Noterliğinin ... tarihli ... numaralı ihtarname ile ... numaralı dairenin satışının iptal edilmesi üzerine toplam 147.470,74 TL komisyon bedelinin en geç 30 gün içerisinde ödenmesi hususunun ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 30/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 31/10/2022 tarihinde temerrüde düştüğü, bu nedenle 31/12/2021-31/12/2022 tarihleri arası avans faizi oranı %15,75 olmakla birlikte; 31/10/2022 tarihinden icra takip tarihi olan 07/11/2022 tarihine kadar geçen 7 gün için işlemiş faiz miktarı (147.470,74 TLx7x15,75/36500) 445,44 TL olduğu anlaşılmıştır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;

a)Davacı tarafın başlattığı ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 147.470,74 TL asıl alacak ve 445,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 147.916,18 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

b)Asıl alacağın %20'si (29.494,15 TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 10.104,15-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 1.813,07-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 8.291,08-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3.)Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 23.666,59-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

4.)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 2.202,67-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

5.)Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvuru harcı ve 1.813,07-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.992,97-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6.)Davacı tarafından yatırılan 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 333,50-TL posta giderinden ibaret toplam 3.333,50-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre ‭3.284,50‬-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

7.)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin kabul red oranına göre ‭3.074,14‬-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 45,86-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

8.)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 06/02/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.